Emekçiler artık “geçinemiyoruz” bile değil, “açız” diye çığlıklaşıyor!

Emekçiler artık “geçinemiyoruz” bile değil, “açız” diye çığlıklaşıyor!

Emekçiler artık “geçinemiyoruz” bile demiyor, “açız” diye çığlıklaştırıyorlar “çaresizliklerini”, birikmiş öfkelerini: Burdur’da camiye, Kadıköy’de sokaklara, taşıyor bu gerçek. Mardin’de de açık ve işsizlik intihar girişimine dönüşebiliyor

Krizin bir avuç kan emici burjuva için fırsat, olamıyorsa da kar oranlarını korumak pahasına halkın ekonomik yıkımı politikalarıyla yönetilmeye çalışıldığı bu koşullarda emekçilerin “açız” çığlığı giderek yaygınlaşıyor. Burdur’da dün Cuma Namazı sırasında bir kadın camiye girerek açlık ve sefalet karşısındaki öfkesini “Burada dünya kadar emekli var ve biz açız” isyanıyla dile getirmişti.

Akşamdan beri sosyal medyada İstanbul Kadıköy’de sokaklarda dolaşan yaşlı bir çiftin görüntüleri dolaşıyor. Çift, geçinemediklerini, kiralarını ödeyemediklerini söyleyerek yardım talebinde bulunuyor.

Bugün de Mardin’in Artuklu ilçesi Yenişehir Mahallesi’nde binanın çatısına çıkan bir kişinin, yaşamına son vermek istediği haberleri yansıdı basına. “İşsizim, açım” diye bağırıyordu bu kişi de. Polisin yaptığı görüşmeyle çatıdan indirilip, gözaltına alınıyordu.

Burdur’da camiden yükselen “açız” çığlığının üstü valilik tarafından “o anda sarhoş olduğu tespit edildi” denilerek kapatılmaya çalışılsa da sarhoş da olsa camiden dile gelen “açız” çığlığının bir hakikati ifade ettiğini gizlenemedi.

Emekçiler artık “geçinemiyoruz” bile demiyor, “açız” diye çığlıklaştırıyorlar “çaresizliklerini”, birikmiş öfkelerini. Bu çığlıklar yükselirken Erdoğan camilerin minberinden sanatçı Sezen Aksu hakkında kışkırtılan düşmanlığı başka bir fırsata çeviriyordu. 2017’de yapılmış bir şarkının sözlerini bugün bilinçli bir manipülasyonun malzemesine dönüştürülmesiyle oluşturulmaya çalışılan bu iklimi hem o “açız” çığlıklarını yükselten emekçilere gözdağı hem de açlıkla kıvranan mideleri bastıracak bir afyona dönüştürmek için yapıyordu bunu.

Fakat hiçbir manipülasyonun, hiçbir provokatif-saldırgan söylemin ya da biteviye üretilerek halkın bilincini dumura uğratacak hiçbir tarihsel gericilik birikimi afyonunun midelerdeki kazınmayı, yarın kaygısını, çıplak açlığı bastıramadığını, hakikatin er ya da geç hükmünü konuşturacağını biz de Erdoğan da biliyor.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar