Kadın katilleri bu mekanizmalardan güç alıyor!

Kadın katilleri bu mekanizmalardan güç alıyor!

Yıllarca kendisine her türlü şiddeti uygulayan erkeğe boşanma davası açan G.V. isimli kadının yaşadıkları, kadına yönelik şiddet ve cinayetlerinin siyasal karakterini de açıkça ortaya koyacak nitelikte.

Boşanma davasının hemen ardından avukatın 6284 Sayılı Yasa kapsamında uzaklaştırma kararı çıkarmak istemesine hakim “gereli olduğunu kanıtla” manasına gelen bir yaklaşımla reddetti. Dava açıldığını öğrenen erkek bu arada G.V.’ye saldırdı, polis gelmese belki de katledilecekti. Bu olay üzerine sözkonusu hakim 1 aylık uzaklaştırma kararı çıkardı. Bu sefer de savcının devreye girmesiyle G.V.’nin karakola gitmesi istendi. Korkudan evden çıkamayan G.V.’ye polis, aracının lastiğinin patladığını, kendisinin taksiye atlayarak gelmesini, saldırganla konuştuklarını, bir şey yapmayacağı sözü verdiğini söyledi. Bu arada saldırganın telefondan yaptığı tehditler konusunda da şikayetçi olmamasını istedi.

Hâkimden polise kadar kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin nasıl bir mekanizma üzerinden gerçekleştiğinin çarpıcı bir ifadesi olan bu olayda avukatlık yapan Elif Tirenç İpek Ulaş’ın Jinnews’a anlatımları, devlet kurumlarının kadına yönelik şiddet konusundaki tutumlarının teşhiri açısından çarpıcıdır.

‘Yasal mevzuat uygulanılmıyor’

Avukat Elif Tirenç İpek Ulaş, basına yansıyan ve yansımayan, resmi veya gayri resmi rakamlara göre her yıl yüzlerce kadının erkek şiddeti ile yaşamını yitirdiğini söyledi. Rakamların yüksek olmasının altında yatan nedenlere değinen Elif, bunlardan birinin devletin gerek yargı makamlarınca gerek kollukça ve gerekse de diğer birimlerce şiddeti önlemeye dönük uygulamadığı yasal mevzuat ve etkisiz politikalar olduğuna dikkat çekti.

‘Boşanma davasıyla birlikte hayati tehlikesi arttı’

Avukat Elif Tirenç İpek Ulaş, müvekkili olan G.V. isimli kadına ilişkin yaşananları anlatarak bu olayda şiddetle mücadelede Türkiye’nin durumunun gözler önüne serileceğini kaydetti. Elif, müvekkilinin yıllarca şiddetin birçok boyutuna sistematik bir şekilde maruz bırakıldığını ve 12 Ocak’ta da boşanma davasını açtıklarını ifade etti. Elif, “Davayı açarken 6284 Sayılı Yasa kapsamında davaya bakacak olan mahkemeden hem kadına hem de müşterek çocuklara yönelecek şiddeti önlemek maksadıyla koruma talep ettik. Çünkü dava ettiğimiz erkek her türden silahı taşıyan evinde, arabasında bulunduran ve fiziksel ve psikolojik şiddeti sürekli uygulayan biriydi. Boşanma davası açılması ile birlikte G.V.’nin şiddete uğrama ve hatta yüzlerce diğer kadın gibi katledilme riski yüksekti” dedi.

‘Günlerce karar çıkmadı’

6284 Sayılı Yasa’da düzenlendiği üzere tedbir kararlarının ivedilikle alınması gerektiği belirtilmesine rağmen günlerdir kararın çıkmasını beklediklerine dikkat çeken Avukat Elif, erkeğin e-devlet uygulamasından kendisine boşanma davası açıldığını öğrendiğini söyledi.

‘Tüm taleplerimiz reddedildi’

Elif sürece ilişkin devamla şunları anlattı: “Müvekkil korunmak maksadıyla odaya kapanmış koruma kararının çıkmasını bekliyordu. Dava edilen erkek ise ‘seni neyle öldürsem’ şeklindeki tehditlere başladı. İki günün sonunda karar hala çıkmamış olduğundan mahkeme kalemini telefonla arayarak durumun aciliyeti bildirdim. Yoğunluk gerekçe gösterilerek, talebimiz kalem personelince hemen davaya bakacak hakimin önüne götürüldü. Bundan sonrasında ise bir saat içerisinde taleplerimizin tümünün reddedildiği tarafımıza bildirildi. Bildirimin yapıldığı gün ise cuma yani haftanın son günü ve mesai saatinin bitimiydi.

Tehlikede olduğunu ispat et

Ret kararının gerekçesi de tehlikenin var olduğuna ilişkin ortaya konulmuş somut bir olgunun olmayışı… Yani kısaca hakim tarafından ‘Tehlikede olduğunu nereden bileyim, ispatla’ denildi. Mesainin başladığı ilk gün olan 17 Ocak günü hemen üst mahkemeye itirazımızı yapıp durumun vahametini anlattık. Buna rağmen 3 günden fazladır hala itirazımız sonuçlanmadı. Bizler koruma tedbir kararlarını bu şekilde çıkartmaya çalışırken, dava edilen erkek 19 Ocak’ta G.V.’ye saldırdı.”

Saldırıya rağmen sadece 30 gün uzaklaştırma verildi

Failin saldırısında yaralanan G.V.’nin, telefonuna indirdiği ve saldırıya uğradığı o anda basabildiği KADES uygulaması ile kolluğun olay yerine gelmesi ile katledilmekten kurtulduğunu belirten Elif, “Kolluk adli sürecin başlaması ile darp raporu aldırmış ve sadece 30 günlük uzaklaştırma kararı vermiş ve onama için dosyayı ilk başvuruyu reddeden hakime geri gönderdi. Hakim, alelacele 30 gün süreli uzaklaştırma kararını onamış ve çocuklar hakkındaki yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, eşya tahsisi gibi taleplerimiz hala sonuçlanmayı beklemektedir” ifadelerini kullandı.

Ekip otosu gönderilmedi

İfade işlemlerinin ardından sadece birkaç saat tutulduktan sonra karakoldan serbest bırakılan failin, hemen ardından telefonla çocuklara ulaşarak küfrettiğini, kadını ise öldürmekle tehdit ettiğini kaydeden Elif, failin hala evin çevresinde dolaşmaya devam ettiğini dile getirdi. Elif, “Savcı talimatı üzerine kolluk tarafından aranan kadının çocukları alıp karakola gelmesi gerektiği bildirilmiş. Ancak G.V.’nin ‘Siz onu serbest bıraktınız ben evden çıkamam’ itirazına rağmen ekip otosu gönderilmemiş. Kolluk, ‘Merak etme biz onu uyardık. Sen korkma taksiyle gel, bizim lastiğimiz patladı’ diyerek G.V.’yi evden almamışlar. Tehdit ve hakaretlerine devam eden erkek ise evin çevresinde dolanmaya devam ederek, G.V.’nin durumu kolluğa aktarmasına rağmen kolluk ‘şikâyetçi olamazsın zaten seni aramamış’ deyip işlem başlatılmamış” şeklinde konuştu.

Tüm bu ihmallerin yolu deşifre etmek

“Bir yanda üst mahkeme hakiminden itiraz sonucunu bekliyor, bir yandan gelişen şiddet durumuyla alakalı adli süreci yürütüyor ve bir yandan da tüm bunlara rağmen durdurulamayan erkeğin devam eden tehdit ve hakaretleri ile başa çıkmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullanan Elif, şunları söyledi: “G.V., şiddetle mücadele etmek isterken yargısından, kolluğuna tüm birimleri ile; etkisiz, bürokratik, işlemeyen tedbir kararları ile korunmaya çalışmak isteyen binlerce kadından sadece biri ve şans eseri yaşıyor. Yapabildiğimiz şey ihmali olan herkesi şikayet yoluna gitmek ki ilk başvurumuzu reddeden hakim hakkında şikayette bulunduk. Ancak bir yol daha var ki tüm bu ihmaller zinciri ile kadınların katledilmesinin yolunu açan hakim, savcı, kamu görevlisi ve dahil oldukları korumayan, cezasız bırakan ve hatta ödüllendiren sistemi deşifre etmek…”


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar