ABD denilen o kokuşmuş fosforlu ihtişam…

ABD denilen o kokuşmuş fosforlu ihtişam…

Devasa makineler, yol ağları, açık maden işletmeleri, taşıyıcı bantlar, boru hatları, yükleme kuleleri, demiryolları ve elektrikli trenler, termik santraller; yüksek gerilim kuleleri, arazinin perişan edilmesi, değerli su kaynaklarının tüketilmesi… bütün bunlar ne içindi? Phoenix’teki henüz inşa edilmemiş banliyöleri aydınlatmak, San Diego ve Los Angeles’taki klimaları çalıştırmak, sabahın ikisinde alışveriş merkezlerinin park yerlerini aydınlatmak, Las Vegas, Albuquerque, Tuscon, Salt Lake City ve güney California’nın birleşik metropollerinin anlamı olan neon lambalarını çalıştırmak için!..

“…Eğer yapıcı vandallık yıkıcı olmaya başlarsa, arkası nasıl gelecek? Belki iyilikten ziyade kötülük yapıyoruz. Bazılarına göre sisteme saldırırsan, yalnızca onu daha da güçlendirirsin.”

“Tabii canım – ve eğer sisteme saldırmazsan, dağlarını açık maden işletmeleriyle doldurur, bütün nehirlerine baraj yapar, çöle asfalt döşer ve seni her şeye rağmen hapse atar.”

Çok uzun kalmayacaktı. “Şu trafiğe bak,” dedi. “Bak şunlara, lastik tekerleklerin üzerinde, soludukları havayı kirleten Amerikan kıçlarını rahatça bir yerden bir yere götürmek için yerkürenin ırzına geçiyorlar. Dünya nüfusunun yüzde altısı, dünya petrolünün yüzde kırkını yalayıp yutuyor”. Domuzlar! diye bağırdı, koca yumruğunu gelip geçen sürücülere sallayarak.

Arabayı bir grup bodur çamın gölgesine park edip gizledikten sonra çete, dürbünlerle donanmış olarak en yakın tepenin üzerine çıktı.

Tepeden gördüklerini bilinen herhangi bir dünya dilinde tarif etmek zor olurdu. Bonnie, Marslı istilası, Dünya Savaşı gibi bir şeyler düşündü. Kaptan Smith’in aklına Utah, Magna yakınlarındaki Kennecott açık maden işletmesi (“dünyanın en büyük açık maden işletmesi”) geldi. Sarvis yangın düzlüğünü, ardındaki oligarklarla oligopolleri düşündü. Peabody Coal, Anaconda Cooper’ın bir koluydu yalnızca; Anaconda Cooper ise United States Steel’in bir kolu; U.S. Steel ve Pentagon ensestvari dolaşık bir kucaklaşma halindeydi; TVA, Standard Oil, General Dynamics, Dutch Shell, I.G. Faren-industrie; bütün bu kümenin oluşturduğu kartel, küresel bir kraken* gibi dünyanın yarısına yayılmıştı; beş kollu, patlak gözlü, papağan gagalı, beyni bir bilgisayar veri merkezleri bankası, kanı para akışı, kalbi radyoaktif bir dinamo, dili manyetik bant üzerine kaydedilmiş teknetronik monolog.

Yolda dalgalanan toz bulutlarının arasından demiryoluna geri gittiler, bağırsakları hareket halindeki sabit yılanı -kömür taşıma sistemini, bitmek bilmeyen kuşağı- izlediler. Hayduke, zamazingonun güzergahı üzerindeki herbir büklümü ve virajı, her kuru dereyi, sel yarıntısını, küçük kanyonu, dereyi ve sel çukurunu, herbir ardıç koruluğu ve Gambel meşesi ağaçlığını gözlemledi ve plan yaptı.

Doktor düşünüyordu: Tüm bu mantıksız çaba -devasa makineler, yol ağları, açık maden işletmeleri, taşıyıcı bantlar, boru hatları, sulu karışım hatları, yükleme kuleleri, demiryolları ve elektrikli trenler, yüz milyon dolarlık termik santraller; on altı bin kilometre yüksek gerilim kuleleri ve elektrik hatları; arazinin perişan edilmesi, Kızılderili evlerinin ve Kızılderili meralarının, Kızılderili tapınaklarının ve Kızılderili mezarlıklarının tahrip edilmesi; birbirine komşu kırk sekiz Amerikan eyaletinin son büyük temiz hava deposunun zehirlenmesi, değerli su kaynaklarının tüketilmesi- bütün bu bel büken işler ve bütün bu omuz çökerten maliyetler ve toprağa, göğe ve insan kalbine yönelik bu yük parçalayıcı aşağılamalar ne içindi? Bütün bunlar ne içindi?

Phoenix’teki henüz inşa edilmemiş banliyöleri aydınlatmak, San Diego ve Los Angeles’taki klimaları çalıştırmak, sabahın ikisinde alışveriş merkezlerinin park yerlerini aydınlatmak; alüminyum işletmelerine, magnezyum işletmelerine, vinil klorür fabrikalarına ve bakır izabe fırınlarına enerji sağlamak; Las Vegas, Albuquerque, Tuscon, Salt Lake City ve güney California’nın birleşik metropollerinin anlamı olan neon lambalarını çalıştırmak, adına şehir merkezi, gece vakti, Wonderville, ABD denilen o kokuşmuş fosforlu ihtişamı hayatta tutmak için.

* Kraken: İskandinav deniz canavarı

[Sabotaj Çetesi, Adward Abbey]


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar