Faşizmi Birlikte Yeneceğiz!

Faşizmi Birlikte Yeneceğiz!

Avrupa Demokratik Güç Birliği “Faşizmi Birlikte Yeneceğiz” isimli bir kampanya başlattığını duyurdu.

YAŞANACAK DÜNYA

Pandemi süreciyle birlikte yetersizliği iyice ortaya çıkan, ama bir yandan da sanayi 4.0 uygulamalarıyla yeni bir sermaye birikim rejimine geçiş koşullarını zorlayan kapitalizm, dünyanın her yerinde ortaya çıkan tepkileri bastırmak, kontrolü elden kaçırmamak için baskıcı, otoriter hatta faşist yönetimleri devreye sokuyor.

Patriyarka ve doğa düşmanlığıyla kol kola veren sistem, işçilerin, işsizlerin, kadınların, lgbti+ların, yoksul halkların hayatlarını kabusa çevirirken, yaşamın devam edebilmesi için gerekli olan asgari ekolojik koşulları dahi gözardı eden üretim-tüketim ilişkilerinde ısrar ediyor.

Emeklerinin, bedenlerinin, kimliklerinin, kültürlerinin, doğalarının, geleceklerinin çalındığını gören kitlelerin itirazlarına karşı ise ırkçı, ayrımcı, baskıcı, çatışmacı şiddet ve savaş politikalarını devreye sokuyor, ezilenlerin öfkelerini bu şekilde kontrol altında tutmaya çalışıyorlar.

Sadece Duda’nın Polonya’sı, Orban’ın Macaristan’ı, Bolsonaro’nun Brezilya’sı, Erdoğan’ın Türkiye’si gibi ülkelerde değil, kapitalizmin ana üstlerinde, Fransa’da, İngiltere’de, Almanya’da, ABD’de, Avusturya’da da hakim eğilim durumunda. Her ne kadar Trump ABD seçimlerini kaybetmiş ve Biden’le bir “normalleşme” süreci beklentisi yükselmiş olsa da, “yeni normal”in çıtası esasında 11 Eylül’den bu yana güvenlik, gözetim ve denetim konseptine oturtulmuş durumda.

Dünya genelindeki faşistleşmeye paralel Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan şefliğinde AKP-MHP eliyle faşizm derinleştirilmektedir. Zaten yetersiz olan kazanılmış demokratik haklar bir bir yok edilirken, toplum faşist iktidar yanlıları ve geri kalanlar biçiminde ikiye bölünmüş durumda.

Kapitalizmin küresel tıkanıklığıyla üst üste binen Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıllık yerel tıkanıklıkları ülkeyi ve bölgeyi tam bir cehenneme çeviriyor. TC’nin ekonomik, ekolojik, cinsiyet, kimlik, inanç ve kültürel sorunları tam bir kördüğüm haline gelmiş durumda. Egemenler tek çıkış yolu olarak “yurtta savaş, bölgede savaş” anlayışını görüyor ve tüm politikalarını baskı, şiddet, zor ve sindirme hedefiyle geliştiriyor.

Egemenlerin 100 yıldır yok saydığı ve 40 yıldır fiili olarak savaştığı Kürt halkının yaşadığı bütün coğrafyalar savaş alanı ilan edilmiş durumda. Sınırlar içerisinde yapılan katliamlar yetmezmiş gibi, Kürtlerin Suriye ve Irak’ta yaşadığı yerler de işgal edilmek isteniyor, Kürt halkına teslimiyet ya da yok oluş dayatılıyor.

Pandemiyi de fırsata çeviren AKP-MHP iktidarı çalışanı kölelik koşullarına, işsizi açlığa mahkum ederken, dış politikasının sonucu olarak Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan milyonlarca göçmeni insanlık dışı yaşam koşullarına mecbur bırakıyor.

Ülkede her gün 3 kadın öldürülürken, LGBTİ+’lar için hayat kabusa dönmüşken İstanbul Sözleşmesini uygulamak yerine kadına yönelik erkek şiddetine ve katliamlara karşı çıkan kadınlar tutuklanıyor, LGBTİ+lar kriminalize ediliyor.

Üniversitelerinin yönetiminde söz hakları olmasını isteyen gençler “terörist” olarak ilan edilip hedef halinegetirilirken, HDP belediyelerini el koyan kayyum anlayışı tüm ülkeye yayılıyor.

Milyonlarca Alevi, siyasete hakim cemaatler dışında kalan İslami gruplar, Hristiyan, Yahudi ve ateist kesimler yok sayılmanın dışında doğrudan yok edilmesi gereken kesimler olarak görülüyor.
Bu gidişata “hayır” diyen muhalif güçler ise başta HDP olmak üzere cezaevlerine, mahkeme salonlarına, sürgün yollarına hapsedilmek isteniyor.

Avrupa Demokratik Güç Birliği olarak, dünya genelindeki, Avrupa’daki ve özellikle Türkiye-Kürdistan’daki bu faşist gidişata karşı bütün demokrasi güçlerinin BİRLİKTE mücadele etmesini sağlayacak bir kampanya başlatıyoruz. Bu kampanya boyunca bir yandan yaşadığımız ülkelerdeki ırkçı, sağcı, faşizan politikalara karşı yerel demokrasi güçleriyle birlikte mücadele ederken, diğer yandan onlarla birlikte Türkiye’deki antifaşist mücadeleye güç katacağız.

Türk devletinin Avrupa’daki resmi, gayri resmi, ekonomik, siyasal, çeteci çalışmalarına karşı teşhir, hukuki girişimler ve her türlü meşru mücadeleyi büyüteceğiz. AKP-MHP faşizmini hem doğduğu topraklarda boğacak hem de Avrupa’ya uzanan kollarını durduracağız.

Egemenlerin dünya genelindeki bu gerici, baskıcı, faşizan saldırılarına karşı her coğrafyadan, tüm halkalardan ezilenler, emekçiler olarak BİRLİKTE yanıt olacağız. Barış, demokrasi, eşitlik, adalet ve özgürlük için Faşizme karşı BİRLİKTE mücadele edip BİRLİKTE kazanacağız!

Avrupa Demokratik Güç Birliği


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar