İŞÇİ FANZİN’in ilk sayısı çıktı

İŞÇİ FANZİN’in ilk sayısı çıktı

“Dünyayı emeğiyle yaratanlar”ın bir bölüğü, “Şimdi konuşma sırası bizde…” diyerek bir işçi fanzini çıkardılar. İşçilerin, emekçilerin kolektif çabası ve girişkenliğiyle başladıkları bu yolda onlara başarı diliyor, çıkış yazısını paylaşıyoruz:

Şimdi biz konuşacağız. Dünyayı emeğiyle yaratanlar. Dev kulelerin harcını teriyle, kanıyla karanlar. Gün yüzüne hasret yerin metrelerce altında ömür tüketenler. Bir dilim ekmek için merdiven altı atölyelerde zehir soluyanlar. Haftanın beş günü bilgisayar başında mesai tüketip borç içerisinde yüzenler. Market reyonlarında gün boyu ayakları üzerinde durmak zorunda bırakılanlar.

Pandemi koşullarında ölümüne hayat kurtaranlar. İşyerinde ayrı evlerinde ayrı kölelik koşullarına mahkum edilenler. Topraklarından edilenler. Alınteriyle yeşerttikleri ürünleri tarlalarında çürütenler. Direksiyon başında ayakları donanlar. Kış ortasında akşama kadar iş arayanlar. Başlarını sokacak bir çatıları olmadığı için sokaklarda ölenler. Savaşlardan canını kurtarmak için bilmedikleri topraklarda açlığa direnmek zorunda kalanlar. Okul masraflarını çıkarabilmek için kölece çalışmak zorunda kalan, itiraz ettiklerinde itilip kakılanlar. Havasını, suyunu korumak için yerlerde sürüklenenler. Dili, cinsel yönelimi sakıncalı ilan edilenler. Yeti farkları nedeniyle eksik sayılanlar. Yani itiraz hakkı elinden alınanlar. Ötekileştirilenler. Susturulanlar. İtilip kakılanlar. Yani bizler. Kanıyla canıyla güzellikler yaratıp, o güzelliklere hasret bırakılanlar.

Şimdi konuşma sırası bizde. Yıllarca bizim ürettiklerimizden semirip bizim adımıza konuştular. Konuştukları kürsüleri inşa eden biziz. Şimdi kendi kürsülerimizi şenlendirme zamanı. Bir grup emekçi, sesimizi duyuracak mütevazı bir yayın çıkarmak istedik. Dünyayı güzelleştirenlerin güzelliklerini katacağı, sömürü ve zulme karşı seslerini birleştireceği bir mecra. Süslü isimler ardına sığınmadan, yaşamın sadeliğinde bir fanzin…

Onun için de adına İŞÇİ FANZİN dedik. İşçi ve emekçiler olarak, bir de kendimiz için üretelim dedik. İtirazımızı, özlemlerimizi, üretimlerimizi paylaşalım istedik. Sayfalarımız tüm işçi ve emekçilere sonuna kadar açıktır. Gelin bu mütevazı adımı birlikte büyütelim. Şairin dediği gibi,

“Biz olmasak ray, dönen tekerler yıkanan buğday

Ayın on beşi

Biz olmasak Taşova’nın tütünü,

Kütahya’nın çinisi

Yani bizsiz

Anne dizi kardeş dizi yar dizi

Güzel değildir.”

Gelin güzellikleri ve o güzellikler uğruna verilen mücadeleyi paylaşalım. Güzel günlere atılacak adımlar umuduyla, merhaba.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar