Dardanel=Köle kampı!

Dardanel=Köle kampı!

Dardanel’in Çanakkale fabrikasında çalışan bir kadın işçinin anlattıkları, kuralsızlığın, güvencesizliğin, gözetleme ve her türlü hak gaspının hüküm sürdüğü fabrikanın bir köle kampından farklı olmadığını gösteriyor

Pandeminin etkilerinin en ağır şekilde hissedildiği günlerde enfekte olan işçi sayısı tırmanınca çözümü işçileri köle kampı haline getirilen fabrikaya kilitlemekte bulan Dardanel’deki vahşi sömürü koşulları işçilerin anlatımlarıyla dile gelmeye devam ediyor. Sendikal örgütlenmenin bulunmadığı, sirkülasyonun yoğun olduğu ve işçi sayısının bile net olarak bilinemediği, esnek ve kuralsız çalışmanın hüküm sürdüğü, çoğunluğu kadın olan işçilerin ezici kısmının taşeron daha doğrusu hiçbir güvencesi olmadan tarla sahipleri üzerinden toplanan işçiler olduğu, soyunma odalarının bile girişlerine konulan kameralarla gözetlendiği Dardanel’deki tabloyu bir işçi Birgün Gazetesi’ne anlattı.

Yasal mesailerinin üzerinde çalıştırıldıklarını, tuvalet ihtiyaçlarının karşılanmasına izin verilmediğini, saat için telefona bakmanın bile ücret kesintisi nedeni olduğunu, yarım saatlik molanın çok görüldüğünü anlatan işçi, fabrikadaki korkunç tablonun örgütlenilerek aşılabileceğini vurguladı.

Hiçbir kurala uyulmayan yerde işçilerin yan yana gelmesi yasak

Hiçbir kurala uyulmadığı halde işçilerin yan yana gelmesinin engellendiğini anlatan işçi şunları belirtti: Kalabalık bir fabrika ama ben kaç kişi çalıştığını bilmiyorum. Bizden gizliyorlar. Sorunlar o kadar büyük ki birbirimizle konuşmamıza bile izin vermiyorlar. Benim görev yerim değişiyor. Paketlemede ya da kumanyada çalıştığım oluyor. 4 kişi bir araya gelse pandemi gerekçesiyle mesafe koyduruyorlar aramıza ancak bantlarda yarım metre arayla çalışıyoruz. Burada ise konuşmamız yasak. Sadece makinelerin sesi duyulacak.

Mesai saatleri yasal sürenin üzerinde, ihtiyaçlar karşılanmıyor!

Fabrikada 2 vardiya çalıştırıldıklarını ve mesai saatlerinin yasal sürenin üzerine çıktığını dile getiren işçi “Bazen 12 saatlik iki vardiya oluyor. Şimdi 9 buçuk saatlik 2 vardiya çalışıyor. Şu an 9 buçuk saatlik vardiyada bize yarım saat mola hakkı tanıyorlar. Bir ihtiyacımız olsa, tuvalete gitmek istesek izin alamıyoruz. ‘Molada girseydiniz’ diyorlar. Her iki çalışma düzeninde de haftada 1 gün izin yapabiliyoruz. 12 saat çalışırken bile molalarda çay ve su bile verilmiyor. Kantinden sürekli zamlanan fiyatlarla kendimiz almak zorunda kalıyoruz” dedi.

Kayıtdışı çalıştırma var

Göçmen ve taşeron işçilerin ağırlıkta olduğuna değinen işçi fabrikadaki kuralsız, güvencesiz koşullara dair şunları anlattı: Çalışanlar olarak yüzde yetmişten fazlamız taşeron olarak çalışıyoruz. Taşeron çalışanlar diğer fabrikalarda olduğu gibi taşeron şirketleri tarafından değil, tarla sahibi usulü kişi üzerinden bulunuyor. Kanunen hiçbir hakları olmayan bu işçiler toplumun en ötekilerinden seçiliyor. Sigorta olmadığı için herhangi bir iş kazası durumunda hastaneye değil eve gönderiliyoruz. Kürt, Suriyeli, Roman aynı zamanda kadın taşeronlar olarak mevcut hiyerarşinin en alt tabakasında yer alıyoruz.

‘Bozuk ürünleri paketliyoruz’

İşçi, gıda fabrikası olan Dardanel’de hem kendilerine verilen yemeğin hem de ürettikleri ürünlerin sağlıksız olduğuna dair “Yemek sonrasında tüm işçiler mide rahatsızlıklarından yakınıyor, kullanılan ucuz yağlar mide yanması ve şiddetli bulantı yapıyor. Sadece çalışan sağlığını tehdit etmekle de kalmıyor elbette. Fabrika içerisinde kamera ile çekim yapmak yasak çünkü kurtlu ve bozuk ürünleri çekip basına vereceğimizden korkuyorlar. Paketleme esnasında bozuk ve çok bozuk ürünleri ayırıp bozuk ürünleri tekrar kutulayıp tüketiciye sunuyoruz” dedi.

‘Sendikalı oldum ama arayan yok’

Ücretlerinde yaşanan kesintilere de değinen işçi “Personel kartını bir dakika erken bastığımızda iki saatlik ücret kesintisi yapılıyor. Telefondan saate bakmak da ücret kesintisi nedenlerinden yalnızca biri. Asgari ücretin üzerinde maaş alan sigortalı çalışanların (sayısı her ne kadar az olsa da) sigortası asgari ücret üzerinden yatıyor” ifadelerini kullandı.

Sendikalara da seslenen işçi son olarak şunları söyledi: “Ben sendikada örgütlendim ancak iletişime geçen olmadı. Başka sendikalı var mı bunu da bilemiyorum. Bu koşulların düzeltilmesi lazım ve bu da sendikayla olur.”


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar