Metalde fırtına kopar mı? Gözler Renault işçilerinde

Metalde fırtına kopar mı? Gözler Renault işçilerinde

Gözler Renault işçilerinde… Renault fabrikasında çalışan işçiler Çimsataş işçileri gibi fiili meşru direnişe geçip sınıf kardeşlerinin tümüyle sınıfsal duruşunu sahiplenecek ve ileriye mi taşıyacak yoksa diğer fabrikalar gibi sözleşmeye ses çıkarmayıp sefaleti mi kabullenecek?!..

Zehra Çaldağ

Binlerce hatta milyonlarca metal işçisinin yaşama ve geçinme, güvenli çalışma koşulları dönemsel toplu sözleşmelerle belirlenir. Toplu sözleşmelerde güya işçileri temsil eden sendika ağaları sermayeyle masaya oturur. Masaya oturmadan işyerlerinde, fabrikalarda işçi temsilcileriyle taslaklar hazırlanır. İşçilerde sanırlar ki kendilerinin görüşleri alınarak hazırlanan taslaklardan bir adım bile geri atılmayacak, gerekirse masaya yumruk vurulacak ve masa devrilecek. İşçilerin beklentisi budur.

Çünkü işçiler fabrikalarda hazırlanan taslaklar kabul edilmezse sözleşmeyi kabul etmeyeceklerini gerek eylemle gerek iş yavaşlatarak gerekse sloganlar, alkışlar ve ıslıklarla defalarca haykırdılar. Tabii ‘kurnaz’ sendikacılar da buna öncülük etmekten, deyim yerindeyse işçileri eylemlerde desteklemekten kaçınmadılar.

Bu eylemlerde işçilere bol bol propaganda yaptılar. Ahkam kestiler. İşçiler bol bol “İşte sendika işte TM, yaşasın örgütlü mücadelemiz!”, “İşte sendika işte BMİS, Yaşasın örgütlü mücadelemiz!” sloganları attı durdu

Birkaç gün önce imzalanan satış sözleşmesine yönelik tepkiyi sadece Çimsataş işçileri hayata geçirdi. Üretimden gelen gücünü kullandı ve üretimi durdurdular. Diğer fabrikalarda ise tepki gösterilse de üretime devam ediyor. TİS’i kabul etmeyerek fiili-meşru direnişe geçen işçiler adeta adeta yalnız bırakıldılar. Toplu sözleşmenin açıklanmasından sonra değerlendirme yapan Çimsataş işçileri: “Çay, şu, sigara içemiyoruz. Rahat rahat tuvalete gitmek istiyoruz. Çatısı akmayan yerde çalışmak istiyoruz. Her türlü yatırımı yapıyorlar, insana yatırım yapmıyorlar” diye yakındılar.

Sekrörde yalnız bırakılmış olsalar da gerek İstanbul Çimsataş önünde yapılan basın açıklamalarıyla gerekse sosyal medyadan başka illerdeki farklı sektörlerden -mesela Uğur Tekstil işçileri- dayanışma içinde olduklarını ifade eden açıklamalar gelmeye devam ediyor. Keza bazı metal fabrikalarında tekil olarak metal işçilerinin dayanışma mesajları da sosyal medyada yer alıyor. Ancak hem sendikal çürümeye hem de dayatılan sefalete karşı bunlar yeterli değil. Gözler 16 Ocak Pazartesi senelik izinden dönecek olan Renault işçilerine çevrilmiş durumda

Renault Metal fabrikası işçileri nasıl bir tavır sergileyecek?

Çimsataş işçileri kararlı bir duruşla direnişe devam ediyor. İşçiler fiili-meşru direnişlerini devletin kolluk güçlerinin baskısına, mesajlarla işten çıkarılmalara rağmen fabrika önünde sürdüryorlar.

Öte yandan bir önceki “metal fırtına”nın motor gücünü oluşturan Renault Metal Fabrikası işçileri toplu sözleşme satışı imzalandığında senelik izindeydiler. Renault işçilerinin 17 Ocak’ta işbaşı yapmaları bekleniyor. Ve TİS’e karşı tepkilerinin ne olacağı da aynı merakla bekleniyor. Renault fabrikasında çalışan işçiler Çimsataş işçileri gibi fiili meşru direnişe geçip Çimsataş işçisinin sınıfsal duruşunu sahiplenecek ve ileriye mi taşıyacak yoksa diğer fabrikalar gibi sözleşmeye ses çıkarmayıp sefaleti mi kabullenecek?!..


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar