Myanmar’da askeri darbeye karşı son sözü sınıf söyleyecek

Myanmar’da askeri darbeye karşı son sözü sınıf söyleyecek

Myanmar’da öncüleşmiş kadınların azımsanmayacak sayısıyla hazır giyim işçileri başta olmak üzere sınıfın darbeye nasıl yanıt vereceği sorusu büyük önem taşıyor.

YAŞANACAK DÜNYA

Myanmar’da kadınların çalıştığı ve öncüleşmiş kadınların azımsanmayacak sayısıyla hazır giyim işçileri başta olmak üzere sınıfın darbeye nasıl yanıt vereceği sorusu büyük önem taşıyor.

Bugün sokakları dolduran binlerce emekçi, ülkenin gözaltındaki fiili lideri Aung San Suu Çii ile askeri diktatörlük temsilcileri arasına sıkıştırılmaya çalışılıyor. Müslümanların etnik temizliğini de içeren insanlık dışı kirli siciline rağmen Aung San Suu Çii ve partisi, ülkedeki popülerliğini “Askeri yönetime son vereceği ve dünyaya açılımı temsil edeceği” masalıyla kazanmıştı.

Oysa Myanmar’da hala yürürlükte olan 2008 Anayasası orduya, kilit bakanlıklar üzerinde tam kontrol ve olağanüstü hal ilan etme yetkisi veriyor.

Myanmar’da 8 Kasım 2020’deki seçimlerde hile yapıldığı öne sürülerek gerçekleştirilen askeri darbenin ardından başlayan eylemler ise ülkenin en kalabalık şehri Yangon’da bir araya gelen binlerce kişinin askeri darbeyi protesto etmesiyle devam etti. Kırmızı balonlar taşıyan eylemciler “Askeri diktatörlük değil, demokrasi istiyoruz” şeklinde slogan attı.

2000’li yıllar sonrası sınıfın dili konuşuyor

2000’ler sonrası ülkeyi saran grev dalgası, kapitalistlerin askeri darbe istemeleri de dahil krizlerini tetikleyen faktörlerin başında geliyor. Yüzde doksanı kadın çalışan olan, Myanmar’ın başlıca ihracatını sağlayan hazır giyim sektöründe -son verilere göre- 2019’da (yaklaşık 600 bin işçi çalışıyor) kovid-19 salgını ve çeşitli kısıtlamalar nedeniyle bir iş bırakma dalgası yaşanmıştı.

Kadın işçi önderlerinin sayısının her geçen gün arttığı Myanmar’da covid-19 salgını bahanesi ile hükümet insanların toplanmasına kısıtlamalar getirdi. İşçiler şu anda fabrikaların dışında grev çadırı açamıyor ve grev yapmaları engelleniyor.

Covid-19 aynı zamanda patronlara işçileri baskı altında tutma, işten çıkarma ve sendikalara baskı yapma konusunda üstünlük sağlıyor. Siparişler azaldıkça, işverenler işgücünü azaltmayı planlıyor. Bütün göstergeler birçok ülkede olduğu gibi Myanmar’da da son sözü sınıfın söyleyeceği, darbeyi de yine aynı dinamiklerin püskürtebileceği yeni bir dalga bekliyor.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar