AKP cenahı saldırıların çapını büyütüyor: İBB’ye “terör” teftişi!

AKP cenahı saldırıların çapını büyütüyor: İBB’ye “terör” teftişi!

AKP cenahı, kur oyunlarıyla şimdilik kazandığını düşündüğü moral üstünlüğün çapını, saldırganlığı derinleştirerek genişletme ataklarına girişti. Bunu sadece söylemle değil, eylemle de hayata geçirmeye başladı. İlk işaret, İçişleri Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik terör teftişi başlatıldığını paylaşması oldu

Seçim sathı mahalline çoktan girmiş ve halkın öfkesini sandığa gömerek ölmüş neoliberal birikim modeli ve onun siyasi biçimlerine beyhude bir şekilde nefes üflemekle uğraşan burjuva muhalefet, Erdoğangillerin son kur ataklarıyla yaşadıkları şaşkınlığı atlatmamışken, karşı cephe saldırı üzerine saldırı düzenlemeye devam ediyor. Dün Antep’teki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada pitbullun saldırısına uğrayarak ağır yaralanan 4 yaşındaki Asiye Ateş’i toplumsal kutuplaşmayı derinleştirecek bir malzemeye dönüştürmüştü. İsim vermeden CHP’li kesimleri hedefe çakmış, “Beyaz Türkler sahip çıkın hayvanlarınıza” demişti. Devamında da halkın sınıfsal duygularına seslenmeyi ihmal etmeden köpeklerin parası bol olanların köpekleri olduğunu söyleyip , “O yavru orada paramparça oluyor, hala bu adamlar acaba babasını nasıl aldatırız gayreti içinde. Kandıramayacaksınız” dedikten sonra “Bunların da bedelini ödeyeceksiniz” sözleriyle tehditler yollamıştı.

Bu tehditlerin elbette öncesi de var. Fakat dünkü konuşma saldırganlıkta yeni bir etaba geçildiğinin işareti gibiydi. Kur oyunlarıyla şimdilik kazandığını düşündüğü moral üstünlüğü saldırganlığı derinleştiren bir söylemle gösteriye dönüştürmüş durumda. Bunun söylemle kalmayacağının ilk işaretlerinden biri de İçişleri Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturma başlatıldığını paylaşması oldu. Belli ki muhalefetin seçim atakları ve moral üstünlüğü kazanmış havalarını şimdilik gerek söylem gerekse eylemle tersine çevrilmeye ve bu rüzgarla kaçırdığı söylenen sandığı bizzat kendisi kurmaya hazırlanıyor.

İçişleri Bakanlığı’nın sosyal medyada duyurduğu soruşturma öncesinde Erdoğan “Bir hesaba göre 13 bin 500, bir hesaba göre 15 bin kişiyi işten çıkarıp aralarında terör örgütüyle iltisaklıların da bulunduğu 45 bin kişiyi aldılar” ifadelerini kullanmıştı. Hemen ardından organize olduğu anlaşılan bir atakla hem de sosyal medyadan duyurulacak biçimde bir ciddiyetsizlikle (bu da bir mesaj keza!) İçişleri Bakanlığı, İBB’de işbaşı yaptırılan bazı çalışanların ‘örgüt iltisaklı’ olduğu iddiasına ilişkin özel teftiş başlatıldığını duyurdu.

İçişleri Bakanlığı, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bağlı kuruluşları ve şirketlerinde işbaşı yaptırılan personellerden 455’inin PKK/KCK, 80’inin DHKP/C, 20’sinin MLKP, 2’sinin MKP, ayrıca bazılarının FETÖ ve diğer terör örgütleriyle iltisaklı/irtibatlı olduğu yönünde ihbar, şikayet ve elde edilen tespitler üzerine, konunun tüm yönleriyle soruşturulması için Bakanlığımızca özel teftiş başlatılmıştır” açıklaması yaparken, havuz medya da başka bir koldan bu operasyonu ballandıra ballandıra manşetlerine taşıdı.

Kemal Kılıçdaroğlu’ysa yaptığı paylaşımlarda “sandık, sandık” demeye devam ederken, aslında ne yapılmaya çalışıldığını da anlamış görünerek, “Saray’daki Şahıs, bu aralar yine bir haller oldu sana. İstanbul’da bir şeylere zemin mi oluşturuyorsun? 5 kişilik amigo takımına güvenme, bu milletin canını yakacak kadar cesareti olanın sonuçlarına katlanacak kadar da gücü olmalı… Sen seçimden kaçan birisin, fazla heyecanlanma!” dedi. Oldukça soyut ve ne dediği belli olmayan bu mesajın altında binlerce trol nasıl bir dolap döndürüldüğünü de alenen ortaya koyacak paylaşımlarda bulundu.

AKP cenahının günlerdir özellikle İBB’ye yönelik söylemleri ve devlet eliyle gerçekleştirdikleri operasyonlar, gelinen noktada sıçramalı bir operasyon haline dönüştürülmeye çalışılıyor, rejim için ele geçirilmesi stratejik önem taşıyan İBB’nin allem kullem edilip ele geçirilmesi için düğmeye basılmış görülüyor.

Kur garantili mevduat” katakullisiyle halkın iliğini sömürüp zengine aktaracağı apaçık ortada olduğu halde “her şey sizin için” portresi çizen, bunun üzerinden moral üstünlük kurmaya çalışan, işçi ve emekçilere dönük çeşitli atraksiyonlarla nabızları kontrol etmeyi hedefleyen AKP’nin girdiği bu yol, oldukça tehlikeli bir sürece sıçradığımızın açık ilanıdır. Bu süreç de Kılıçdaroğlu gibilerinin işaret ettiği sandıkla falan değil, sadece ve sadece sınıfsal temelli bir mücadeleyle yarılabilir. Sokakta, üretim alanlarında, okulda, yaşamın her yerinde bunun diliyle konuşacak bir toplumsal mücadelenin örülmesine emek ve güç akıtarak.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar