Devrim fotoğrafçısı Evgueni Khaldei

Devrim fotoğrafçısı Evgueni Khaldei

1945’te, bir Kızılordu askerinin tüm dünya işçi ve emekçilerine sosyalizmin zaferini muştuladığı orak çekiçli bayrağı Reichstag’ın üzerine dikme anını ölümsüzleştiren fotoğrafçıdır Khaldei.

“II. Dünya savaşından aklınızda kalan nedir?” sorusuna birçoğumuz “Stalingrad Savunması ve Reichstag üzerinde dalgalanan orak çekiçli bayrak” cevabını veririz.

Devrimle yaşıt Khaldei, 1917 yılının 6 Ekim’inde Ukrayna’da dünyaya gelir. Gençlik yıllarında fotoğraf gazeteciliğine başlar. 2 Mayıs 1945 tarihi onun meslek yaşantısında dönüm noktasıdır. Bu tarihte, bir Kızılordu askerinin tüm dünya işçi ve emekçilerine sosyalizmin zaferini muştuladığı orak çekiçli bayrağı Reichstag’ın üzerine dikme anını ölümsüzleştiren Khaldei, çektiği kareyle dünya fotoğrafçılığına adım atar. Artık, sadece Sovyetler Birliği‘nde değil, tüm dünyada tanınan ünlü bir fotoğrafçıdır o. Evgueni TASS fotoğrafçısı olarak deklanşöre dokunduğunda tarihi belgelemesini bilen bir usta. Dünya, sosyalizm ile ilgili kareleri hep onun deklanşöründen tanıdı. Nürnberg Duruşması’nda faşizmi yargılayan Dimitrov’u fotoğraf kareleriyle dünyaya tanıtan da yine oydu.

Zafer yürüyüşünün fotoğrafçısı

Kızılordu ile birlikte, savaşın en zorlu geçtiği cephelerde olmaktan kaçınmayan Khaldei, çektiği karelerle savaşın hem çirkin hem de gerçek yüzünü yansıttı. Emek ile sermayenin en dolayımsız şekilde karşı karşıya geldiği yerden -savaşın orta yerinden- çekilen fotoğraflar, Hitler faşizminin çirkin yüzünü ortaya koyarken, dünya işçi ve emekçilerinin kalplerinin birlikte attığı Kızılordu’nun zafer yürüyüşüne tanıklık ediyordu. Kızılordu ile birlikte siperden sipere koşan Evgueni çektiği Stalingrad’ın yerle bir olmuş halini yansıtan fotoğraflarıyla Sovyet emekçilerin faşizme karşı nefretini körüklerken, Stalingrad’ın savunulmasında gösterilen destansı kahramanlığı da tarihe mal ediyordu. Evgueni Khaldei, çektiği değişik Stalin fotoğraflarıyla, Stalin’in fotoğrafçısı olarak da tanınır.

Burjuvazinin ikiyüzlülüğü

Sömürüyü tarihin çöplüğüne gömmesinin yanı sıra, dünyayı da faşizm belasından kurtaran Sovyetler Birliği’nin prestijinin artması ve günün birinde kendisini boğmasından korkan emperyalist cephe ise, her zaman yaptığı gibi tarihi çarpıtmaya çalışmaktadır. Ama emperyalizmin abartı ve yalanla inşa etmeye çabaladığı bina, malzemesinin “çürük”lüğünden dolayı her defasında da çökmektedir. İkinci Dünya Savaşı’nda bunu kanıtlayan birçok olay olmuştur. Örneğin, Kızılordu’nun anavatan savunmasında göstermiş olduğu yüce kahramanlığı, ABD emperyalizmi her defasında türlü alternatif kahramanlıklar yaratarak, yaşanmış gerçekliğin üzerini örtmeye çalışmıştır. “Hitler faşizminin yenilgisini Normandiya Çıkarması’yla özdeşleştirmeye” çabalamıştır örneğin. Ama ne kadar şaşalı gösteriler düzenleser de, faşizmin yenilgisinin Volga destanında gizli olduğu gerçeğini karartamamışlardır. Kızılordu’nun, Reichstag’ın kalbine sapladığı orak çekiçli bayrağın ucu kendilerine de değdiği için ‘müttefik’ ülkeler gerçeği tarihten silme beyhude çabasında ısrar ederler hep!..

Sovyet halkının Hitler faşizmini Berlin’de tarihin çöplüğüne gömmesi nasıl inkar edilemezse, Evgueni’nin tarihe mal olan fotoğraf kareleri de aynı şekilde üstü örtülemez ve silinemez bir gerçekliktir. Tüm çarpıtmalarına rağmen, bunları silmeye burjuvazinin gücü yetmez!

Evgueni Khaldei’nin 1917 Ukraynasında başlayan yaşamı 1997′de 80 yaşındayken son bulurken ardında bıraktığı bir devri tüm gerçekliğiyle aydınlatan, yüreğinin yansısı onbinlerce kare fotoğrafı müzelerde ve okul kitaplarında halen canlılığını korumaya devam ediyor.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar