EYSİM Medencilik’in köylülere yönelik silahlı saldırısına tepkiler devam ediyor

EYSİM Medencilik’in köylülere yönelik silahlı saldırısına tepkiler devam ediyor

EYSİM Madencilik’in evlerine 60 metre mesafedeki işletmesinin yarattığı tahribata karşı aylardır mücadele yürüten Çine Topçam köylüleri Ali ve Cennet Coşkun çiftinin evlerinin önünde şirketin bakım şefi tarafından silahlı saldırıya uğramasına yönelik tepkiler devam ediyor

Aç gözlü maden şirketlerinin (ya da doğayı yağmalama derdi olan diğerlerinin) birkaç tonluk altın, bakır ya da başka doğal kaynakları yağmalamak için halkın yaşam alanlarını, o bölgelerdeki doğal hayatı talan etme saldırganlığı, buna karşı çıkanlara yönelik tehdit, katliam ve sabotajlar biçimini alabiliyor.

Bunun ilk örneklerinden biri, Antalya’nın Finike ilçesindeki mermer ocaklarına karşı verdikleri mücadeleyle tanınan Ali Ulvi (61) ve Aysin Büyüknohutçu (61) çiftinin 9 Mayıs 2017’de katledilmesiydi. Malatyalı Doğanşehir Dedeyazı köylülerinin, Ağrı Diyadin, Van Gürpınar köylülerinin, Çöçelli köylülerinin hem patronlar hem de onlar adına hareket eden devletin baskı aygıtları tarafından nasıl tehdit edildiklerini, saldırıya maruz kaldıklarını biliyoruz. Yakın dönemde de Trabzon’un Sürmene ilçesindeki Çamburnu’nda denizi kirleten kültür balıkçılığına karşı mücadele eden ressam Gökçe Erhan’ın 2 katlı evi yakılmıştı. İkizdere’de, Akbelen ormanlarında patronlar adına onların özel birlikleri gibi hareket eden kolluk güçleri devreye sokulmuştu.

Kapitalizmin doğayı vahşi bir hırsla metalaştırdığı bu zamanın ruhunu da ortaya koyan bu saldırganlıkların sonuncusu da geçtiğimiz cuma akşamı Çine’de yaşanmıştı. Çine Topçam köylüleri Ali ve Cennet Coşkun evlerinin önünde silahlı saldırıya uğramıştı. Saldırının yaşandığı akşam Çine Jandarma komutanlığında ifadesi alınan saldırgansa T.T, EYSİM’de bakım şefiydi.

Coşkun ailesi aylardır evlerine sadece 60 metre uzaklıkta olan EYSİM Madencilik şirketine karşı mücadele ediyordu. Şiddetli maden patlatmalarına karşı; evlerini, ailelerini, fıstık çamlarını, hayvanlarını, yaşama alanlarını savunuyorlardı.

Maden patronları ağız birliği yaparak saldırganı değil, saldırıya uğratanı yargılatmaya çalışıyor!

Saldırıya uğrayan Coşkun çiftinin avukatı Hicran Danışman, bu saldırının üstünün örtülmesi hatta ilk ateş edenin saldırıya uğrayanlar olduğu yanılsaması yaratılması için maden patronlarının ağız birliği yaptığını belirtti. Danışman T.T’nin muhtemelen müşteki (şikayetçi) olarak ifade vermiş olabileceğini söyledi.

Bu arada jandarmanın da tüm ısrarlara rağmen olay yerindeki delilleri tespit etmediğini belirten Danışman, bu konuda suç duyurusunda bulunacakları ve Coşkun çiftinin can güvenlikleri için de Kaymakamlıktan koruma talebinde bulunacaklarını belirtti. Öte yandan şirket çalışanları tarafından şikayet edilen Ali Coşkun da bugün jandarmaya ifade verecek.

Tepkiler devam ediyor

Ekoloji örgütlerinin saldırıya yönelik tepkileriyse devam ediyor.

Topçam köylülerine saldırıyı kınayan Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) yaptığı açıklamada EYSİM Madencilik şirketinin vahşi maden patlatmalarına karşı; evini, ailesini, fıstık çamlarını, hayvanlarını, yaşama alanını savunan Ali Coşkun ve ailesine geçmiş olsun dileklerinde bulunuldu. Daha önce de Antalya’da Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin öldürüldüğünü, Çine Doğa Derneği’ne saldırıldığını hatırlatan ORÇEV “Bu tür saldırılar devam ediyor ancak toprağımızı, suyumuzu; geleceğimizi koruma mücadelesinden geri durmayacağız. Aydın Çine İlçesi Topçam Mahallesi’nde Anayasa ve kanunlar aylardır yok sayılıyor. Eysim Maden tarafından adam öldürmeye teşebbüs suçu da işlendi. Suçlular bulunsun, yargı önünde hesap versin. Yılmayacağız. Aydın’da mücadele veren arkadaşlarımızın yanındayız. Saldırının sorumlularından hesap sorulana kadar takipçisi olacağız.” dedi.

“Sömürge madenciliği köylüyü yurdundan ediyor”

Saldırıya tepki gösteren Yatağan Yeşil Yaşam Derneği, Coşkun ailesine yönelik madencilerin aylardır tehditlerinin sürdüğünü belirterek; “Maden şirketinin önce tehditleri daha sonra da mafyavari taktiklere başvurması hukuk devletinde kabul görecek bir durum değildir. Ülkemizde artık sömürge madenciliği köylüyü yerinden yurdundan aşından ekmeğinden edecek boyuta gelmiştir. Madenci vahşi kapitalizmi uygulayarak doğayı insanı yaşamı vahşice sömürmektedir. Bu sebeplerle Yaşam mücadeleleri daha güçlü olmak zorunda ve birlikte ses verilme zamanı geldiği görülmektedir” denildi. EGEÇEP tarafından yapılan yazılı açıklamada da şu ifadelere yer verildi; “Ne yapsanız nafile, her türlü saldırılarınıza karşın, hızla çoğalıyoruz, çoğalacağız, siz kaybedeceksiniz ve biz yani yaşam kazanacak“.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar