Cemile

Cemile

Cemile’de, 1934 senesi Adana insanının cehaletini, geçim derdini, dostluklarını, yardımlaşmayı ve aşkı anlatmış sınıfımızın kalemi Orhan Kemal.

Orhan Kemal

Pamuk fabrikasında çalışan yoksul ama mutlu olmaya çalışan sıradan insanların hayatlarını anlattığı romanı. Çukurova’nın kendine has şivesinin yanı sıra baş karakter Cemile’nin Boşnak olmasından ötürü kitapta Boşnakça şivesi de sıkça yer alıyor.

Cemile’de, 1934 senesi Adana insanının cehaletini, geçim derdini, dostluklarını, yardımlaşmayı ve aşkı anlatmış sınıfımızın kalemi Orhan Kemal. İşçilerin zor yaşamlarına tanıklık etmek isteyenler için iyi bir kitap. Zaten bir çırpıda okunuyor. Halkın, işçinin yaşamının içinden bir roman. Klasik hikayelerden biri gibi başlayan, fakat ilginç karakterleriyle, zenginleşen içeriğiyle dönem romanı ve klasik olmayı sonuna kadar hak ediyor.

Orhan Kemal’in her romanı gibi Cemile de buram buram yazarının yaşam mücadelesi kokar. Mücadele, ekmek, kavga, Adana, işçi mahalleleri, yoksulluk… Onun romanlarında, bu kelimelerin aynı zamanda umut çağrıştırdığı bir yazım gücünü görmek, sınıfsal tavrını okumak günümüzdeki herhangi bir bilinçli işçiye ve iyi bir edebiyat okuruna dokunuyor, hitap ediyor. Otuzlu yılların işçilerinin hayatını, düşünce yapısını anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Bana göre eserin tek eleştirilecek yanı ise, olaylar neredeyse hiçbir sonuca bağlanmadan kitabın pat diye son bulması. Mahalleli günlük hayatına devam ediyorken roman bitiyor. Kitabın sonunda bazı olaylarla ilgili elimizde bir ipucu olsa da hiçbir şey netliğe kavuşamadan kitabın bitmesini, “yazar karakterlerin sonlarını okurun belirlemesi gerektiğini düşünmüş olabilir” diye okuyorum.

Yoksa istanbul’dan gelecek işçiler, atılan işçiler, kahve baskını, Cemile’nin durumu vb. bir sürü olay ortada kaldı. Elime kalem alıp kafamdakileri kendimce yazsam, işçilerin birliğini sağlasam, ağalık düzenini ve kapitalist sistemi karakterlere yıktırsam ustaya ayıp olur.

Dönem kitapları okumak iyidir, coğrafyamızı ve insanlarımızı bir nebze de olsa tanımaya vesile olur.

Kitaptan aşağıya aktaracağım bölüm okura fikir verecektir:

Oysa, hiç de böyle olmak istemeyen bir bilinci vardı. Eğer Cemile olmasa, 24 lira 95 kuruşa bile boş verir, masasındaki defter, kalem, hokka, hesap makinesi ne varsa herifin suratına fırlatır, sonunu düşünmezdi bile. Fakat… O kadar yalnızdı ki…

Keyifli okumalar

Dostça kalın

Gürbüz DENİZ


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar