Deniz Poyraz’ın katili sırtını dayadığı yerlerden aldığı güçle tehditlerini duruşma salonunda da sürdürdü!

Deniz Poyraz’ın katili sırtını dayadığı yerlerden aldığı güçle tehditlerini duruşma salonunda da sürdürdü!

HDP İzmir İl Binası’na silahlı saldırı düzenleyerek Deniz Poyraz’ı katleden SADAT tetikçisi Onur Gencer’in yargılandığı davanın 2. duruşması görüldü. Salonda tehditlerini pervasızca sürdüren Gencer, “5 dakika daha geç gitseydim bol leşli bol kanlı bir katliam olacaktı” dedi. Bir sonraki duruşma 29 Nisan 2022 tarihine ertelendi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir il binasına 17 Haziran’da silahlı saldırı düzenleyerek Deniz Poyraz’ı katleden SADAT tetikçisi Onur Gencer’in İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davanın 2. duruşması bugün görüldü. Duruşmada Menbiç’te “sağlık görevlisi” kılıfı altında eğitim gören ve zamane kontrgerillası SADAT’la ilişkili olduğu bilinen katil Gencer, Poyraz’ın ailesini ve tüm devrimci-demokratik dinamik ve güçleri tehdit etmeye, küstah ve saldırgan söylemler kullanmaya devam etti. Katliamı yıllar önce annesinin HDP’lilerce tehdit edilmesi ve Menbiç’te görev yaptığı sırada uğradığı suikast girişiminin yarattığı travmatik etkilerin doğal bir sonucu olarak savunan Gencer, pişman olmadığını vurgulayarak “Tamamen kendi isteğim ve kararımla yaptım. 5 dakika daha geç gitseydim bol leşli bol kanlı bir katliam olacaktı” diyecek kadar pervasız bir tutum sergiledi.

Heyetin taraflı tutumunu sürdürdüğü duruşma, Poyraz’ın ailesi ve tanıkların dinlenmesinin ardından sona erdi. Mahkeme katil Gencer’in tutukluluk halinin devamı ile duruşmanın 29 Nisan 2022 tarihi saat 09:00’a bırakılmasına karar verdi.

Duruşma 3 buçuk saat geç başladı

Çok sayıda siyasi parti ve kurumun, İlmek Kadın Dayanışması ve birçok kadın örgütünün katıldığı duruşma öncesinde Adliye önünde yapılan açıklamalarda davanın tarihsel olarak taşıdığı anlamlara dikkat çekilerek, sonuna kadar takipçisi olunacağı vurgulandı.

Saat 09:30’da başlaması gereken duruşma katılımcı sayısının yüksekliğine rağmen büyük bir salona alınmaması ve hakimin salona girişleri 100 kişiyle sınırlaması nedeniyle 3 buçuk saat sonra başlayabildi.

Müdahillik talepleri reddedildi

İnsan Hakları Gündemi Derneği (İHGD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Rosa Kadın Derneği, Yeşil Sol Parti, EMEP, Genç LGBTİ+ Derneği, Devrimci İşçi Partisi (DİP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Demokrasi İçin Hukukçular, İnsan Hakları Derneği (İHD) Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), TBB, İzmir Barosu, Diyarbakır Barosu, Mardin Barosu, Muş Barosu, İstanbul Barosu, Trabzon Barosu, Şırnak Barosu, Yalova Barosu, Bingöl Barosu, Bursa Barosu’ndan temsilciler ayrı ayrı söz alarak, davaya katılım talebinde bulundu. Heyet sadece Poyraz’ın ailesi, HDP ve milletvekillerinin talebinin müdahillik taleplerini kabul etti. Diğer gerçek ve tüzel kişilerin ise “suçtan doğrudan etkilenme durumu olmadığı” gerekçesiyle taleplerinin reddine karar verdi.

Katil tehditlerini pervasızca sürdürdü

Duruşma salonuna takım elbiseyle gelen ve etrafı jandarma tarafından perdelenen Gencer, duruşma salonunda tepkiyle karşılanan ifadesinde, “Kanlı baskının gerçekleşmesi geçmişe dayanıyor” diyerek sözlerine başladı. 1998 yılında annesinin HDP’liler tarafından tehdit edildiğini iddia eden Gencer, kendisinin öldürülmesiyle tehdit edilen annesinin ruh sağlığının az da olsa bozulduğunu belirten katil, Kobanê direnişi döneminde önünün kesildiğini, Menbiç’te bulunduğu sırada suikasta uğradığını iddia ederek, “Bir şey yapılmaması nedeniyle PKK ile yaşadığım birçok travma ve bu travmalardan kurtulmak için gerçekleştirdiğim kanlı baskın bakımından pişman değilim. Deniz Poyraz’ın kendisi ve ailesinin araştırılmasını istiyorum. Bazı istihbaratçıların öldürülmesinden sorumlu olanın Deniz Poyraz olduğunu düşünüyorum” dedi.

Mahkeme Başkanı’nın “eylemi gerçekleştirme nedenin neydi?” şeklindeki sorusuna Gencer, “İçimi soğutmak, travmalarımdan kurtulmak ve kendimi hissetmek için yaptığım baskında HDP/PKK örgütünün durdurulmaması için yaptım. Kendim yaptım” diye konuştu. 

İntikam için HDP’yi uygun görmüş!

Mahkeme başkanının “Bu kararı nasıl aldın, eylemi gerçekleştirene kadar neler yaptın?” sorusuna da Gencer, “Suriye’de YPG’nin bizzat bana yaptığı suikast sonrası misilleme yapılmaması nedeniyle intikam zamanın geldiğini fark ettim. Hem annemin hem de kendi intikamımı almak için fırsat bekledim. Daha kısa yoldan masumlara zarar vermeden HDP binasını uygun gördüm. Son gün hem Atatürk’e hem bayrağa millete, tüm kutsallarıma küfür eden bir HDP’linin attığı son damla ile birlikte ‘kin yuttum’ paylaşımını yaptım. 16 Haziran Çarşamba günü saat 5 sıralarında o HDP’linin son damlayı taşırması ile birlikte ok yaydan çıktı” ifadelerini kullandı.

Katil kurduğu senaryonun inandırıcı olup olmamasını umursamadı

Atış eğitimi alman, silah ruhsatı alma sürecin var bunları ayrıntısıyla anlat” sorusuna Gencer, çocukların bile inanmayacağı şu hikayeyle yanıtladı: “İntikam planı 5 yaşından itibaren kafamda vardı. Şekillenmemişti. Biraz daha doğaçlama bir şekilde beklentim vardı. Av tüfeği alma sebebim atış zevkim sebebiyleydi. Atış eğitimi aldım, poligonlarda kendimi geliştirdim. Tüfek almam eğlence içindi ama tabanca intikam içindi. Ta ki 16 Haziran’a kadar. İntikam dayanılmaz bir noktaya gelmişti. 16 Haziran gecesi sinirden uyuyamamıştım, 10:30 civarı taksi ile binanın önüne geldim, 11.00’e doğru ve tabanca ile içeri girdim. 5 dakika daha erken gelseydim, daha kanlı bol leşli bir cinayet olacaktı” sözlerini sarf etti. 

Mahkeme başkanı katile değil, salona tepki gösterdi

Bunun üzerine salonda tepkiler yükseldi. Salonda “Bol leşli cinayet” tepkilerine baba Abdüllillah Poyraz da “Alçak” sözleriyle dahil oldu.

Katil Gencer ısrarla salonda gerginlik yaratmaya yönelik beyanda bulununca baba Poyraz, “Hak hukuk istiyorum. Bu bir alçaktır.” diyerek tepkisini gösterdi.

Mahkeme başkanı ise sanığa değil, salondakilere tepki gösterdi. Sanığın pişkin şekilde “bol leşli” sözlerine ise mahkeme başkanı tepki göstermedi. Mahkeme başkanı ise salondan yükselen tepkiye karşı “birkaç kez uyardım, yine uyarırım, duruşma düzenini bozmayın” uyarasında bulundu.

‘Öcalan ve Demirtaş harici hepsi bir’ dedi, Murat Çepni’yi tehdit etti

Savunmasına devam eden Gencer, “Gönlümden geçen Öcalan ve Demirtaş harici hepsi bir. Abdullah Öcalan ve Demirtaş özel ilgi alanım. Ha Deniz Poyraz ha Murat Çepni” sözlerini sarf etti.

Salonda duruşmayı izleyenler “Buna adil yargılama mı diyorsunuz?” sözleriyle tepki gösterdi.

Gencer, “Benim Kürt kardeşlerimle sorunum yoktur. Asıl alçaklar onlardır” sözlerine Deniz Poyraz’ın babası Abdüllillah Poyraz, “Alçak sensin” sözleriyle karşılık verdi.

İşkenceyi anlattı

Olay anında yaşananları anlatan Gencer, “Bir teröristi etkisiz hale getirdiğimi gördüm. Sonra diğerlerini aramaya başladım. Kapıları zorladım. Başka terörist bulamadığım için birkaç tekme attım, yine silah sıktım. Yangın tüpüyle camı patlattım. Üstüm başım kirlenmişti, yukarı çıktım her taraf kapalıydı. Aşağı indim, teslim oldum” dedi.

‘Kredi çektim’ iddiası

Emniyette verdiği ifadelerin doğru olduğunu söyleyen Gencer, sorulan sorulara yanıt verdiğini belirtti. Aleyhinde toplanan delillere dair bir şey söylemeyeceğini kaydeden Gencer, hesaplarındaki parayı kredi çektiğiyle açıkladı. Gencer, kredi çektiği paranın tamamını harcadığını belirtti.

Mahkeme heyetinin “Kimseye bağlı olmadan mı cinayeti gerçekleştirdin?” sorusuna da Gencer, “Tamamen içimi soğutmak için yaptım” diye yanıt verdi.

Bir sonraki celse sorgu yapılması istenildi

Gencer’in “sorgusunun” ardından söz alan Deniz Poyraz’ın ailesinin avukatı Türkan Ağaç Aslan, katil Gencer’e yönelik soru sorulma işleminin bir sonraki celseye ertelenmesini istedi. Sanığın sorgusunun sağlıklı yapılmadığı kanaatinde olduğunu ifade eden Aslan, bir sonraki celsede sorularını yöneltmek istediklerini belirtti. Mahkeme heyetinin kritik sorular sormadığını aktaran Aslan, “Önümüzdeki celse doğrudan soru sorma hakkımızı kullanmak isteriz. Olayın aydınlatılması noktasında sorularımız var. Mahkemenizin değerlendirmesini istiyoruz. Şu an yaşanan olaylar ve sanığa yöneltilecek sorularda da söylemleri olacak. Şu an bir gerginlik var. Sanığın salonu germeye yönelik bir beyanı oldu. Buna savunma demek mümkün değil. Uzun sorularımız var. Zaman açısından da sınırlı. Yüzden fazla soru var. Şimdi başlasak dahi bitiremeyiz. Önümüzdeki celse daha erken başlayacağı için daha sağlıklı yapılacağını düşünüyorum. Liste halinde size de sunmak isterim” dedi.

Aslan, mahkeme heyetinin arkasındaki kapının aralık olduğunu ve bunların emniyet mensupları olduğunu belirterek, Gencer’e etki edildiğini vurguladı.

Avukatların talepleri ardından mahkeme heyeti katledilen Deniz Poyraz’ın ailesine söz verdi.

Baba Poyraz: Cezalandırılmasını istiyoruz

Poyraz’ın babası Abdüllillah Poyraz Kürtçe konuştu. Baba Poyraz, tüm gelenlere teşekkür etti.

Heyete adalet talebinde bulunduğunu söyleyen baba Poyraz, “Bu şahsı IŞİD’den beter biri görüyorum. Bu bir katildir. Hiçbir kadına el uzatmaya hakkı yoktur. Katil ‘annem öldü’ diyor. Bugün annesi, kız kardeşi Deniz’in yerinde olsaydı, hangi düşüncede olacaktı? Bugün yapılanları göz önünde bulundurması gerekiyor. Sadece Deniz için değil tüm kadınlar için adalet istiyorum. Bu katil Minbic’e gitmiş ve oradan dönmüş. Orada aldığı eğitimle Deniz’i şehit etti. Deniz hepimizin şehidir. Bu katil aşağı indiğinde polisler ona ‘abicim ismin ne’ dedi. O polisler keşke biz savcılığa gittiğimizde bize ‘Sizin kızınızı kim öldürdü?’ diye sorsaydı. Kapının önündeki polisler yardım yataklık yaptı. Mahkemeden onların tespit edilmesini istiyorum. Cezalandırılmasını istiyorum” dedi.

Anne Poyraz: Önce onu eğitenler ceza almalı!

Daha sonra konuşan anne Fehime Poyraz da şunları belirtti: “Benim yüreğim yandı başka kimsenin yüreği yanmasın. Allah o katilin evine de ateş koysun. Ben ilaçlarla yaşıyorum, kabuslar görüyorum.  Benim kızımın önce dizine silah sıkıyor sonra bıçakla işkence ediyor. Terörist kendisidir. Biz diyoruz; hepimiz kardeşiz, can ciğeriz. Biz barıştan yanayız. Davamızdan vazgeçmeyeceğiz. Savaş istemiyoruz. Anneler ağlamasın, babaların ciğeri yanmasın. Savunmasız bir insanı öldürmek nasıl oluyor? O kadar rahat konuşuyor ‘hırsım geçmedi’ diye. O kadar içim yanıyor ki. Önce onu eğitenler ceza almalı. Benim kızım bir karıncayı incitmemiştir. Ben onun yaralarını gördüm. O bütün fotoğraflarında gülüyordu hala öyle gülüyordu. İnsan olsaydı, bir ailen yanında olacaktı. Hak, hukuku halkıma bırakıyorum. Hepiniz Denizsiniz. Bu salondaki herkes Deniz. Bunu bilsin. Nereden güç alıyor da rahat konuşuyor? Hak hukuk yerini bulsun, hak hukuk istiyoruz.”

Anne Poyraz’ın sözleri alkışlarla karşılandı.

Kardeşler şikayetçi oldu

Tutuklu bulunan kardeş Süleyman Poyraz da duruşmada hazır bulunarak, “Karşımızda duran bu cani adam insanlıktan nasibini almamış. İnsanlıktan nasibini alan bir kişi bu katliamı yapmaz. Çok alçakça, vahşice Deniz ablamı ve yoldaşımı katletmiştir. Şehit düşen Deniz ablamı saygı ve sevgi ile anıyorum” dedi. Poyraz’ın bu sözlerine mahkeme heyeti öyle bir usul olmadığını belirterek karşı çıktı.

Katliamın tek başına yapılmadığını belirten Poyraz, “Arkasında derin bir güç var. Bunların, açığa çıkarılmasını istiyorum. SADAT ile ilişkilerinin araştırılmasını istiyorum. Karanlık devlet eliyle yapılmış bir katliamdır. Her gün TV’ler de HDP’yi terörize ede ede Türkiye bu hale geldi. Ucu kime dokunursa dokunsun, araştırılıp, emir veren, tetiği çektiren kişi veya kişilere ağır ceza verilmesini istiyorum” şeklinde konuştu.

Şikayetçi olduğunu belirten kardeş Rahşan Poyraz da “Zor nefes alıyorum, burada susamam” dedi. Sanık Gencer’e seslenen Rahşan Poyraz, “Gel buradayım Deniz’im” şeklinde konuştu.

Deniz Poyraz’ın bir diğer tutuklu kardeşi İbrahim Poyraz da duruşmada gelen herkese teşekkür etti. Poyraz, şikayetçi olduğunu ifade etti.

Katliam adım adım geldi

HDP İl Eşbaşkanı Abdulkadir Baydur da o gün yaşananları anlattı. Mart 2021 tarihinde il kapısında iki Türk Bayrağı asılan çadırla ilgili Güvenlik Şube ile 3 kez görüşme yaptıklarını aktaran Baydur, “Buradan cesaret alan biri bize saldırabilir. Katliam adım adım geldi. Bilerek ve örgütlenerek geldi. Göz yumuldu. Bu aşikardır. HDP’yi ‘haşerat’ olarak ifade eden iktidarın tetikçisidir bu kişi. Kirli ilişkileri vardır bu ilişkiler üzerinden partimize organize bir şekilde gelmiştir. 5 arkadaşımız standart şekilde oradayız, yarım saat sonra daha kalabalık olacaktı. Çok bilinçli bir tercihtir” ifadelerini kullandı.

‘Partimiz hedef gösterildi’

Katliam günü yaşananları da anlatan Baydur, şöyle konuştu: “O gün partinin kapısına geldiğimde silahlı iki kişinin beklediğini gördüm. 2’nci kata silahlı baskın olduğunu söylediler. Hala da kim olduklarını bilmiyorum. ‘Siz neden müdahale etmiyorsunuz’ dedim. Katilin içeri girişinden 5 dakika sonra oldu bu konuşma. Polisler ‘biz müdahale edemeyiz çelik yelekliler gelip müdahale edecek’ dediler. Siz müdahale edemiyorsanız, ‘ben gireceğim’ dedim beni de uzaklaştırdılar. Karşımızdaki çadır normalde hiç yalnız kalmaz. Kendi kapımızda basın açıklaması yapamayız normalde. 10 tane faşist gelir bize hakaret eder. İl örgütümüz bilerek hedef gösterildi. Emniyete söyledik: Siz yol vermezseniz kimse bizim kapımızda açıklama yapamaz, önleyin dedik. AKP-MHP’nin bahçesine bile giremezler, bizim kapımızda eylem yapıyorlardı. Benim polislerle görüşmemden 45 dakika sonra çelik yelekliler içeri girdi ama müdahale edilmedi katil kendisi dışarı çıktı. Toplu katliam için gelmiştir.”

HDP İzmir İl Yöneticisi Ramazan Efendioğulları da olay günü yaşadıklarını anlattı. Deniz Poyraz’la birlikte çay yapıp, içtiğini aktaran Efendioğulları, “Sonrasında havaalanına gittim. İl Örgütü kapısının açık mı yoksa katilin mi açtığını bilmiyorum. Onun da incelenmesini istiyoruz. Baskın olduğunu telefonda bize söylediler” diye aktardı.

Tanık ifadeleriyle devam eden duruşma katilin tutukluluğunun devamı kararıyla 29 Nisan 2022 tarihine ertelendi.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar