Fahrenheit 451

Fahrenheit 451

Kitapların kendilerini okuyacak kimse bulamamaları da yakılmalarıyla nerdeyse eşdeğerdir. Hala nefes alabiliyorken, nispeten “özgürken” okuyun!.. Uyumak için değil, uyanmak için okuyun! Unutmayın okumak özgürleştirir.

Ray Bradbury

Kitap okumanın, bulundurmanın suç haline gelişini anlatan bilim kurgu dalındaki bu eserde McCarty dönemini yaşamış yazar, yönetenlerin neler yapabileceklerini muazzam kurmacayla romanlaştırmış. Türkçe’de ilk kez 1971 yılında basılmış olan kitap Orwell’in “1984” başlıklı kitabını anımsatıyor. “1984” reel sosyalizmi eleştirirken, “Fahrenheit 451” ise kapitalizm eleştirisi sunuyor. Edebi dili yer yer sıkıntılı olsa da kurgusundan ötürü çok beğendim.

Bradbury’nin tüketmekten başka bir şey düşünmeyen, hızlı yaşayan, televizyonun ve 3-4 saniyelik görüntülerin esiri olmuş, şiddetin her türlüsüne karşı duyarsızlaşmış modern toplum eleştirisi yaptığı kitabı okumayan kaldıysa eğer, zaman ayırsınlar derim.

Aniden her şeyin yanlış olduğunu anladığı için ağlamaya başladı, ölüm için değil, fakat ölüm karşısında ağlayamadığı düşüncesi için.

Kitapların kendilerini okuyacak kimse bulamamaları da yakılmalarıyla nerdeyse eşdeğerdir. Birilerinin kitaplarımızı yakmadığı sadece pahalılıktan alamadığımız günümüzde, unutmayın ki darbeciler ve faşist diktatörlerin ilk hedefleri kitaplardır. Hala nefes alabiliyorken, nispeten “özgürken” okuyun!.. Uyumak için değil, uyanmak için okuyun! Unutmayın okumak özgürleştirir..

Dostlukla kalın..

Gürbüz Deniz


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar