Ben de Halimce Bedreddinem

Ben de Halimce Bedreddinem

Bedreddin, insanları ekonomik durumlarına, dillerine ve dinlerine göre ayırmaktan değil, haksızlığın, hukuksuzluğun ve adaletsizliğin karşısında birleştirerek başkaldırmaktan geçtiğini biliyordu, başkaldırdılar.

Radi Fiş

Şeyh Bedreddin üzerine yazılmış tüm eserler arasında son derece önemli bir yere sahiptir. Anadolu’yu Anadoluların önemli bir kısmından daha iyi bilen Radi Fiş’in konu hakkındaki engin bilgisi değil aynı zamanda müthiş bir edebiyat gücü de bu kitapta kendini konuşturmuştur.

Radi Fiş’in kısa hayat hikayesinde yazdığına göre Radi Fiş üniversitenin Şarkiyat bölümünde Çince’yi seçmek ister, kontenjan dolu olduğundan Türkçe’ye geçer. Yani bu güzel eser varlığını bir yerde bir tesadüfe borçludur. Mazlum Beyhan’ın enfes çevirisiyle trio tamamlanmış, geriye okurun bu güzel kitabın tadına varması kalmıştır.

Beddreddin’in felsefesini -ilkel komünizm-, isyan denemesini oldukça akıcı ve nesnel bir şekilde aktarmaktadır usta Radi Fiş..

Bedreddin, insanları ekonomik durumlarına, dillerine ve dinlerine göre ayırmaktan değil, haksızlığın, hukuksuzluğun ve adaletsizliğin karşısında birleştirerek başkaldırmaktan geçtiğini biliyordu, başkaldırdılar.

Bundan sonraki amaç yeryüzünde eşit bir düzen kurmak olacaktı. Bunun da tek yolu vardı; ekmeği, suyu, toprağı, “yârin yanağından gayrı” her şeyi, dünyanın bütün zenginliklerini ortaklaşa kullanmak. Bedreddin ve yoldaşlarının amacı buydu. Bedreddin, Börklüce Mustafa (Dede Sultan), Doğan Kardeş, Torlak Kemal, Şeyhoğlu Satı, Dimitri ve niceleri haksızlıkların, zorbalıkların karşısına geçip ‘ yarîn yanağından gayrî her şeyi bölüşmek’ dediler…

Roma’nın soğuk kalelerine yürüyen Spartaküs ve yoldaşları gibi, kilisenin karşısında boyun eğmeyen Bruno gibi, Sokrates ve Spinoza gibi, Hypatia gibi…. Pir Sultan, Hubyar Sultan, Che, Mehmet Fatih Öktülmüş ve niceleri gibi komün düşünün sıra neferleri ve önderleri oldular… Dedem Sultan,Torlak Kemal ve Bedreddin’i okurken isyanı, acıyı, zulmü iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

Şeyh Bedreddin, günümüzden 600 yıl önce yaşadı. Dönemin en büyük düşünürlerinden biri olarak çağını çok çok aşan cesur fikirler ileri sürdü, güçlü bir toplumsal adalet ve özgürlük özlemini dile getirdi. Amacını gerçekleştirmek üzere, ezilmiş Türk, Rum, Yahudi… emekçilerini bir araya getirip eğitti. Osmanlı yönetimine karşı Anadolu tarihinin en önemli köylü ayaklanması onun adıyla anıldı. “Ben de Halimce Bedreddinem”, bu büyük halk hareketinin belgesel romanı.

Türk ve Osmanlı tarihine yoğunlaşan Sovyet yazar Radi Fiş, ayaklanmanın yaşandığı dönemden bugüne kalmış tüm belgeleri titizlikle incelemiş ve dönemin ayrıntılı bir resmini çıkarmış ortaya. Hem karanlık Ortaçağ, Osmanlı devlet yönetimi, taht kavgaları, hem de Osmanlı’nın baskısı altındaki halkın yaşamı; hem dinsel bir örtü altında gelişen muhalefet düşüncesi hem halk isyanı başarılı, akıcı bir roman tekniğiyle anlatılıyor. Günümüze ışık tutan bir geçmişin gerçekçi romanını kesinlikle okumalısınız.

İnsanlar hak eşitliğine değil, çıkara dayalı bir yaşam sürüyorlar. Dirlik düzenlik değil zorbalık var bu yaşamda. Ve çıkarcılarla zorbalar, dünya nimetlerinden daha az pay alanlar değil, tam tersine bütün zenginlikleri ellerinde tutanlardır. Ey, her şeylerini kaybetmiş olanlar, silkin üzerinizdeki ölü toprağını ve ayağa kalkın. çünkü artık hakikat zamanı gelmiştir. o hakikat ki, bugüne dek, zindanlara kapatılanların dillerinde köylülerin feryatlarında, cellat kütüklerinde kan ve gözyaşıyla yükseliyordu sesi. Öğrencilerimiz Börklüce Mustafa’yla Kemal Torlak’ı, insanlara doğru yolu, hak yolunu göstermeleri için Aydın ve Manisa vilayetlerine gönderdik. Beylerin topraklarını ellerinden alıp halkın ortak malı yaptı bu kardeşlerimiz. Sultanın ordusunu doğruluğun, hakkın gücüyle tepelediler… Biz, bilim gücümüzle, evrenin birliğinin gizlerini bilişimizle dinlerin ve halkların sahte yasalarını değiştireceğiz, boş yasakları kaldıracağız, dünyayı yalanın utancından temizleyeceğiz. Toprağı olmayanlar toprak sahibi, iktidarda olmayanlar iktidar sahibi olacaklar. Hakikat bayrağının altında toplanın, saflarımızda yer tutun!

Boğazım da bir düğüm, yüreğimde bir sızı bırakan bu eseri yazana, çevirene, kitabı basan-dağıtan… tüm emek verenlere sonsuz teşekkürler.

Son sözüm çocukluğumdan kalma, cemlerden aşina ve hala etkileyici bir feryat:

“İriş Dedem Sultan iriş!..”

Gürbüz Deniz


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar