“Hastaneler fabrika, sağlıkçılar proleter”

“Hastaneler fabrika, sağlıkçılar proleter”

Ankara Tabip Odası Başkanı Ali Karakoç ile sağlık emekçilerinin mücadelesini ve 27 Kasım’da Ankara’da yapılacak olan “Beyaz Forum”u konuştuk.

Alınteri: Ali Hocam, sağlık emekçilerinin gasp edilen hakları, uygulanan baskılar ve buna karşı başlattığınız bir eylemlilik süreci var. Bize bu konuda bilgi verebilir misiniz?

Ali Karakoç: Hepimizin bildiği gibi covid-19 bütün dünyada yaşamın her alanına etki ederek tehdit etti. Yaşamı altüst etmeye başladı. Pandeminin yaşamın her alanını altüst ettiği bir düzlemde sağlık emekçileri, sağlık çalışanları en çok hastalananlar, en çok etkilenenler ve hayatını en çok kaybedenler oldu. Zaten içinden geçtiğimiz süreçte ülkemiz bazında antidemokratik uygulamaları şiddeti, baskıyı, zulmü had safhaya ulaştığı bir dönemde sağlık emekçileri bundan azade kalmadı. Sağlık emekçileri üzerinde de ciddi baskılar hem çalışma hem yaşam alanlarında ciddi baskılar var.

Buna ses çıkarabilmek için, dur diyebilmek için, hem sağlık emekçilerinin ekonomik ve özlük hakları için hem de toplumun sağlık hakkı için bir eylem süreci başlattık.

23 Kasım’da İstanbul’da başlayacak BEYAZ yürüyüşümüz. Tabii BEYAZ yürüyüşümüz esnasında halk buluşması yapacağız. Taleplerimizi toplumla birleştirmek için broşürler dağıtacağız, taleplerimizi anlatacağız ve oradan bir uğurlama olacak. 24 Kasım’da Kocaeli’ne gideceğiz. Kocaeli’nde sağlık kuruluşları önünde basın açıklamaları yapacağız, şehir meydanında halk buluşması gerçekleştireceğiz. Hem kendi özlük haklarımızı hem toplumun sağlık haklarını içeren bilgilendirme broşürlerini dağıtacağız. Daha sonra Kocaeli’nde hekim buluşmalarını gerçekleştireceğiz.

25 Kasım’da Bursa’da olacağız. Yine burada da basın açıklamaları, halk buluşmaları, hekim buluşmaları, broşür dağıtımları olacak.
26 Kasım’da aynı buluşmalar, broşür dağıtımları ve hekim buluşmaları yapılacak.

Bir ara final dediğimiz “BEYAZ FORUM” Ankara’da 27 Kasım’da saat 12:00’de TTB Merkez Konseyi önünde hekimlerle, sağlık çalışanlarıyla buluşacağız. Burada bir basın açıklamamız olacak. Uzun süredir, yaklaşık bir yıldır Sağlık Bakanlığı’na randevu talebimizi iletiyoruz. Görmüyorlar, duymuyorlar kulaklarını, gözlerini kapatmışlar.

Biliyorsunuz pandemi sürecinde sağlıkta dönüşüm programıyla birlikte yürütmeye çalıştılar, ne yazık ki kamusal sağlık alanı tamamen çöktü, bunun bedelini yoksullar, işçiler, emekçiler ve tabii ki sağlık emekçileri ödüyor. Taleplerimizi yüksek sesle dile getireceğiz. Daha sonra ise Yılmaz Güney Sahnesi’nde açık alanda “BEYAZ FORUM” gerçekleştireceğiz.

Beyaz Forum’daki kastımız işin asıl öznesi olan hekimlerle sağlık çalışanlarıyla birlikte bundan sonraki mücadelemizi nasıl öreceğimizi konuşacağız ve oradan bir karar çıkarmaya çalışacağız. Ama yine söyleyelim, haklarımızı alana kadar mücadelemize devam edeceğiz!

Alınteri: Ali Hocam, bu mücadele sürecinde ve arayışları devam ederken mesai arkadaşlarınız olan sağlık emekçilerine bir mesajınız var mı?

Ali Karakoç: Tabii ki biz sonuçta meslek örgütü temsilcisiyiz. Örgütlülük olmadan bireysel çıkış, bireysel kurtuluş mümkün değil. Ancak ya hep birlikte ya hiç birimiz! Ya altında kalacağız ya kurtulacağız… Yıllar önce değerli Ata Soyer, hastanenin bir fabrika sağlık çalışanının bir proleter olacağını söylediğinde kimse inanmamıştı.

Geldiğimiz süreçte şehir hastaneleri tamamen seri bant üretimi tarzında sağlık hizmeti üretmeye çalışıyor. Aslında bu hem bizim mesleki bağımsızlığımızı, hastaya yeterli süre ayırmamızı ve kendi emek gücümüze güvenmemizi, söz ve yetki sahibi olmamızı engelleyen bir durum. Hem de halkın sağlık hakkını gasp eden bir ortamdır. Tam bir fabrika, bunun için meslek örgütü olarak bu antidemokratik uygulamaların olduğu bir dönemde durmaksızın, üstelikte covid-19 sürecinde hem mesailerimizi yapıyoruz hem de meslek örgütü temsilcisi olmamızdan kaynaklı bir ses çıkarma, hakkımızı savunma, birlikte yol alma sürecini örmeye çalışıyoruz.

Ama ne yazık ki, gerçekten tabii ki meslektaşlarımın, sağlık emekçilerine de hak veriyoruz. Bu kadar baskının, zulmün olduğu bir ortamda insanların korkması -korku da insana dair normal bir duygudur. Böyle bir süreç yaşanıyor. Ama biz meslektaşlarımıza şunu anlatmak istiyoruz. “Bir kişi, beş kişi, on kişiyle olmayacak. Ancak topluca ses çıkarmamız gerekiyor!” Şunu söylemek istiyorum, yaptıklarımıza baksınlar ve bizimle birlikte olsunlar. Biz yanlarına sadece seçim süreçlerinde gitmiyoruz. Hem onların hem de toplumun bütün hakları, sağlık hakları için mücadele ediyoruz. Bütün meslektaşlarımı BEYAZ FORUM’a davet ediyorum.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar