Bizim analarımız

Bizim analarımız

Hiç vazgeçmiyorlar çocuklarından, hiç vazgeçmiyorlar hesap sormaktan. Onların anılarına hiç kara çalmıyorlar. O nedenle hiçbir tehdit onları vazgeçirmiyor. Tek başlarına da olsalar hep arkalarından duracaklar çocuklarının biliyoruz. Koskoca bir okul analarımızın yüreği, açıp okuyup öğrenmeye çalışmalıyız onu!..

Çiçek Özgen

Analardan bahsedeceğiz bugün. Ama devletin tiyatro sahnesinin bir parçası olan analar değil kastımız. Her ay bankaya gidip parasını çeken, sonra devletin tahsis ettiği çadırda yüzü kızarmadan oturup rezilce bir oyunun parçası olmayı yüreği, vicdanı ruhu kaldıran analar değil! “Oğlumu istiyorum” diye bağırıp, oğlu başka bir ilde çalışırken bulunmasına rağmen kameralar karşısında ona sarılıp “teröristler dağa kaçırmıştı…” diye ağlayanlar değil sözünü ettiklerimiz.

Onlar işleri bitince zaten bizzat devletin kendisi tarafından kaldırılıp sokağa fırlatılacaklar. Biz onları sadece biraz içimiz burkularak ama en çok da midemiz bulanarak izliyoruz. Hatta izlemiyoruz bile… Bahsettiğimiz, bu devletin zülmünü iliklerine kadar yaşamış ve hala yaşamakta olan analar. Acının en katmerlisiyle her gün yüreği dağlanan ama yine de hiçbir tiyatronun parçası olmamış, bankaya adlarına para yatırılmamış, kolluk güçlerinin kalkanlarının ardına saklanmamış, devlet erkanı tarafından omuzları sıvazlanmamış analar. Acıyla omuzları düşse de başları hep dik olmuş analar… Yani Bizim analarımız…

Menekşe Poyraz… Zeynep Poyraz’ın annesi. Kızı Gazi Direnişi’inde sırtından polis tarafından vurulan “Devrimci Zeynep”in annesi. Evine evlat acısı düşmüş bir ana ve karşısında binlerce katil. Binlerce elden ortaklaşa çıkmış kurşunlar… Gazi’nin üzerinden Suruç, onun üzerinden Diyarbakır, onun üzerinden Ankara katliamları geçmiş… Devlet zulmüne devam etmiş, göz korkutmaya, tehdit etmeye devam etmiş. Ama Menekşe Ana her defasında “Benim kızım bir devrimciydi, onu devlet öldürdü” demiş, kızının kavgasını gücü yettiğince kaldırıp koymuş omuz başlarına. Hiç vazgeçmemiş hesap sormaktan, onca baskıya rağmen… Hiç vazgeçmemiş Zeynep’in dostlarını, Zeynep’in gülüşüyle karşılamaktan… İşte o yüzden sokakta yürürken hep başı dik Menekşe Ana’nın… Bizim onun yanında başımız hep dik…

Berkin’i, “Bizim Berkin”i bilmeyenimiz yok. Berkin’i vuranlar, herbirimizin yüreğinden bir parçayı vurmuştu, herbirimizin evinden bir çocuğun cenazesi çıkmıştı o gün. Elvan Ana’nın acısı dolmuştu herbirimizin kulaklarına. Evladının cenazesine bile saldırma alçaklığını göstermişti bu devlet. Kurşunu sıkanları, emri verenleri teslim etmemek için bin bir türlü oyuna başvuruyordu. Her defasında oğlunu bir kez daha vurup bırakıyordu Elvan Ana’nın kucağına. Ama o acıya rağmen, Elvan Ana hem tehditlerle baş etmiş hem de oğlunu vuranların yakasından çekmemişti elini sonuna kadar. Bugün oğlunun mezarının başına giderken bile zulüm yapanlar, karşılarında vazgeçmeyecek başı dik bir ana görüyor, gördükçe korkuyorlar, korktukça kızıyorlar. Bizimse gördükçe umut yeşeriyor Berkin’in vurulduğu yüreğimizde…

Devlet hep zülüm oldu yağdı Kürt halkının üzerine; yazsan akan kanı, sayfalarca, ciltlerce yer tutar belki. Kürdistan’ın her taşı kan bezeli o nedenle, her sokağı vurulup düşmüş bir can!.. Gözümüzün içine baka baka işlendi her bir cinayet, canlı canlı defalarca izletildi bize bu zulüm. Dilimiz lal, elimiz çolak, boynumuz bükük izledik çoğu zaman. Acı dağladı yüreğimizi, öfke kavurdu. Her Kürt anasının acıdan nasır tutmuş yüreğini biliriz o nedenle. Nerede hesap soran bir Kürt anası görsek, o baş eğmezliğe bir kez daha tanık oluruz.

Emine Şenyaşar oğlunu ve çocuklarını ‘koca koca’ devlet yetkililerinin silahından çıkan kurşunlarla kaybetti. AKP’li satılmış aşiret sahipleri arkalarında iktidardan aldıkları güçle hastaneye gidip tek tek katletti herbirini. Devlet tehdit etti aileyi, terk etmek zorunda kaldı Emine Ana doğup büyüdüğü, çocuklarını, eşini toprağa verdiği yurdunu… Şimdi ailesini katledenlerin cezalandırılması için tek başına eylem yapıyor. Küçücük, ufacık bir kadın, demirden pençeleriyle zulüm yağdıran koskoca devletin karşısında… Bırakmayacak peşini katillerin biliyoruz ne tehdit olursa olsun ne zulüm yapılırsa yapılsın. Elinde sadece kendi canı kalmış, onun da hiçbir kıymeti yok yitirdiklerinden sonra… Diğer Kürt analarından biliyoruz, tanıyoruz çünkü Emine Anayı. Acısını biliyoruz, vazgeçmeyişini biliyoruz… Yüreğinden tanıyoruz…

Bizim unutmayacağımız analarımız bunlar işte… Ve öyle çoklar ki… öZulüm sürdükçe durmadan artıyor Menekşe Analar, Elvan Analar, Emine Analar… En ağırını yaşıyorlar her defasından acının, ama yine de elleri hep yakasında hayatlarına, sevdiklerinin hayatına kasteden düşmanın.

Hiç vazgeçmiyorlar çocuklarından, hiç vazgeçmiyorlar hesap sormaktan. Onların anılarına hiç kara çalmıyorlar. O nedenle hiçbir tehdit onları vazgeçirmiyor. Tek başlarına da olsalar hep arkalarından duracaklar çocuklarının biliyoruz.

Bizim analarımız onlar ve bize düşen onları yalnız bırakmamak olmalı. Koskoca bir okul analarımızın yüreği, açıp okuyup öğrenmeye çalışmalıyız onu!..


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar