KEP: “Kazdağları Evimiz, Kazdağları Hepimizin!”

KEP: “Kazdağları Evimiz, Kazdağları Hepimizin!”

Kazdağları Ekoloji Platformu, Alamos Gold’un yerli iştiraki Doğu Biga Madencilik A.Ş.’nin yetkilisi Ahmet Şentürk’ün DW Türkiye’ye yaptığı açıklamanın rantçı ve doğa düşmanı zihniyetleri bir kez daha gösterdiğini kamuoyuna duyurdu:

Alamos Gold’un yerli iştiraki Doğu Biga Madencilik A.Ş.’nin yetkilisi Ahmet Şentürk DW Türkiye’ye yaptığı talihsiz açıklama ile rantçı ve doğa düşmanı zihniyetlerini bir kez daha göstermiş oldu. Tüm Türkiye’nin vicdanını sızlatan Kirazlı’nın yok olan orman ekosisteminin görüntüsünü “inşaat başlamış bir alan” olarak değerlendirdiğini söyleyen Şentürk hadsiz ve kibirli tavırları ile de bizlerin ve kamuoyunun tepkisini fazlasıyla çekti.

Gözü paradan başka şey görmeyen ve sürekli olarak ticari bir işletme olduğunu ve bu iş için bilmem kaç dolar harcadıklarını söyleyen şirket gerçekleri çarpıtmaya ve yalan söylemeye devam ediyor. Doğaya meta olarak bakan bu zihniyetin açıklamalarını ciddiye almıyoruz.

Alamos Gold’un ruhsat hukuku 13 Ekim 2019’da bitmiştir. Bu nedenle orman izinleri de iptal edilmiştir. Alan artık Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uhdesindedir.

Buna rağmen konteynerlerini hala çıkarmamış olan şirket şu anda işgalcidir. Alanda bulunan konteynerler 13 Ekim 2021’i beklemeden acilen çıkartılmalıdır. Alanın rehabilitasyonu da acilen başlamalıdır.

Kazdağları, endemik türleri ve sahip olduğu eşsiz doğal ve kültürel değerleri ile ülkemizin ve dünyanın en önemli ekosistemlerinden biridir. Yörede yaşayan ve tarımla geçinen halkın ve milyonlarca canlının yaşam alanıdır. Alınıp satılacak bir meta değildir.

Şirket yetkilisi işletme aşamasında siyanür kullanacaklarını ancak bunun tehlikeli olmadığını çünkü içilmeyeceğini söylüyor. Kirazlı projesinde 18.900 ton siyanür kullanılması ön görülüyor. Bu kadar siyanür nereye gidecek? İşlenen cevherin içinden geri alınıp geldiği yere geri mi gönderilecek? Altın madenciliğinde kullanılan siyanür ve diğer kimyasalların sızdırma, buharlaşma, atık barajı yıkılması ve çökmesi gibi kazalar sonucu ne kadar da zararlı olduğunu hem ülkemizde hem de dünya örneklerinde çokça gördük. Fatsa’da altın madeni çevresindeki yeraltı ve yerüstü sularında yapılan tahlil sonuçları altın madenciliğinin su kaynakları için ne kadar da kirletici ve tehdit edici olduğunu gözler önüne serdi. Sular kullanılamayacak derecede ağır metallerle zehirlenmiş durumda. Siyanür sızıntılarının ve asit maden drenajı sonucu açığa çıkan ağır metallerin yarattığı tahribatın geri dönüşünün mümkün olmadığını Balya’dan, Kıbrıs Lefke’den biliyoruz. Balya’da hala ot bitmemektedir.

Şirket maden faaliyeti bitince alanı rehabilite edeceğini belirtmektedir. Eko-kırıma uğrayan, kirlenen, yok olan ekosistemin tekrar oluşması ve orman özelliği kazanması yüzlerce yıl sürecektir. Kirazlı Altın Madeni Projesine ve Kazdağları’nın yüzde 79’unu kaplayan tüm diğer madencilik projelerine karşı bunca yıldır verdiğimiz mücadelemiz tüm kararlılığımızla sürecektir. Bunun bilinci ile bizler 425 gün değil, bir ömür çadırlarımızla nöbet tutmaya hazırız.

Şirketi uyarıyoruz ve sesleniyoruz: “Yalan söylemekten, kamuoyunu yanıltmaktan ve Kazdağları’nı yok etme ısrarından vazgeçin. Yoksa şimdiye kadar gördüğünüzden çok daha büyük ve coşkulu bir direnişle karşılaşacaksınız.”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na sesleniyoruz: “Ruhsatın iptal edildiğini ve şirketin ruhsat hukuku kalmadığını acilen açıklayın.”

Tarım ve Orman Bakanlığı’na sesleniyoruz: “Orman izinlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle uhdenize geçen Kirazlı’yı bilimsel ve ekolojik yaklaşımla, sivil toplum örgütlerinin de sürecin bir parçası olmasını sağlayarak acilen rehabilite edin.”

Kazdağları Evimiz!

Kazdağları Hepimizin!

KAZDAĞLARI EKOLOJİ PLATFORMU (KEP)

Eş Sözcüler: Hülya Kurt 05365166584, Süleyman Eryılmaz 05323536415

İletişim: kazdaglariekolojiplatformu@gmail.com


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar