Güven

Güven

1940‘ların başında İstanbul Üniversitesi’nde okuyan bir avuç anti-faşist devrimci genç, dönemin tek muhalefet partisi olan illegal TKP’yi (Türkiye Komünist Partisi) aramaktadır.

Vedat Türkali

İkinci Dünya Savaşı’nın olanca şiddetiyle devam ettiği 1940‘ların başı… İstanbul Üniversitesi’nde okuyan bir avuç anti-faşist devrimci genç, dönemin tek muhalefet partisi olan illegal TKP’yi (Türkiye Komünist Partisi) aramaktadır.

Tarihi roman yazmanın güçlüğü bilinir. Sol siyasi tarihimizin bir dönemini iki ciltte, bir çırpıda okuyacaksınız.

Halil karakterini kendime çok yakın buldum. Umutsuzluğum depreştiği dönemlerde “Güven”e sığındım.

Romanda anlatılan kahramanları iki ana gruba ayırabiliriz. Birinci grupta Şefik Hüsnü, İsmail Bilen, Zeki Baştımar, Mihri Belli, Hikmet Kıvılcımlı, Nazım Hikmet, Hasan Basri Alp gibi tarihi kişilikler de kitapta yer almaktadır. Yazar bunlara pek söz vermez.

Anlatıcı olarak ise,

Galip (MAH üyesi ve para peşinde bir faşist)

Necla (Zengin kızı, entellektüel, sevgili ve tepeden tırnağa farklı, farkındalık yaratan)

Turgut (TKP’yi arayıp bulanlardan, direngen, akıllı, yakışıklı)

Halil (TKP’yi arayanlardan fakat ilişkiye geçmeyip farklı kanaldan mücadele yürüten bedelini ağır ödeyen mütevazı, direnç ve inanç yüklü bir yoldaş)

Mükerrem (Necla’nın annesi, iç hesaplaşmaları ve suskunlukları haddinden fazla, dönemin naif insanlarından…)

Sahir (Gazeteci, aydın, kafası soru işaretleri ile dolu hiç örgütlenmemiş yurdum insanı)

Rahmi Usta (TKP üyesi, işçi, yürekli, azimli bir devrimci)

Yazar iki cilt kitaba üstte saydığım karakterlerin ağzından 1943,1946 Türkiyesini ve ikinci dünya savaşının yansımalarını olağanca edebi bir dil ve samimiyetle anlatıyor.

“Güven” romanı, iki ciltten ve birbirini takip eden 5 kitaptan oluşuyor. Roman aslında 4 kitap; beşinci kitap sadece üç dört sayfadan oluşuyor ve Türkali okurlarına öykünün devamını yazmaları dileğinde bulunuyor. Hayli değerli yazın fikirleri ve önerileri mevcut sonunda… Devasa büyüklüğüne rağmen su gibi akıp giden, bazı kısımlarında (özellikle Halil ve Hasan Basri bölümlerinde yürek sızlatan, işkence, yoksulluk ve açlık gerçeğini yüzümüze vuran bu kitabı mutlaka okumalısınız.

Sayfalarca yazacak kadar dolu ve coşkuluyum “Güven” hakkında. Fakat okuyacak kişilere içerikle ilgili bahsetmemek, daha doğrusu bahsedememek yüzünden yazımı kısa tutuyorum.

Umutsuzluğun dağıldığı, hüznün yok olduğu ,son kavganın verilip zafer şarkılarının söyleneceği yarınlara güven ve umut adına iyi okumalar…

Dostlukla kalın

Gürbüz DENİZ


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar