Müslüme cinayeti ve “kutsal aile” tülü!

Müslüme cinayeti ve “kutsal aile” tülü!

2 buçuk yaşındaki Müslüme Yağal’ın gerçek babasının tutuklanan dedesi olduğu öğrenildi. Kutsal aileyi korumak adına konulan yayın yasağına rağmen yansıyan bilgiler korkunç.

Kutsallaştırılan aile halesinin arkasında nelerin saklandığı, insanı sersemleten örneklerle bir lağım gibi ortalığa saçılıyor bazen. Mersin’in Gülnar ilçesinde 10 Kasım’da kaybolan ve yarı çıplak vaziyetteki cesedi 10 gün sonra ailesinin çadır kurduğu noktaya 7 kilometre mesafedeki Karaağaç mevkiinde bulunan 2 buçuk yaşındaki Müslüme Yağal’ın ölümü bunlardan sonuncusu.

Devletin hızla neden yayın yasağı koyduğu da ortalığa saçılan bölük pörçük bilgilerden anlaşıldı. Çocukları, kadınları korumaktan ziyade ailenin kutsallığını korumayı esas aldı devlet bir kez daha. Bu yaklaşımla konulan bu yayın yasağına rağmen parça parça yansıyan bilgiler, gerçeğin tahminlerinde ötesinde korkunç olduğunu gösterdi.

Bunlardan biri, Müslüme’nin tutuklanan dedesi Hasan Yağal’ın aslında babası olduğu, Müslüme’nin ağabeylerinden birinin DNA’sının da dedesiyle yüzde 100 eşleştiği. Müslüme’nin annesi Sevgi Yağal’ın ifadesinde dede Hasan Yağal’ın kendisine tecavüz ettiğini, bu gerçeği şimdiye kadar korktuğu için açıklayamadığını belirttiği öğrenildi. Dede Hasan Yağal’ın 13 yaşındaki çocuğuna da tecavüz ettiği, Oda TV’ye yansıyan başka bir “ayrıntı”. 2 buçuk yaşındaki Müslüme’nin de tecavüze uğradığı…

Çocuk istismarına, kadına yönelik şiddete, tecavüze karşı meydanlara çıkan kadınları tehdit edenler, bu suçlarla ilgili en azından psikolojik baskı yaratarak engelleyici bir rol oynayan İstanbul Sözleşmesi’nden imza çekenler ve buna karşı ses çıkaranları “sapkın” ilan edenlerin aileyi kutsallaştırırken her türlü kötülüğü de bununla kılıfladıklarını biliyoruz. Kadın mücadelesinin yarattığı toplumsal duyarlılığa, bu duyarlılığın tek tek kadınlarda filizlediği özgüvene düşman olanların Müslüme’nin annesinin yaşadıklarına, Müslüme’ye yaşatılanlara ve bunun yıllarca örtbas edilmesine zemin sunduklarını asla unutmadan bu bataklık düzene karşı mücadele etmek dışında bir seçenek yoktur.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar