CHP’li Muratpaşa Belediyesi’nde sendika seçme özgürlüğüne tahammülsüzlük!

CHP’li Muratpaşa Belediyesi’nde sendika seçme özgürlüğüne tahammülsüzlük!

CHP’li Muratpaşa Belediyesi’nde işçiler Belediye-İş’ten Genel-İş’e geçince tehdide, mobbinge, baskıya maruz bırakılarak istifa etmeleri sağlandı. Belediye yönetimi bir şebeke gibi çalışarak işçileri sorguya aldı, son olarak öncü işçilerden biri işten çıkarıldı

Antalya Muratpaşa Belediyesi’ne bağlı Falez Çevre Yönetim Danışmanlığı Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de çalışan işçilerin örgütlü oldukları Belediye-İş Sendikası’ndan ayrılarak Genel-İş’e geçmesi, CHP’li belediyelerin yüzündeki maskeleri de bir kez daha indirdi. Şirkette çalışan 200 işçi sendika seçme haklarını kullanıp Belediye-İş’ten Genel-İş’e geçince Belediye Başkanı Ümit Uysal ve yöneticileri tarafından mobbing, baskı, sürgün ve kıyım tehditleriyle istifa ettirilerek tekrar Belediye-İş’e geçmeye zorlandı. Bu tehditler sonrasında 137 işçi tekrar Belediye-İş’e dönmek zorunda kalırken, Deniz Coşkun isimli öncü işçiyse işten çıkarıldı.

Belediye yönetimi ve sendika suç şebekesi gibi!

İşçilerin anlatımları, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, yardımcıları Taylan Dikmen ve Meltem Dağlı ile Temizlik İşleri Müdür Yardımcısı Mehmet Evren’in bir suç şebekesi gibi çalıştıklarını gösteriyor. Kendisinden istifa eden işçilerin isimlerini yönetime veren Belediye-İş yönetimi de bu şebekenin önemli bir parçası.

İşçiler görüşmeye üzerleri aranıp, telefonları alınarak alındı!

Belediye başkan yardımcıları Belediye-İş’in verdiği listeye göre işçileri odalarına çağırarak işten atmak ve sürgünle tehdit ederek tekrar Belediye-İş’e dönmelerini buyuruyor. Belediye Başkanı’nın ve dahası CHP’li belediyelerin Genel-İş’in örgütlenmesini istemediklerini açıkça belirten başkan yardımcıları, işçileri odalarına almadan önce Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Evren’e üzerlerini arattırıyor, telefonlarına el koyuyor, görüşmeyi videoyla belgeliyor, zorla e-devlet şifrelerini isteyerek, işten kovmak ya da sürgünle tehdit ederek istifaya zorluyor.

Genel-İş Sendikası Avukatı Yusuf Çiftçi aracılığıyla bu suç şebekesi hakkında hazırlanan şikayet dilekçesinde yaşananlar ayrıntılarıyla aktarılarak, failler hakkında cezai işlemlerin yapılması istendi.

Başkan yardımcısının işçiye yönelik tehditleri kayıt altına alındı

Süreç boyunca yaşananların ve belediye yöneticilerinin anayasal haklarını kullanan işçiler üzerinde uyguladığı baskı, tehdit ve şantajlarla suç işlediklerinin belirtildiği dilekçede, bir işçinin tüm engellemelere rağmen görüşme anına ilişkin yaptığı kayıttan da bölümler aktarılıyor.

Dilekçenin o bölümü şöyle:

Yapılan toplantılardan bir tanesinde işveren tarafından alınan tedbir ve önlemlere rağmen ses kaydı alınmış olup, bu ses kaydı vekili bulunduğum sendikaya iletilmiştir. Bu ses kaydında belediye başkan yardımcısı Metin Taylan Dikmen işçiye yönelik konuşma yapmaktadır.

Bu konuşmada ‘Bu DİSK olayını başkan istemiyor, CHP’li belediyeler istemiyor, şu anda bu nedenle huzurunuzu kaçırmak istemiyorum. Şeye geç (şey den kasıt Belediye İş Sendikasıdır.) Yer değişimler başladı. Öbür tarafa sürüleceksiniz. Siz bilirsiniz, rahatınızı kaçırmayın.

Hüseyinlere de anlattım durumu. Mustafa da, Hüseyin de biliyor. Güzelce konuşun, rahatınızı kaçırmayın.

İŞÇİ SORUYOR.; Biz kendimiz DİSK’i tercih etmiş idik. Siz de diyorsunuz ki rahatınız bozulur, eski sendikaya geçin diyorsunuz.’

BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI; Aynen, benimle ilgisi yok bu başkanın isteği’ demektedir.

Dilekçede sendikal örgütlenme ve sendika seçme özgürlüğüne ilişkin yasal maddeler hatırlatılarak, ismi geçen belediye yöneticilerinin suç işledikleri belirtildi.

Bu arada işçi kıyımı başlarken, işçiler ‘yanlıştan vazgeçin’ diyor!

Sürgünler, mobbing sonrası işten çıkartmalar da başladı. Temizlik işçisi Deniz Coşkun 22 Eylül’de işten çıkarıldı.

Mobbinge maruz kalan işçilerden biriyse üzerinde yoğun bir baskı olduğunu belirterek, şunları ifade etti:

Buna rağmen diyoruz ki, bir emekçinin hangi sendikaya üye olacağına belediye yöneticileri yerine emekçilerin kendisi karar vermelidir. İşçiler eğer tercihlerinden dolayı yönetim tarafından cezalandırılıyorsa orada demokrasiden bahsedilemez!

Bugün bu yanlışa her kim ortak oluyorsa ve bu yanlışa sessiz kalıyorsa sorunun bir parçasıdır.

“Ama şu sendika da falan yerde aynısını yapıyor” diyerek kendi yanlışına kılıf araması onu aklamaz.

Kısacası yanlış da doğru da tektir.

Emekçilerin örgütlenme özgürlüğünü savunmayanlar bu yanlıştan bir an önce vazgeçmelidir.

Muratpaşa Belediye çalışanları olarak baskılara rağmen seçme hakkımıza sahip çıkıyor ve örgütlenmemize engel teşkil edecek unsurları problem yaratıcı olarak işçinin karşısında yer alan olarak halkın vicdanına duyuruyoruz.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar