Şantiye basan Eczacıbaşı çiftinin ifadeleri ortaya çıktı

Şantiye basan Eczacıbaşı çiftinin ifadeleri ortaya çıktı

Bülent Eczacıbaşı’nın eşi Oya Eczacıbaşı ve silahlı adamlarıyla Bodrum’daki villalarının yan parselinde bulunan inşaat şantiyesine izinsiz girmeleri, çalışanların telefonlarını zorla alıp görüntüleri silmeleriyle ilgili Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’nda şüpheli olarak verdikleri ifadeler ortaya çıktı

Oluşturduğu vitrinle Türk tekelci burjuvazinin “aydınlık yüzü” tahtına oturan, kültür sanat alanında kurduğu tekelle bu vitrini süreklileşmiş biçimde “zenginleştiren” Eczacıbaşı Holding’in sahibi Bülent Eczacıbaşı’nın son zamanlarda sergilediği pratik, burjuvazinin oluşturduğu vitrin ne olursa olsun sadece emek sömürücüsü değil aynı zamanda rantçı-talancı karakterini de çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Bülent Eczacıbaşı, Bodrum Cennetköy’deki villasının alanını büyüttü, 10 tane kaçak bina inşa etti, kaçak iskele kurdu, halk plajını kapı ve ördüğü duvarlarla kendi özel plajına dönüştürdü! Bu pervasız yağmacılığına son olarak da yan parselde bulunan Global Çağdaş Holding’e ait şantiye arazisine silahlı adamlarıyla izinsiz girmek, çalışanlarını tehdit etmek, telefonlarını zorla gasbederek görüntüleri silmek eklenmişti. Bu olay üzerine yapılan şikayet nedeniyle kendisi, eşi ve korumasının savcılıkta verdikleri ifadeler açığa çıktı. O ifadelerde de nasıl bir pişkinlik, yalan ve dalaverecilik içinde oldukları açıkça görülüyor.

Eczacıbaşı’nın bu pratikleri, burjuvazinin sadece işçinin karın topluğuna satın aldığı emek gücü üzerindeki despotik sömürgenliğiyle değil, aynı zamanda hemen her şeyin sahibi olduğu, istediğini istediği gibi yapabileceği, müdahale edilmesine asla müsamaha gösteremeyecek kadar kibirli bir saldırganlık kuşanabileceğini çarpıcı şekilde gösteriyor.

Savcılık ifadeleri ortaya çıktı

Eczacıbaşı ve o anda yanında bulunanların Bodrum Cumhuryet Savcılığı’nda verdikleri ifadeler bu gerçeğin çarpıcı ifadesidir. Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Bülent Eczacıbaşı ifadesinde olay günü ile ilgili şunları kaydetti:

Bodrum ilçesi Gölköy Mahallesi bulunan bana ait arsaların, yan kısmında bulunan arsa Çağdaş Global firmasına aittir. Olay günü Çağdaş Holding’e ait otelin açılısı yapılacağı için arsayı kontrol etmek amacıyla Çağdaş Holding’e ait arsanın üst kısmında bulunan yoldan arsanın üst kısmına gittim.

Çağdaş Holding’e ait arsanın üst kısmında bulunan yolun yine Çağdaş Holding’e ait otele doğru ayrılan çatal kısmı hemen altında daha önce holding tarafından yaptırılan bir adet kapı bulunmaktadır. Bizde olay günü bu kapıdan geçerek söz konusu alana gittik. Biz geçmeden önce bu kapı kapalıydı, fakat bize yine Çağdaş Holding’in çalışanları kapıyı açtılar. Ben yanımda eşim, şoförüm ve koruma elamanımızla söz konusu alana geçtik. Biz herhangi bir kimseye ait olmayan yol üzerinde durduk. Bizim bulunduğumuz yer Çağdaş Holding’in değildir.

Çağdaş Holding söz konusu alanı doldurarak kotunu yükseltmeye çalışmaktadır. Olay günü bu durumu belediyeye ihbar ettik. Akabinde belediyeden görevliler olay yerine intikal etti ve bize olay yerinde herhangi bir iş makinesinin bulunmadığını belirttiler. Olay günü biz söz konusu alana izinle girdik. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.”

Arsamızı ziyarete gittik

Eczacıbaşı’nın eşi Oya Eczacıbaşı ise ifadesinde şunları söyledi:

Olay günü eşimle birlikte olay yerinde bulunan kendimize ait arsaya ziyaret etmek amacıyla olayın gerçekleştiği yere gittik. Olayın gerçekleştiği yere giderken normalde izin almamamız gereken kamuya ait yol üzerinde Çağdaş Holding tarafından yaptırılan kapıdan izin alarak geçtik.

Biz aracımızdan indiğimizde Çağdaş Holding’in kendilerine ait araziyi doldurarak yükselttiklerini gördük. Ben bu durumu fotoğraflamak için telefonumu çıkarttığımda bir anda kalabalık bir grup üzerimiz doğru gelmeye başladı. Bu grubun içerisinde 1 veya 2 kişi cep telefonları ile bizi görüntülüyordu. Bende bu duruma karşı tepki göstererek herhangi bir kastım olmaksızın elimi savurdum ve görüntü alamayacaklarını söyledim. Ben kesinlikle olayla görüntü alınan telefona zarar vermek amacıyla hareket etmedim. Daha sonra elim telefona çarptı ve telefon yere düştü. Telefon yerdeyken ben herhangi bir şekilde telefona temas etmedim. Sonrasında eşimle birlikte olay yerinden ayrıldık.”

Elini kaldırdı, telefon düştü

Şantiye çalışanının telefonunu alıp bir süre vermediği iddia edilen ve şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan koruma Hakan Yılmaz ise ifadesinde şunları kaydetti:

17 yıldan bu yana Valilik izni ve onayı ile Eczacıbaşı Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın koruma görevlisi olarak görev yapmaktayım.

Olay günü Bülent bey ve Oya hanım, Gölköy Mahallesinde bulunan arsalarının durumunu kontrol amacıyla arsaya gitmek istediler. Ben de kendilerine eşlik ettim.

Bülent Bey kendi arazisine geçmek isterken hemen bu arsanın yanında bulunan Çağdaş Holding’e ait arsada çalışan birkaç kişi üzerimize doğru gelmeye başladı.

Hatta arabayı park ettiğimiz yerde bizim aracımızın arkasına da çıkmamamız için araç çektiler. Bu sırada bir veya iki kişi izinsiz video çekmeye başladı.

Oya Hanım görüntü vermemek için elini kaldırdığında telefon yere düştü. Görüntünün silinmesi gerektiğini söyleyerek engel olmaya devam ettiğimde ise şahıslardan biri yüzüme doğru hamle yaptı, kolumu tuttu. Olay çıkacağını tahmin ettiğim için Oya hanım ve Bülent beyi alarak olay yerinden ayrıldık.”


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar