Annemin Son Dört Günü

Annemin Son Dört Günü

Yeraltı edebiyatı diye nitelendireceğim öykülerin yer aldığı, “Annemin Son Dört Günü” adlı öykü kitabı 6:45 Yayınevi tarafından 2014 yılının Şubat ayında basılmıştır. Nitelikli, hoş bir dili olan öyküleri okumanızı tavsiye ederim. Kitaptaki öykülerle bazen eğlenceli bazen hüzünlü bazen meraklı bazen umutsuz anlar yaşayacaksınız.

Yasemin Sevan Erangin

Yeraltı edebiyatı diye nitelendireceğim öykülerin yer aldığı, “Annemin Son Dört Günü” adlı öykü kitabı 6:45 Yayınevi tarafından 2014 yılının Şubat ayında basılmıştır. Nitelikli, hoş bir dili olan öyküleri okumanızı tavsiye ederim. Kitaptaki öykülerle bazen eğlenceli bazen hüzünlü bazen meraklı bazen umutsuz anlar yaşayacaksınız. Bütün öyküleri aynı yoğunlukta beğenmedim. En beğendiklerim ise “Her güne bir masal, “Belki”, “Esma”, “Kırmızı bir toka” isimli öykülerdi. Birçoğundan iyi senaryolar oluşturulabileceğini, film yahut diziler yapılabilceğini okurken hissettim.

Kitap 138 sayfacık. Çabucak biten, bitince yumru oturtan bu kitabı öyküseverler, annelerine karşı hassas duygular besleyenler, karşı ve öteki hakkında önyargısız bir şekilde empati yapabilenler sevecektir diye düşünüyorum.

6.45 Yayınları’nın ilk öykü kitabı olma özelliği taşıyan “Annemin Son Dört Günü” isimli kitap, kütüphanenizde olmayı fazlasıyla hakediyor. Bu kitapla ilgili yazarken bir düşünce aldı beni; “Şu an, bu ağır gündemde acaba kitaplar insanları ne kadar ilgilendiriyor?” diye kendimi sorguladım. Çünkü çevremdeki insanların genel eleştirisi vardı. Fakat bu sefer kulaklarımı bu eleştirilere kapatıp yazmaya, kitap kritikleri, önerileri yapmaya devam edeceğim; olağan işleyişi ve süreci kendi adıma sekteye uğratmayacağım. Sancılı geçen günlere karınca misali su taşımak görevim. Bir yazardan esinlenerek hatta biraz da değiştirerek şöyle de ifade edebilirim,”Bir adama bir kitap sattığın zaman, ona yalnız yarım kilo kağıt, mürekkep ve tutkal satmış olmazsın, ona tamamıyla yeni bir yaşam satmış olursun.” (Christopher Morley)

Birisine kitap önerdiğin zaman ona farklı dünyalara açılan bir sürü pencere de açmış olursun diye günümüze uyarlayarak, bu düsturla hareket ederek sizleri okumanın önemini savunmayı öneriyorum. Gericiliği yenecek olan tek güç aydınlık zinde kafalardır. ‘Öykü kitabı hakkında yazmış bir de bizlere neler diyor’ diye düşünmeyin… Hiçbir kitabı küçümsemeyin farklı bir kafadan çıkan cümleler sizin kalbinize yerleşebilir, fikirlerinize yön verebilir. Başka bir dostunuzla paylaşma ihtiyacınızı artırabilir.

Avrupa’da, “Kitapla İyileştirme” diye dal bile var. Kitaplarla iyileştirmeye bibliyoterapi deniyor. Bol bol okuyunuz, çünkü kitaplar iyileştirir… kitaplar akıl bulanıklığınızı alır. Yeri gelir direncinizi, umudunuzu perçinler.

Dostlukla iyi okumalar…

Gürbüz Deniz


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar