“Gökhan Güneş, birleşik mücadele ve dayanışmanın gücü ile aramızda”

“Gökhan Güneş, birleşik mücadele ve dayanışmanın gücü ile aramızda”

İnşaat-İş, DİSK’e bağlı Dev Yapı-İş ve Limter-İş sendikaları, devrimci işçi Gökhan Güneş’in kaçırılması ve kayıt dışı şekilde gözaltında tutulduktan sonra 6. günde bırakılmasıyla ilgili olarak Kadıköy Süreyya Operası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi

İnşaat-İş, Dev Yapı-İş ve Limter-İş, Kadıköy Süreyya Operası önünde düzenledikleri basın açıklamasıyla, devrimci inşaat işçisi Gökhan Güneş’in kaçırılmasının politik anlamını teşhir ederek 6 gün sonra birleşik mücadelenin gücüyle bırakıldığına işaret ettiler.

“Gökhan Güneş, birleşik mücadele ve dayanışmanın gücü ile aramızda” başlığıyla yapılan açıklamada, pankartta da aynı ibarelere yer verildi. “Yaşasın devrimci dayanışma!”, “Faşizme karşı omuz omuza!”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!”, “Birleşe birleşe kazanacağız!” sloganları atıldı.

Alınteri, Genç İşçi Derneği, ESP, KÖZ, 4. Vardiya, Dev Yapı-İş Başkanı Özgür Karabulut, basın açıklamasının aslında Gökhan Güneş henüz bulunmadığında tasarlandığını, bulunduktan sonra da birleşik mücadelenin önemine işaret etmek için iptal edilmeyip gerçekleştirildiğini belirtti.

İnşaat-İş Örgütlenme Sorumlusu Deniz Gider’in okuduğu basın açıklamasında sosyalist bir inşaat işçisi olan Gökhan Güneş’in tam 5 gün hiçbir açıklama yapılmadan gayr-i resmi şekilde gözaltında tutulduğu, onun kaçırılmasıyla sınıf mücadelesini yükseltmek için emek harcayan devrimci öncü işçilere, örgütlü sosyalist kesimlere gözdağı verilmek istendiği ifade edilerek, “Fakat bekledikleri gibi olmadı. Gökhan’ın ailesinin, arkadaşlarının, yoldaşlarının, siper yoldaşlarının, tüm öncü-duyarlı kesimlerin refleks tutum alıp, her yerden, her alandan Gökhan’ı sahiplenmesi, bu işin o kadar da kolay olmadığını gösterdi” denildi.

Gökhan’ı kaçıranın zamane kontrgerillası olduğu kaydedilen açıklamada, “Öncü devrimci-sosyalist kesimlerin sindirilmesi, paralize edilmesi, güven sorunları yaşaması, kendi kabuğuna çekilmesi için gerçekleşen bir saldırıydı bu. ‘90’ların kontrgerilla şeflerinden Ağar, Eken, Alan ve çete bozuntusu Çakıcı’nın Bodrum’dan verdikleri fotoğrafın hangi anlama geldiğinin pratikleştirilmesiydi” vurguları yapılarak şunlar ifade edildi:

Çünkü korkuyorlar. İşçilerin, emekçilerin, milyonlaşan işsizlerin, çevresine-yaşamına sahip çıkan köylülerin, bastırılamayan kadın öfkesi ve direnişinin, gençliğin biriktikçe derinleşen öfkesinin, artık sokaklara taşan yoksulluğun bir halk isyanına dönüşmesinden, bu isyanın birleşik bir mücadele ekseninde buluşmasından korkuyorlar. Bu öfkenin öncü güçlerle buluşmasından korkuyorlar. O nedenle de öncü güçleri sindirmek onlar için yaşamsal önemde, bunu biliyoruz.

Uzun zamandır uygulanan bu politikayı Mehmet Bal’dan, Diril çiftinden, aylarca kontrgerilla merkezinde tutulan Ayten Öztürk’ten, yine haber alınamayıp sonra bir yere bırakılan FETÖ’cü olduğu iddia edilen iki kişiden biliyoruz. Giderek sistematik hale gelen bu politikanın öncü-muhalif kesimlere yönelik kapsamlı bir savaş stratejisinin parçası olduğu açıktır. Bu strateji, Gökhan kardeşimizde olduğu gibi sistematik işkenceyle birleştirilerek yürütülüyor. Gökhan’a da bunlar yapıldı. Elektrik verildi, tecavüzle tehdit edildi, çırılçıplak soyulup ıslatıldı, kaba dayağa maruz bırakıldı, tabut denilen bir yere konuldu, ölümle tehdit edilip, ajanlık dayatıldı.

Fakat belirttiğimiz gibi onlar ne kadar örgütlü hareket edip, savaş stratejileri oluşturuyorlarsa işçi ve emekçilerin eşitlik-özgürlük mücadelesi yürüten bizler de o kadar cesaretli, o kadar planlı ve o kadar birleşik, örgütlü hareket edeceğiz.

Gökhan kardeşimizi ellerinden çekip almamızı sağlayan da budur. Biz onu birleşik mücadelemizin gücüyle ellerinden çekip aldık. Gökhan’ın ellerinden çekilip alınması bize altı çizilen yeni bir mesaj ve görev bıraktı: Birlikte hareket etmek, yoldaşlaşma mesajıdır bu. Bu mesaja uygun hareket edecek, birbirimizin ellerini daha sıkı tutacağız!

Halklarımızın biriken öfkesinin isyana dönüşmesinden korktuklarının bilinciyle sınıfımızın orada burada patlayan ve giderek istikrarlı bir nitelik kazanan irili ufaklı tüm direnişlerini dayanışmanın gücüyle büyütüp, kazanıma ulaştırmanın yolunun Gökhan’ı alırken sergilediğimiz birleşik mücadele hattı olduğu bilinciyle hareket edeceğiz. Bu bizim rehberimiz olacak…

Yaşasın birleşik mücadelemiz!

Direniş ve dayanışma yaşatır!


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar