10 Ekim Katliamı’nda hayatını kaybeden Bozacı’nın oğlu gözaltında

10 Ekim Katliamı’nda hayatını kaybeden Bozacı’nın oğlu gözaltında

10 Ekim Katliamı’nda hayatını kaydenlerden biri olan Osman Turan Bozacı da mezarı başında anıldı. Bozacı’nın oğlu Çağlayan Bozacı, Rize’nin Pazar ilçesinde babasının mezarı başındaki konuşmasında ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği’ iddiasıyla gözaltına alındı.

Ankara Garı’nda 10 Ekim 2015’te meydana gelen bombalı saldırıda vefat edenlerden Osman Turan Bozacı, mezarı başında anıldı. Osman Turan Bozacı’nın oğlu Çağlayan Bozacı, babasının mezarı başında yaptığı konuşmada, “Bu bir IŞİD saldırısı olarak görünse de aslında bu saldırının faili faşist diktatörlüktür. Bunun başındaki Recep Tayyip Erdoğan’dır” sözleri gerekçe gösterilerek ilçe jandarması tarafından “Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği” iddiasıyla gözaltına alındı.

ANKA’nın haberine göre Çağlayan Bozacı, babası Osman Turan Bozacı’nın Rize’nin Pazar ilçesindeki mezarı başında düzenlenen anma töreninde şunları söyledi:

‘BU SALDIRININ FAİLİ FAŞİST DİKTATÖRLÜKTÜR’

Bu zamanlarda söylenecek fazla bir şey yok. 6 yıl geçti. En gençlerimizi, en bilgelerimizi, en iyilerimizi bizden kopardıklarının üstünden altı kere güneşin etrafında döndü dünya. Nazım’ın dediği gibi, ona sorsan ama ‘sen de canım’, bize sorsan 6 koca yıl geçti. Ne acı azalıyor ne öfke azalıyor. Hani süreçle alakalı çok söyleyecek bir şeyim yok zaten. Gündüz erken saatlerde söylendi. Hepimiz zaten niye burada olduğumuzu biliyoruz. Düşmanı da tanıyoruz. Bu, görünürde bir IŞİD saldırısı olarak görünse de aslında bu saldırının faili faşist diktatörlüktür. Bunun başındaki Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ama yarın başka Recep Tayyip Erdoğan’lar da olacaktır. Çünkü biz, yarına inanan, insanlığa inanan, umuda inanan insanlar olarak, sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerindeki gibi bütün katliamları sırtımızda taşıyoruz. Dün Kızıldere’nin, Sivas’ın, Nurhak’ın hesabı sorulmadığı için, soramadığımız için bugün 10 Ekim’leri yaşıyoruz. Sadece Türkiye değil Ruanda’nın, Şili’nin hesabını da soramadığımız için bu insanlık ailesi olarak bütün katliamların yükünü sırtımızda taşıyoruz.

‘SÖYLEYECEK ÇOK FAZLA BİR ŞEY YOK BU NOKTADA’

Dolayısıyla bu noktada bize düşen bir görev var. Faşizm bize topuyla, tüfeğiyle, tankıyla, her şeyi ile saldırıyor. Adliyede hukukçusuyla saldırıyor, hâkimiyle saldırıyor. Yani bir tane mahkemeye gelmiş olsanız, ne demek istediğimi çok iyi anlardınız. Şey için söylemiyorum, onu görmeniz gerekiyor. Yüzlerindeki o pişkin ifadeyi görmeniz gerekiyor. Daha bugün bile Ankara’da anma yapan insanların üzerine biber gazı ile saldırdılar. Hani insanlarımız yaralı iken biber gazıyla saldırmışlardı. Bugün anarken yine saldırmışlardır. Tepemizde polisler kameralarıyla bizleri çekiyorlar, sokakta kimlik kontrolü yapılıyor. Sanki biz bu toprakların çocuğu değilmişiz gibi hâlâ bizim üstümüze geliyorlar. Bu noktada bize düşecek olan görev şudur. Onlar ne kadar pervasızsa, bizim de o kadar pervasız olmamız gerekiyor. Biz, korkunun duvarını aştığımız da zaten çok oldu.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar