Kriz derinleştikçe AKP’lilerin şirazesi de iyice kayıyor!

Kriz derinleştikçe AKP’lilerin şirazesi de iyice kayıyor!

Ekonomik-siyasi-kültürel çok katmanlı kriz derinleşip daha kapsamlı bir toplumsal krizi tetiklerken AKP’lilerin de şirazesi hepten kaymaya başladı. Sadece AKP MYK Üyesi Metin Külünk, Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Manisa Milletvekili Uğur Aydemir’in son açıklamalarına bakmak bile nasıl bir halet-i ruhiye içinde olunduğunu anlamak açısından kafidir

Ekonomik kriz derinleşip yüksek enflasyon, işsizlik ve yoksulluk olarak büyük bir toplumsal yıkıma doğru giderken AKP cenahından şirazesi gitgide kayan açıklamalar bir birine ekleniyor. Bu açıklamaların herbirinde arsızlık ve tarihsel toplumsal gericilik birikimini-toplumsal hassasiyetleri kaşımakla işin içinden sıyrılma çabası var, cehaletse baki. Bu hali görünürleştiren faktörlerden biri burjuva muhalefet partilerinin ikili iktidar varmış gibi davranmaları, bu algıyı oluşturacak atraksiyonlarını sistematik hale getirmeleri. Diğeri ve en önemlisi de ekonomik-bölgesel-siyasal krizdeki derinleşmenin artık orasından burasından kapatılamayacak bir hal alması.

Sadece birkaç örnek…

Japonya’yla bir garip kıyaslama!

AKP’lilerden gelen arsız açıklamalardan birini geçtiğimiz gün Grup Başkanvekili Cahit Özkan yaptı. Özkan Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybını Japonya’yla kıyaslamış ve “Doların değeri ile ilgili Japonya bir mukayese yapıyor mu? Nasıl başarısız bir ekonomiyiz diyerek kendi ekonomilerini değerlendiriyor mu? Bu ülkede faizle mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz’‘ ifadelerini kullanmıştı. Cehalet mi arsızlık mı karar verilemeyecek bir dengesizlik hali… Keza Japoya’da yenle dolar kurunun 30 yıldır değişmeyen bir eğride seyredecek kadar istikrarlı bir ekonominin varlığından ya haberdar değil ya cehaletinin sınırı yok ya da halkı koyun sürüsü sanan bir erk düşkünü.

Parası olmayan eski yolu kullansın” öyle mi?

Yine bütçe görüşmelerinde Hazine’den garanti ödemesi yapılan yollarla ilgili tartışmalar sırasında AKP Manisa Milletvekili Uğur Aydemir utanıp sıkılmadan “Cebinde parası olmayan eski yolu kullanır” diyebildi: Paranız bittiği zaman arkadaşlar gözlerinizi kapatıp arazinin gölgesinde oturmayın, başınızı bir kaldırın, şu yolların güzelliğine bakın. Gözünüz gönlünüz açılsın. Vatandaşlarımız çok zekidir, akıllıdır, yola çıkarken kendilerini bir kontrol ederler, öyle yola çıkarlar. Dolayısıyla, eğer cebinde parası yoksa eski yolu kullanır, eski yolun seyahat rahatlığını da yaşayarak görür.

“Unuttuğu” ya da halka unutturacağını sandığı bir şey vardı, parası olmayanın da hazineye ödeme yapmak zorunda bırakıldığı yollardı bunlar. Geçmesen de fiyatı cebinden çıkan yollar…

Uğur Aydemir’in arsızlıkla “Cebinde parası olmayan eski yolu kullanır” dediği o yollar için verilen garanti ödemeleri için 2022’de en az 20 milyar 378 milyon liralık ödenek ayırıldı! Tutar 2023 yılında 23 milyar liranın, 2024’te ise 26 milyar liranın üzerine, toplamda yaklaşık 70 milyar lira olacak.

Haziran 2021’e kadar geçiş ve kullanım garantilerine ödeme tutarıysa 6 milyar 361 milyon lirayı geçti.

4 bin 983 TL’lik atkıya “savunma”!

İşçi ve emekçiler ekonomik krizle boğuşurken 330 pound (4 bin 983 TL) değerindeki Louis Vuitton marka atkısına yönelik eleştirileri o tepe tepe kullandıkları “mağduriyet” argümanlarıyla savuşturmaya çalışan AKP MKYK üyesi Mücahit Birinci’ye ne demeli. Pişkinlik, arsızlık, … saymakla bitmez.

Boynunda 5 bin liralık bir atkı taşıyan bu adam gelen eleştirileri, “Bu azgın azınlığa göre biz, ‘Bizimkiler’ dizisindeki kapıcılarız” diyerek karşıtlarına saldırıya dönüştürebildi. Üstelik bu lüks düşkünlüğünü bile kendi tabanındaki tarihsel tepkilere oynayarak siyasi girdiye dönüştürmeye çalıştı. Arsızlık kavramının tanımlamaya yetmeyeceği bir davranış biçimi bu.

Peker’den her ay 10 bin dolar alan kendisi değilmiş gibi…

Peker’in ifşalarında adı Osmanlı Ocakları gibi bir faşist-kontra örgütlenme ve her ay kendisinden aldığı 10 bin dolarla geçen AKP MYK Üyesi Metin Külünk, epeydir ortalıkta görünmezken son günlerde yeniden ekran yüzü olmaya başladı. Bir bakıyorsunuz Urfa’da-Mardin’de, bir bakıyorsunuz Çorum’da, bir bakıyorsunuz bilmem hangi Youtube kanalı ya da TV’de… “Uluslararası sermaye defol!” diyen paylaşımları retweet yapan, sıkı antiemperyalist pozlar takınıp Kuva-i Milliye’den bahseden, devlet gücünü de arkasına alarak halka zulmeden DEDAŞ’ı Erdoğan’a şikayet eden, yandaş şirketlere parmak sallayarak “bunlar da bizim önümüze engel oluyor” imalarında bulunan Külünk, Çorum’da düzenlenen “Yeni dünya düzeninde Türkiye’nin konumu” konulu konferansta da benzer argümanları tekrarladıktan sonra sözü getirip LGBTİ+’lara bağladı.

Türkiye’siz dünya düzeni kurulamayacağını iddia eden Külünk devamında, İstanbul Sözleşmesi ve LGBTİ+’ların da Türkiye’nin gücünü zayıflatmaya çalışan güçlerin içeriyi kışkırtma, değerleri erozyona uğratma aracı olarak kullanıldıklarını belirtti. Külünk’ün kendi karanlık mafyatik ilişkilerine bakmaksızın utanmazca dile getirdiği o sözler söyle:

Sanayi devriminden sonra dünyanın ekonomik gücünü elinde bulunduran ateşin çocukları biyolojik insanı tüketmek istiyor. İnsanı cinsiyetsizleştirmek istiyor. LGBT kavramına Türkiye’de sahip çıkanlara dikkat edin. LGBT tartışmaları sıradan bir tartışma değildir. LGBT tartışmalarını stratejik hedefi anneyi evlattan kopararak, babayı evlattan kopararak anne ve babayı bir biyolojik fabrikaya dönüştürüp evlatları ailelerinden alıp kendi cinsiyetini kendin belirlensin diyerek bir nesli tüketmek istiyorlar. Biyolojik insanlığını çökertmek istiyorlar. Hz. Adem’den bu yana devam eden insan varlığını yok etmek istiyorlar. Bu bir siyasi ve politik mesele değildir. Milletsiz ittifakın popülist yaklaşımlarından öte aklının kimlerle müttefik olanlara bakacaksınız. Bir yandan Türkiye’yi butik devlet haline getirmek için PKK üzerinden Türkiye’ye yönelik operasyonları devleti çökertmek için FETÖ üzerinden operasyonları diğer yandan da CHP’li belediyelerin ve CHP’nin başındaki şahsın iktidara geldiklerinde bir haftada İstanbul sözleşmesini tekrar ikame edeceğiz sözlerini iyi okumalısınız. 

Tamamen tarihsel-toplumsal gericilik birikiminin yarattığı hassasiyetleri kaşıyan bu adamın son günlerde bu kadar görünür hale gelmesinin AKP’nin önümüzdeki dönemde nasıl bir siyasi akılla hareket edeceğinin turnusolü olduğu gerçeğini bir tarafa bırakmadan okunması gereken gelişmeler bunlar…


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

1 Yorum

İlgili yazılar