Ne Gökçek Ne Mansur Rant Yolu’na Hayır!

Ne Gökçek Ne Mansur Rant Yolu’na Hayır!

“2017 yılında bu yola karşı alanda bizim yanımızda görüntü veren, direnişimizi açıktan destekleyen CHP’li isimler bugün aynı yolu Mansur Yavaş yapmaya çalışırken çıkıp tek kelime etmiyor.”

Bir kısmı ODTÜ kampüsü arazisinden geçecek olan 11 km uzunluğundaki Bilkent-İncek arası bağlantı yolu projesi, bölgede inşa edilen dev Şehir Hastanesi ve İncek tarafına doğru inşa edilen yüksek katlı rezidanslar nedeniyle Gökçek döneminde başlayıp Mansur döneminde devam ettirilen inşaat tekellerinin çıkarlarını gözeten kent politikaları açısından olmazsa olmaz gözüyle bakılan bir yatırım. Onca binanın boşa gidecek hali yok ya! ODTÜ öğrencilerinin öncülüğünü yaptığı Rant Yoluna Hayır İnisiyatifi’nden ODTÜ öğrencisi Tuğulka sorularımızı yanıtladı.

İnisiyatifin yolla ilgili daha detaylı Rant Yoluna Hayır youtube kanalından ulaşabilirsiniz.

Mücadeleniz nasıl ve niçin başladı? Kısaca anlatır mısınız?

Rant Yolu projesinin ihaleye çıktığını öğrenir öğrenmez harekete geçtik. Amacımız; kampüsümümüzü, ekosistemlerimizi ve Ankara kentini neoliberal kent ve doğa politikalarının saldırılarına karşı savunmaktı.

Geçen süre içinde belediye seçimleri yapıldı. Mansur Yavaş başkanlığında yeni yönetim işe başladı. Peki yol projesinde neler değişti?

Yol projesinde, Gökçek zamanında bu yola karşı çıkanların bugün sesini çıkarmaması dışında bir değişiklik yok. Mesela 2017 yılında bu yola karşı alanda bizim yanımızda görüntü veren, direnişimizi açıktan destekleyen CHP’li isimler bugün aynı yolu Mansur Yavaş yapmaya çalışırken çıkıp tek kelime etmiyor.

Şimdiki yönetim, yol projesini genişliğinin azaltılması, tünel ve ekolojik köprü gibi birtakım teknik revizyonlarla hayata geçireceklerini söylüyor. Ama bu revizyonlar ne yolun sebep olacağı ekolojik yıkıma ne de hizmet ettiği spekülatif ranta engel olacak. Mansur Yavaş ve onun başkanlığındaki ABB, Gökçek’in izinden gidiyor; sermayenin, şirketlerin çıkarları için çalışıp, AKP’nin neoliberal kent ve doğa politikaları doğrultusunda hareket ediyor. Aradaki fark şu ki, şimdiki yönetim toplumun gözünü boyamaya, demokrasi tiyatrosu çevirmeye ve yeşil badanacılığa çok daha fazla önem veriyor. Ve bunu AKP’ye göre daha iyi yapıyor. Uzun süren Gökçek yönetiminin ardından insanlar Mansur Yavaş’a bir kurtuluş ve umut olarak bakıyorlar. Büyük bir imaj yatırımı sayesinde, Yavaş, öğrenciler de dahil pek çok kişinin güvendiği ve sempati duyduğu birisi haline getirildi ve o da bu güveni ve sempatiyi manipülasyonları için çok güzel kullanıyor. Bu yüzden, işin aslının ne olduğunu insanlara anlatmak için çok daha fazla emek sarf etmemiz gerekiyor.

Eskişehir Yolu’nu Gölbaşı’na bağlayan bu yola neden Rant Yolu diyorsunuz?

Çünkü bu yol birilerine spekülatif rant üzerinden kazanç sağlama amacına hizmet ediyor. Bu yol sebebiyle yol güzergahı üzerinde ciddi bir imar hareketliliği yaşanacağı aşikâr. Hatta geçtiğimiz günlerde çıkan imara açılan arazi haberleriyle şimdiden başladığını görüyoruz. Yol güzergahı üzerinde bulunan, daha önce kadastral tapusu yapılmamış ve imara açılmamış, dolayısıyla arsa fiyatına oldukça ucuza alınan arazilerin değeri bu yol sebebiyle dramatik bir artış gösterecek ve yol aracılığıyla, yol güzergahı üzerinde yapılaşma teşvik edilecek. Söylediğimiz gibi, bu yolun yapılma amacı da tam olarak bu. Topluma hizmet götürme söylemi, bir bahaneden, bir yalandan ibaret. Kısacası; bu yola Rant Yolu diyoruz, çünkü bu yol bir rant yolu.

Bu yol projesinin ODTÜ ormanlarına ve Ankara’nın yeşil alanlarına etkisi nasıl olacak?

Yolun ODTÜ’den geçen kısmı üzerindeki ağaçların Gökçek zamanında katledilmiş olmasına dayanarak, ABB, bu yolun yapımı için ağaç kesilmeyeceğini söylüyor. Söylediği doğru, zira o ağaçlar 2017 yılında katledildi. Ama bu yolun yapımı için tek bir ağaç daha kesilmese bile, orman büyük bir zarar görecek. Zira orman dediğimiz şey, içerisindeki tek tek ağaçların toplamından ibaret değildir. O, oldukça uzun bir süreç içerisinde meydana gelmiş bir ekosistemdir. Ağaçların birbirleriyle ve başka pek çok canlı ve cansız varlıkla dinamik etkileşiminin meydana getirdiği canlı bir varlık bahsettiğimiz. Dolayısıyla ormanın göreceği zarar meselesini kesilen ağaç sayısına indirgeyemeyiz. En başta, bu yol, iki tarafını birbirinden ayırarak orman ekosistemini ikiye bölecek. İki tane adına “ekolojik” dediğiniz köprü ile bir ekosistemin bütünlüğünü sağlayamazsınız. Bu yol, inşaatı tamamlandıktan sonra da, bir taraftan diğerine geçmeye çalışan hayvanlara araç çarpması, araç ve yol kullanımının sebep olacağı gürültü, ışık, hava, su ve toprak kirliliği ile orman ekosistemine ve ekosistemin bir parçası olan pek çok canlıya büyük zararlar verecek. Orman ekosisteminin yanı sıra, yine ODTÜ kampüsü içerisinde var olan bozkır, göl ve sulak alan ekosistemlerinin de bu yol sebebiyle ciddi zararlar göreceğini belirtmek gerekir. Yolun üzerinden geçeceği ve Ankara için çok önemli ekolojik değerlere sahip olan Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi de aynı zararları görecektir.

Polen Dergi


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar