KSH, halk ayaklanmasının niteliğini anlattı, genel grev ve dayanışma çağrısı yaptı

KSH, halk ayaklanmasının niteliğini anlattı, genel grev ve dayanışma çağrısı yaptı

Kazakistan’da zamlara, yoksulluğa, yolsuzluk ve diktatörlüğe tepki olarak başlayıp, ayaklanmaya dönüşen eylemler, onlarca ölüm ve binden fazla yaralanmaya rağmen devam ediyor. Kazakistan Sosyalist Hareketi, ülkede genel grev ve komiteleşme çağrısı yaparken, dünya sosyalist-devrimci ve komünist hareketine de dayanışma çağrısında bulundu

Zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarına rağmen halkın sefaletle boğuştuğu Kazakistan’da LPG’ye 2 katı zam yapılınca patlayan protestolar silahlı çatışmalarla iç içe geçen gerçek bir halk ayaklanmasına dönüştü. “Ürettiğimiz gaz bizi neden ısıtmaz?” diye soran işçi ve emekçiler, 2 Ocak’tan beri sokakta. İlk önce Batı Kazakistan’ın petrol ve doğalgaz merkezi olan kentlerinden Janaözön’de petrol işçilerinin eylemleriyle başlayan protestolar Mangıstav merkezine, oradan da Almatı, Aktav, Atırau, Ural, Aktubinsk, Kostanay, Kızılorda, Karaganda, Şimkent, Taraz ve Ekibastuz’da gibi kentlere yayıldı. Ülkenin güney doğusunda yer alan Almatı şehrinde valilik ve savcılık binaları yakıldı. Ülkedeki zenginlikle-yoksulluk arasındaki devasa uçurumun simgeleştiği isim olan diktatör Nazarbayev’in kendisini yaşarken putlaştırmak için diktiği heykeller devrildi. Eylemler Nazarbayev’in ismi Nur-Sultan’ın verildiği başkent Astana’ya ulaştı. Hükümet istifa etmek zorunda kaldı. Ülke genelinde OHAL ilan edildi. İlk önce sokağa indirilen askerler halk karşısında geri çekildi. Polisin de bir kısmı halktan yana tutum aldı. Daha sonra devreye özel kuvvetler sokuldu.

Halen perde arkasındaki gerçek diktatör olan Nazarbayev’in kuklası Kasım Cömert Tokayev, halkına karşı Rusya’dan yardım talep etti. Ülkenin birçok yerine yayılan silahlı çatışmalarda birçok insan hayatını kaybederken, binden fazla insan yaralandı.

Eylemlerin ilk günlerinde zamların geri alınması talebi öne çıkarken, sonrasında anayasanın değiştirilmesi, yerel yönetimlerin atamayla değil seçimle belirlenmesi gibi politik talepler dile getirildi.

LPG zamları, artan enflasyon ve hayat pahalılığı, sürekli değer kaybeden para birimi (Tenge), ücretlerin erimesi gibi ekonomik taleplerle başlayıp giderek politik bir muhteva kazanan eylemler, halkta birikmiş sınıfsal öfkeyi en keskin biçimlerle sokağa yansıtmaya devam ediyor.

Bu arada birçok kentte Rus askerleri konuşlandırıldı, internet ve telefon bağlantıları kesildi, gerçek mermilerle saldırılarda onlarca emekçi hayatını kaybetti.

Kazakistan Sosyalist Hareketi’nden açıklama

Kendiliğinden bir hareket olduğu anlaşılan, henüz kendisine kolektif bir program da yaratamayan ve bu öncüsüzlüğü-programsızlığıyla tehlikeli yerlere savrulma potansiyeli de taşıyan bu görkemli halk ayaklanmasında çapı küçük olsa da özellikle işçi sınıfı içinde belirli mevziler kazandığı belirtilen Kazakistan Sosyalist Hareketi (KSH) yazılı bir açıklama yaparak, genel grev çağrısında bulundu.  Dünyadaki işçi hareketleri, komünist ve sol hareketlere dayanışma çağrısında bulunan KSH açıklamasında, “Asker ve polis terörüne karşı örgütlü direnişi sağlamak için toprak ve üretim bazında birleşik eylem komitelerinin oluşturulması acildir” denildi.

Socialismkz.com sitesinde yayınlanan ve “Kazakistan’da bugün gerçek bir halk ayaklanması var” denilen 6 Ocak tarihli açıklamada, LPG fiyatının ikiye katlanmasının sabrı taşıran son damla olduğuna dikkat çekildi. Açıklamadaki “Protestolar en başından beri sosyal ve sınıfsal nitelikteydi. Gösteriler tam da tüm protesto hareketinin bir tür siyasi merkezi haline gelen Janaozen’de petrol işçilerinin inisiyatifiyle başladı” tespiti dikkat çekti.

Sosyal bir protesto olarak başlayan hareketin daha sonra genişlemeye başladığına ve işçi kolektiflerinin ücretlere yüzde 100 zam, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, sendikal özgürlük gibi kendi talepleriyle de gösteriler düzenlediğine vurgu yapılan açıklamada, “Sonuç olarak, 3 Ocak’ta, tüm Mangistau bölgesi, komşu Atırau bölgesine de yayılan bir genel grevle sarsıldı” denildi.

Petrol işçilerinin katılımı

4 Ocak’ta salı günü ABD’li Chevron enerji tekelinin hisselerinin çoğunluğuna sahip olduğu Tengizchevroil şirketinde çalışan petrol işçilerinin, katılımın yüzde 75’e ulaştığı bir grev gerçekleştirmesinin önemine değinilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Burası, geçen yıl aralık ayında 40 bin işçinin işten çıkarıldığı ve yeni bir dizi işten çıkarmanın planlandığı yerdi. Daha sonra gün boyunca Aktobe ve Batı Kazakistan ile Kızılorda bölgelerinin petrol işçileri tarafından desteklendiler. Ayrıca, aynı günün akşamı Karaganda bölgesinde ArcelorMittal Temirtau şirketinin maden işçilerinin grevleri başladı ve ülkenin tüm madencilik endüstrisinde genel bir grev olarak kabul edilebilecek şekilde Kazakhmys şirketi bakır dökümcüleri ve maden işçilerinin grevleri başladı. Ve burada da maaşların yükseltilmesi, emeklilik yaşının düşürülmesi, sendikal örgütlenme ve grev hakkı talepleri öne sürülüyor.”
Salı günü aynı zamanda Atırau, Uralsk, Aktyubinsk, Kızılorda, Taraz, Taldikorgan, Turkestan, Çimkent, Ekibastuz’da; Almatı bölgesindeki şehirlerde ve Almatı’da süresiz mitinglerin başladığı belirtilen açıklamada 4-5 Ocak gecesi bütün sokakların dolduğu belirtildi.
Polisle göstericilerin çatışması sonucunda şehir yönetim binasının geçici olarak ele geçirildiği ve bunun üzerine Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in olağanüstü hal ilan ettiği kaydedildi.

İşsiz gençler, banliyölerinde yaşayanlar…

İşsiz gençlere işaret edilen açıklama şöyle devam etti: “Almatı’daki bu gösterilere ağırlıklı olarak işsiz gençlerin ve metropolün banliyölerinde yaşayan, geçici veya düşük ücretli işlerde çalışan yerli göçmenlerin katıldığı belirtilmelidir. Mangistau bölgesi ve Almatı için ayrı ayrı gaz fiyatını 50 tengeye indirerek vaatlerle onları sakinleştirme girişimleri de kimseyi tatmin etmedi.

Tokayev’in hükümeti ve ardından Nursultan Nazarbayev’i Güvenlik Konseyi başkanlığı görevinden alma kararı da protestoları durdurmadı, 5 Ocak’ta daha önce protestoların olmadığı Kuzey ve Doğu Kazakistan’ın bölgesel merkezlerinde, Petropavlovsk, Pavlodar, Ust-Kamenogorsk ve Semipalatinsk’te de kitlesel protesto mitingleri başladı. Aynı zamanda, Aktube, Taldikorgan, Çimkent ve Almatı’daki bölgesel valiliklerin binalarına girmek için girişimlerde bulunuldu.”

Janaozen’de yükselen talepler, siyasi mahkumların serbest bırakılması

İktidardakilerin istifasına dikkat çekilirken şunlar kaydedildi: “Janaozen’de, süresiz mitinglerinde işçiler yeni talepler formüle ettiler: Görevdeki cumhurbaşkanının ve tüm Nazarbayev yetkililerinin istifası, 1993 Anayasasının restorasyonu ve buna bağlı olarak parti, sendika kurma hakkı, siyasi mahkumların serbest bırakılması ve baskıya son verilmesi. Burada bir ‘aksakallar’ konseyi oluşturuldu ve bu da fiili yönetim organı haline geldi. Böylece artık farklı il ve bölgelerde kullanılan talepler ve sloganlar tüm harekete seslenmeye başladı ve mücadele siyasi bir içerik kazandı. Mücadeleyi koordine edecek komiteler ve konseyler oluşturmak için sahada da girişimlerde bulunuluyor.”

Kazakistan Sosyalist Hareketi’nin açıklamasında, Mangistau bölgesi kentlerinde daha önce askerler halka ateş etmeyi kabul etmezken 5-6 Ocak gecesi özel kuvvetlerin devreye sokulduğu ve halka ateş açıldığı belirtildi. İsyancılar tarafından ele geçirilen havaalanı ve mahallelerde “temizlik” başlatıldığı ve göstericilerden alınan bilgilere göre çok sayıda insanın öldürüldüğü kaydedilerek, “Bu durumda, tüm protesto ve grevlerin şiddetle bastırılması tehlikesi mevcuttur ve burada ülkeyi genel grevle tamamen felç etmek gerekmektedir. Bu nedenle asker ve polis terörüne karşı örgütlü direnişi sağlamak için toprak ve üretim bazında birleşik eylem komitelerinin oluşturulması acildir” denildi.

Uluslararası dayanışma çağrısı

Kazakistan Sosyalist Hareketi, dünyadaki tüm işçi hareketleri ve komünist hareketlere, sol örgütlere uluslararası dayanışma çağrısı da yaptı.
Açıklamada hareketin talepleri ise şöyle sıralandı:
* Halka karşı düşmanlıklar derhal sona ersin ve birlikler şehirlerden çekilsin!
* Cumhurbaşkanı Tokayev dahil tüm Nazarbayev yetkilileri derhal istifa etsin!
* Tüm siyasi hükümlü ve tutuklular serbest bırakılsın!
* İşçilere kendi sendikalarını, siyasi partilerini kurma, grev ve gösteri yapma hakkı!
* Yasaklı Kazakistan Komünist Partisi ve Kazakistan Sosyalist Hareketinin faaliyetleri yasallaştırılsın!
* Ülkenin tüm işçilerini ve emekçilerini, Janaozen’in (2011 ayaklanmasında) katledilen petrol işçilerinin taleplerini hayata geçirmeye; ülkenin tüm madenciliğini ve büyük ölçekli sanayisini işçi kolektiflerinin kontrolü altında kamulaştırmaya çağırıyoruz!


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar