İçişleri Bakanı yardımcılarından polis terörünü teşvik edecek açıklamalar!

İçişleri Bakanı yardımcılarından polis terörünü teşvik edecek açıklamalar!

Dört İçişleri Bakanı yardımcısının dün Taksim’de estirilen polis terörünün görüntülerine ilişkin tepkilere verdiği yanıt, bunun arkasının daha saldırgan biçimlerle geleceğinin ilanıdır!

Hem LGBTİ+’lara yönelik ideolojik-siyasi saldırganlık ve sürekli kaşınan tarihsel-toplumsal gericilik birikimi hem de onca merkezileştirip, tek elden kontrol ettikleri devasa havuz medyaya rağmen gerçeklerin şu ya da bu şekilde kaydedilmesi için büyük bir fedakarlıkla çalışan gazetecilerin özel hedef haline getirilmesinin sonuçları, dün gerçekleştirilecek 19. Onur Yürüyüşü’nden kalan görüntülerle adeta haykırıyor.

Taksim’de terör estiren polis LGBTİ+’lara yönelik damıtılmış nefretini adeta kustu. Gazeteciler de her zaman olduğu gibi bu nefretin hedefindeydi. Polis, AFP Muhabiri Bülent Kılıç’a sokak ortasında işkence yaptı. Nefessiz bırakacak şekilde boğazına bastı. Yerde zorla ters kelepçe taktı. Kılıç’ın anlatımıyla çevredekilerin müdahalesi olmasa belki de nefessiz kalıp, hayatını kaybedecekti.

Polis teşkilatının tanıdığı ve dünyaca da bilinirliği olan AFP’nin usta foto-muhabiri Kılıç’ın dün Onur Yürüyüşü’nü izlerken yaşadığı bu saldırının arkası, Sedat Peker’in ifşalarının ardından kendisi konuşamayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun dört yardımcısının açıklamalarıyla geldi. Yardımcılar, CHP’nin Kılıç’ın yerde boğazına basılmış fotoğrafını “Türkiye bu zorbalığı hak etmiyor. Kendi yaşam tarzlarının dışında hiç kimseye saygı duymayan, görevinin başındaki gazetecilere, farklı kimliklere bu zulmü reva gören zihniyeti kınıyoruz. Cumhuriyetimizin layık olduğu demokrasiyi hep birlikte inşa edeceğiz…” notuyla paylaşmasına ateş püskürdü. Her dört yardımcının paylaşımları kendisi paylaşım yapamayan Soylu tarafından RT yapıldı.

Soylu’nun yardımcıları açısından Bülent Kılıç’a yapılan olması gerekenmiş! Bırakalım demokratik hakkını kullanarak protesto gösterisi yapmayı, orada sadece gazetecilik görevini yerine getiren Kılıç’ı sanki hakkında işlem yapılması gereken bir kişi olarak damgalayan ve polise mukavemet ettiği şeklinde lanse eden bu açıklamalar, polisin bundan sonra saldırganlığını daha da tırmandıracağının açık ifadesidir.

Bakan yardımcılarının polise cesaret veren, daha fazla saldırması için açık çek sunan açıklamaları şöyle:

Mehmet Ersoy: İzinsiz gösteri sırasında polise direnenleri gözaltına almak zorbalık değildir… Esas zorbalık, toplumda iktidara tepki uyandırmak adına, hiçbir sınır tanımadan kurumlarımıza fütursuzca, her türlü yalana sarılarak saldırıp sonrasında özür dileyecek erdemi gösterememektir.

İsmail Çataklı: Asıl biz vatandaşın huzur ve güvenliği için çalışan polisimize “zorba” diyen zihniyeti şiddetle kınıyoruz.

Tayyip Sabri Erdil: Maalesef uzun süredir kontrol edemedikleri siyasal öfkeyle, devlete isyan eden ve başkaldıranlara kadar düşen… Ve görevini yapan Polise zorba diyen bu zihniyeti kınıyoruz… Emniyet teşkilatının hedef gösterilmesini de kınıyoruz.

Muhterem İnce: Kanuna, hukuka vandallıkla direnenleri değil, kanunu uygulama sorumluluğunu yerine getiren polisimizi zorbalıkla itham eden bu hukuk dışı zihniyeti kınıyoruz.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar