Ankara’da kadınlardan ‘birlikte mücadele’ çağrısı

Ankara’da kadınlardan ‘birlikte mücadele’ çağrısı

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Ankara’da kadınlar tarafından Sakarya Caddesi’nde anıldı. Büyük bir coşkuyla meydanı dolduran kadınlar, “Savaşa, yoksulluğa, erkek ve devlet şiddetine karşı birlikte mücadeleye” yazılı pankart taşıdı.

Ankara’daki kadınlar 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü nedeniyle Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla Sakarya Meydanı’nda bir araya geldi. Büyük bir coşkuyla meydanı dolduran kadınlar, “Savaşa, yoksulluğa, erkek ve devlet şiddetine karşı birlikte mücadeleye” yazılı pankart taşıdı.

“İsyanımız bitmedi bitmeyecek!”, “Erkek, devlet şiddetine karşı her yerdeyiz!”, “Şiddeti üreten devlet şiddeti yok edemez!”, “Eşit, özgür bir yaşam için isyandayız!”, “İlmek İlmek öreceğiz!” yazılı dövizlerini taşındığı eylemde, “Deniz Poyraz ölümsüzdür!”, “Jin Jiyan Azadî!”, “Yaşasın kadın dayanışması!”, “Hükümet istifa!”, “Sokakları da meydanları da terk etmiyoruz!” sloganları atıldı.

Ankara Kadın Platformunun ortak açıklamasının Türkçesini İlkay Ersuz Kürtçesini ise Türkan Demir okudu:

“Patriarkal-kapitalist sistemin doğa ve insan üzerindeki sömürüsünün her geçen gün katmerleştiği, emperyalist savaş politikalarıyla ezilenlere dönük saldırıların artarak devam ettiği bir dönemde; T.C devleti de savaş ve işgalden beslenen politikalarıyla halkı ve özellikle kadınlar ile çocukları yoksulluk, açlık ve sefalete sürüklemeye devam ediyor.

‘Savaşa değil kadınlara bütçe’ diyen, kadınların eşit ve özgür bir yaşaması için mücadele veren bizler ise iktidar bloğu tarafından terörist ilan ediliyoruz. Doların 13 TL’ye ulaştığı bir ülkede, kadınların yoksulluğuna yoksulluk eklenirken; cinsiyetçi işbölümü ile kadınlar hem evde çalışmak zorunda hem de eve ek gelir getirmek için güvencesiz çalışma koşullarına itilmektedir. Evde, sokak ortasında, işyerinde katledilen veya devletin kolluk güçleri desteğiyle kaçırılan ve kaybedilmeye çalışılan kadınlara her gün bir yenisi daha ekleniyor. Neredeyse 2 yıla yakındır Gülistan Doku’dan haber alınamıyorken, Nadira ve Yeldana’nın katilleri korunmaya devam ediliyor. Kürt illerinde savaş ve işgal politikalarının bir parçası olarak, İpek Er’in katili Musa Orhan devlet zırhıyla korunurken erkekler devlet eliyle cesaretlendiriliyor.

İzmir’de devletin kontrgerilla örgütü SADAT ile ilişkili olan Orhan Gencer ise Deniz Poyraz’ı katletti. Kadınlar bir taraftan katledilme politikalarıyla hedef alınırken, diğer yandan gözaltında çıplak arama işkencesi ve kaybedilme tehdidi ile sindirilmek isteniyor. TJA sözcüsü Ayşe Gökkan’a verilen 30 yıl ceza ile Kürt kadın hareketi başta olmak üzere, kadın mücadelesi yargılanmak isteniyor.

Her türlü yasağa ve baskıya karşı isyandayız. Her gün erkek devlet şiddetiyle katledilen kadınlar için isyandayız. Birlikte mücadele ile sokaklarda meydanlarda, yeniden kuracağız cinsiyetsiz, eşit ve özgür bir ülkeyi. Birbirimiz için birlikte mücadele ediyoruz, etmeye devam edeceğiz ve bir kez daha 25 Kasım alanlarından erkek şiddetine, yoksulluğa, AKP-MHP ittifakına, kadın düşmanlığına karşı başta kadınlar olmak üzere tüm toplumu, her yeri bir isyan alanına çevirmeye, birlikte mücadeleye çağırıyoruz.”

Kadınların eylemi zılgıtlar, halaylarla ve Hükümet istifa!”, “Sokakları da meydanları da terk etmiyoruz!” sloganlarıyla son buldu.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar