İsmail Kızılçay’ın ardından

İsmail Kızılçay’ın ardından

10 Ekim Ankara Gar katliamında yitirdiğimiz İsmail Kızılçay yoldaşı otuz kişilik dost ve yoldaş topluluğuyla andık. Katılımcılar İsmail yoldaşla ilgili duygu ve düşüncelerini, ondan esinlendikleri yanları dile getirdiler.

İsmail yoldaşın 10 Ekim’de Ankara Gar önünde katledilişinin 6. yılında otuz kişilik dost ve yoldaş topluluğuyla Ankara’da bir anma etkinliği gerçekleştirildi.

Anmaya, DAD (Demokratik Alevi Dernekleri) Ankara Şube yönetimi, İHD Ankara Şube, BMG, Emekli-Sen’de birlikte mücadele ettikleri ve Eskişehir HDP İl Eş Başkanı Şükriye Ercan, İsmail yoldaşın can dostu Aslı Viyan Saraç, Seyri Sokak’tan Sibel Tekin, Grup Devinim, Yazar Huriye Şahin, KHK ile işinden atılan ve işimi geri istiyorum direnişini sürdüren direnişçi Mahmut Konuk, İsmail yoldaşın kız kardeşi Zeliha Durkan ve yoldaşları katılıdı.

Anma, İsmail yoldaş şahsında devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenler için saygı duruşuyla başladı, 10 Ekim Katliamı ve İsmail yoldaş için hazırlanan sinevizyonun gösterimiyle devam etti.

Sinevizyon gösteriminin ardından Alınteri adına kısa bir konuşma yapıldı:

“Bu acılar bizim sınıf kinimizi arttırıyor”

İçinde bulunduğumuz günlerde çok değiliz belki, irademiz, azmimiz ve insanca yaşama olan bilincimiz kuvvetli. İsmail yoldaş mücadelenin neferi olarak kendisini var etti. Ayrımcılık nedir bilmezdi. İnsanların eşit, özgür yaşaması için mücadele etti. İsmail yoldaş hem sendikal mücadelede hem dernekler içindeki mücadelede hep bunun için var oldu. İsmail yoldaşın grupçu zihniyeti yoktu. İlişkilendiği insan nereye yakınsa oraya örgütlemeye çalışırdı, ‘yeter ki mücadele içinde yer alsın’ gibi bir derdi vardı. 10 Ekim katliamı ilk değildi. Çorum, Sivas, Maraş, Dersim, Uludere katliamlarını yaşadık. Bu katliamlar son da olmayacak. Bu sistem sürdüğü sürece, faşizm devam ettiği sürece katliamlar da devam edecek. Ama biz kitleleri bilinçlendirmeye, devrim ve sosyalizme örgütlemeye ve mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Onlardan aldığımız güç, irade bizim bilincimize daha da güç katıyor. 10 Ekim Katliamı’nı daha bugün yaşamış gibiyiz. Acıları içimizde çok derin. Ama bu acılar bizim sınıf kinimizi daha da arttırıyor. Halkların eşitliğini, kardeşliğini savunma bilincimizi daha çok körüklüyor.

Alınteri adına yapılan konuşmadan sonra İHD Ankara Şube’den Avni Kalkan söz aldı. Kalkan sözlerine “İsmail yoldaş şahsında devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşen yoldaşlarımızı saygı ve sevgiyle selamlıyorum” diyerek başladı. “Bugün 1978’de Bahçelievler’de katledilen yoldaşlarımızın da, idam edilen Nejdet Adalı’nın da yıldönümü, onları da selamlıyorum” dedi.

Ardından DAD Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak konuştu:

İsmail can sadece komünist değildi İsmail Aleviydi, Kürttü, ezilendi. Sokakta kim varsa onların yanındaydı. Tekel direnişinde günün 24 saati birlikte mücadele ettik. ADAD’ı yeni kurmuştuk. Bir gün üyelik formuna baktım, İsmail üye olmuş, İsmail’e dedim ki ‘Sen Alevi değilsin ADAD’a üye olmuşsun’. Bana, ‘Sen ne diyorsun ya ben kızılbaşım’ demişti. İsmail böyle birisiydi. Hala bizim üyemizdir. Fotoğrafı derneğimizin en güzel köşesinde asılıdır. Zarife’nin dediği gibi, her zaman herkesin yanındaydı. İsmail Ethem’in yoldaşıydı. Tarihe baktığımızda katliamlarla dolu 10 Ekim de bunlardan biri, anmaya kalksan her gün anma yapmamız lazım. İsmail şahsında dünden bugüne katledilen bütün canlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor ve selamlıyorum.

“Ne zaman yorulsam, sözleriyle yanımdaydı”

Aslı Viyan Saraç’ın söylemek istediklerini kendisi konuşamam dediği için Alınteri temsilcisi Aslı adına onun kaleme aldıklarını okudu.

Bu yolda yürürken ne zaman yorulsam sözlerinle sırtımı sıvazlayıp güç verdin yola daha güçlü devam ettim. İyi bir babanın evladına yaptığı gibi, ne zaman eleştirsen kulağıma küpe yaptım, iyi bir babayı sayan evlat gibi… sen gittin gideli eksildim. İyi babayı özleyen evlat gibi… yani Kızılçay’ım sana sadece yoldaşım, hevalim, arkadaşım demek bende eksik kalırdı. Ve ant olsun ve şart olsun hesap soracağız ‘insanca’ daima yılmadan, usanmadan aynı senin gibi, hayatımda iz bırakmadın İZ’im oldun güzel devrimci… #İsmailKızılçay #SerdarBen serdar sen, serdar hepimizdik!


Katılımcı dostlarımızdan Huriye Şahin ise şunları söyledi:

İsmail ile ilk tanışmamız sokak mücadelesinde başladı. İsmail sadece yoldaş değildi iyi bir dosttu. Genelde birileriyle tartışırken ben kişiliğimden kaynaklı bağırabiliyorum. Ama İsmail çok sakin biriydi. İnsanlarla iletişimi de çok kuvvetli biriydi. Biz devrimciler faşizmin bu kadar saldırgan olduğunda bile neden birleşemiyoruz bunu hala anlayamıyorum. İçinde bulunduğumuz günlerde buna çok ihtiyacımız var ki, bizler birleşik hareket edemez isek hep yenilmeye mahkum olacağız. Hep katlediliyoruz. Hep eksiliyoruz. Faşizme karşı birleşik bir cephe oluşturamazsak yenilmeye ve eksilmeye devam edeceğiz.

“Bir yerde olmak değil bir yerin parçası olmak

10 Ekim katliamından ağır yaralı olarak çıkan Elif Özdemir ise şunları söyledi:

İsmail yoldaşla alanlardan tanışıyorduk ama İHD’de daha çok yan yana olma fırsatım oldu. İsmail yoldaş bir yerde olmaktan ziyade o yerin parçası olmayı, oraya bir şey katmayı severdi. Yapılacak bir şeyi denmeden yapardı. Böyle bir insanı tariflerken, o insanın ne kadar çok insana dokunduğunu ne kadar çok insanın yüreğine sarıldığını ne kadar çok yerde emeği kaldığını ne kadar çok sevildiğini, sayıldığını, bir şeylerin öznesi, parçası olduğunu görmemiz gerek. Bazı insanlar vardır dokunduğu yerde değişim yaratır. Ve boşluğu da o kadar boşluk olur. İsmail hala aramızda, yüreğimizde diyoruz ama onun dokunuşlarını da özlüyoruz. Onu çok özlüyorum, onu çok seviyorum. Tüm yitirdiklerimizin önünde saygıyla eğiliyorum.

“10 Ekim’de sınıfın öncüleri katledildi”

İbrahim arkadaş ise şunları belirtti:

İsmail abinin en önemli yanı örgütçü olmasıydı. Bireysel ilişkilerle, çalışma yaptığı yerlerde gayet doğal olurdu, oranın bir öznesi olmaya çalışırdı. Direnişlerde, eylemlerde oranın ihtiyacını görür, belirler ve etrafındakilerle gidermeye, çalışırdı. Bunu tek başına da yapabilirdi. Ancak o kollektif hareket ederek etrafındakileri de katmaya çalışırdı. Birlikte iş yapma pratiğini hayata geçirirdi. 10 Ekim Katliamında aslında sınıfın öncüleri katledildi. Bu bizler ve işçi sınıfı için çok büyük acı bir kayıp. İsmail abi mütevazi bir insandı. Bulunduğu yere büyük bir enerji katardı. Yaptığı her işi en ince ayrıntısına kadar düşünürdü. İşçi sınıfı büyük bir önderini, örgütleyicisini kaybetti. Onların mücadelesini yaşatmak için sınıfın içinde olmak, sanayi havzalarında, fabrikalarda olmak, sınıfa dokunmak, ilmek ilmek mücadeleyi örmek gerekiyor. İnşaatlarda olmak gerekiyor. Onların mücadelesini ancak böyle büyütebiliriz. Onları böyle anabiliriz, onları böyle yaşatabiliriz!

Bayrak Kaya da söz alarak kısa bir konuşma yaptı. Daha sonra Grup Devinim’in müzik dinletisiyle anma etkinliği sonlandırılmadan önce 9 Ekim’de Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde yapılacak olan 10 Ekim çerçevesindeki etkinlikler ve 10 Ekim Pazar Günü 6. yıl anmasında bulunmaya çağrı yapılarak etkinlik sonlandırıldı.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar