Ankara’da kaçırma saldırısına karşı basın açıklaması

Ankara’da kaçırma saldırısına karşı basın açıklaması

18 Şubat’ta kaçırılan üç genç Valiliğe suç duyurusunda bulunmak istediklerinde Valiliğin abluka altına alınmış olduğunu gördüler, yayan olarak geçmelerine de izin verilmedi.

18 Şubat günü kaçırılan üç arkadaş bugün valiliğe suç duyurusunda bulunmak istemişlerdi.

Lakin oraya giderken arkadaşlar araçlardan indirilmiş alandan uzaklaştırılmak için bir müdahaleyle karşılaşmışlar. Valilik ablukaya alınmış oradan yaya geçişine de izin verilmemişti.

Valilik önünde yapılmak istenen basın açıklamasının engellenmesi üzerine Egitim-Sen 5. No’lu Şube’de açıklama yapıldı. Egitim-sen 5. No’lu Şube’de yapılan açıklamaya Ankara Birleşik Mücadele Güçleri olarak katılım sağlandı.

Basın açıklamasında şunlar belirtildi:

“Boğaziçi Üniversitesi’ne kayyum rektör Melih Bulu’nun atanmasıyla başlayan ve memleketin dört bir yanında yankılanan ‘Kayyum rektör istemiyoruz!’ sözümüzü ve söz ve yetki karar hakkı mücadelemizi ilk günden itibaren istikrarla sürdürmekteyiz. Kayyum siyasetine karşı çıkmak için kampüslerimizi, kent meydanlarını tüm seslerimiz ve renklerimizle dolduran bizlerin karşısına ise özellikte son süreçte daha da artan bir polis şiddeti, çıplak arama dayatması, tutuklama, ev hapsi, gözaltı, aile araması ile çıkan bir yapı vardır. Bu süreçte on bir üniversiteli Boğaziçi eylemlerine katılmak sebep gösterilerek tutuklanmış ve ikisi serbest bırakılmış, yirmi dört öğrenciye aynı sebeplerden ev hapsi verilmiştir. İlk günden okullarımızın kapısına kelepçe taktıranlar şimdi de o kelepçeyi tüm üniversitelilere takmak istemektedir. Hukuksuzluklarla direnişi tamamen kırmaya, dağıtmaya çalışanlar tutuklamaların, ev hapislerinin yanı sıra İzmir’de kayyum rektör istemiyoruz eyleminden gözaltına alınan kadın öğrencilere çıplak arama dayatmış, Ankara’da ise aynı hafta gerçekleşen eylemlerde gözaltılar avukatsız ifade vermeye zorlanmıştır. Tüm bu hukuksuz uygulamalar ile üniversitelilerin önü kesilmeye çalışırken 18 Şubat perşembe günü bu uygulamalara bir yenisi eklenmiştir.

Ankara Üniversite Dayanışmaları içerisinde yer alan üç arkadaşımız 18 Şubat günü evlerinden çıktıklarında kendini polis olarak tanıtan insanlar tarafından GBT bahanesiyle yolları kesilmiş, GBT işlemi devam ederken sivil araçlara kelepçe uygulanarak bindirilmiştir. Arkadaşlarımızın avukatları ise bunun bir gözaltı işlemi olup olmadığını anlamak, arkadaşlarımızın nereye götürüldüğünü sorgulamak ve öğrenmek için Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne başvurmuş fakat arkadaşlarımız hakkında ne hastane ne de güvenlik şube kayıtları olmadığını, arkadaşlarımızın nerede olduğunun bilinmediği söylenmiştir. Bu bir gözaltı ya da yakalama değil insan kaçırmadır! Kaçırılan üç arkadaşımız araçlara bindirildikten sonra yolculuk boyunca tehdit edilmiş ve bir daha Boğaziçi eylemlerine katılmamaları söylenmiştir. Bir arkadaşımız yaklaşık 2 saat sonra darp edilerek Ankara’nın bir ucu olan Gölbaşı civarında araçtan bırakılırken diğer iki arkadaşımız ise yine Ankara’nın diğer farklı uçları olan Sincan ve Pursaklar bölgelerinde araçtan bırakılmıştır. Bizler biliyoruz ki 18 Şubat günü Ankara’da yaşanan kaçırılma olayı ile yapılmak istenen korku ve baskı ortamını güçlendirerek meşru ve haklı taleplerimizi dile getirdiğimiz üniversite mücadelemizi gölgelemektir. Ancak süreç başından itibaren yapılan tüm baskılara, korkutmalara, engellemelere nasıl cevap verdiysek öyle cevap vermeye devam edeceğiz. İlk tutuklanan arkadaşlarımızın da dediği gibi artık bundan sonrası bizde ve biz üniversitelileri kaçırmalarla, korkutmalarla yıldıramayacaksınız. Bizler kayyum rektör değil seçilmiş rektör istemeye, üniversitenin tüm bileşenlerine söz yetki karar istemeye, tutuklanan arkadaşlarımızın sesini her yere taşımaya, özgür üniversite özgür memleket istemeye ve aşağı bakmamaya devam edeceğiz.”


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar