Şebinkarahisar, Ayvalık’tan sonra şimdi de Toros’taki krom madeni atık havuzu çöktü

Şebinkarahisar, Ayvalık’tan sonra şimdi de Toros’taki krom madeni atık havuzu çöktü

Maden patronlarına peşkeş çekilen dağlar, ormanlar, yaşam alanları insan ve doğa için ölüm saçmaya devam ediyor. Şebinkarahisar ve Ayvalık’tan sonra bu sefer de Mersin’in Toroslar İlçesi’ndeki maden ocağına ait krom atık havuzu aşırı yağışlar nedeniyle çöktü. Atıkların Deliçay Deresi’ne oradan da denize karışmasından kaygılanılıyor

Tarımsal arazileri, ormanları, yaşam alanlarını maden patronlarının yağmasına açan devlet, buraları denetim ve kontrolden uzak bir ölüm üssü haline getiriyor. Bir avuç altın ya da başka bir maden için tüm bir doğayı, hayatı, içme sularını mahveden bu patronların kar hırsının kontrolsüz bir yağma şeklinde hüküm sürmesinin facia niteliğindeki sonuçlarından biri de Mersin’in Toros ilçesinde yaşandı. İlçenin Musalı Mahallesi’nde 2013 yıllında Deliçay üzerinde kurulu MMK (Metalurji Sanayi Ticaret ve Liman İşletmeciliği A.Ş.) Madenciliğe tarafından kurulan Krom Ocağı ve Zenginleştirme Tesisi’ne ait atıkların toplandığı havuz aşırı yağış sonucu çöktü ve çevreye tonlarca zehirli atık yayıldı. Bu atıklar Deliçay Deresi’ne karıştı.

Deliçay Deresi ise, Toros Dağları’ndan Akdeniz ilçesine geçerek denize akıyor. Çökmeyle birlikte atıkların denize akması bölgedeki insanları kaygılandırıyor. Görgü tanıkları, patlama sonrası dinlendirme havuzlarındaki kromların diğer iki havuzu da patlattığı ve binlerce ton zehirli kromun Deliçay’a ulaştığı bilgisini verdi. 

Facianın ardından Parmakkurdu ve Şahinpınarı Mahallesi’nin arasından bulunan taliye yoldan Musalı Mahallesi’nin yolu taşlarla kapatıldı. Ancak çökme nedeniyle kapatılan yol halen açılmadı. Tedbirlerin yetersizliğinin, felaketin büyümesini tetiklediği kaydediliyor.

Şebinkarahisar’da Nesko Madencilik, Ayvalık’ta Bilfer

Bu olay da maden patronlarının açgözlü kar hırsını sürekli yemleyen devletin bu vampirlerle ilgili hiçbir denetim yapmadığını bir kez daha göstermiş oldu. Daha geçtiğimiz aylarda Giresun Şebinkarahisar’da Nesko Madencilik’in bakır, kurşun, çinko işletmesindeki atık havuzu çökmüş ve binlerce ton zehirli çamur Kılıçkaya Barajı ve Kelkit Irmağı’na karışmıştı. Üstelik bu ilk de değildi. Onun şoku geçmeden bu sefer de Balıkesir Ayvalık’ta benzer bir olay yaşandı. Bilfer Madencilik ve Turizm Şirketi tarafından işletilen ve sürekli olarak kapasite arttıran Ayvalık’a bağlı Karaayıt Köyü yakınlarındaki Bilfer Demir Cevheri Zenginleştirme Tesisi’nin atık depolama alanındaki atık dağı çökmüş ve ağır metaller Dedetepe Deresi’nin suyuna, buradan da içme suyu barajı olarak kullanılan Madra Barajı’na karışmıştı.

Mersin’in Toros ilçesinde çöken atık havuzuyla birlikte halk sağlığının, doğanın, içme sularının, ormanlarının bu yağmacılık karşısında nasıl bir tehlike altında olduğunu bir kez daha gösterdi.

Toros’ta da MMK Madencilik!

Toros ilçesindeki Krom Ocağı ve Zenginleştirme Tesisi Kapasite Artışı ve Atık Depolama Alanı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İnceleme Değerlendirme Komisyonu tarafından 03.10.2013 tarihinde kabul edildi. Ardından faaliyete geçen ve Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirmesinden sorumlu Soma Holding bünyesindeki Minsan Madencilik A.Ş. tarafından işletilen tesis daha sonra MMK Madenciliğe devredildi. Ancak işten çıkardığı işçilerin mahkeme tarafından belirlenen tazminatlarını vermemek için şirketin, kağıt üzerinde isim değişikliğine gittiği iddia edildi. 

 Göz göre göre yaşandı

Maden ocağındaki isim değişikliğine dikkati çeken mahalle muhtarı Ferhat Turan MA’daki açıklamasında, “Arıtma havuzları önceden aşağıdaydı. Yeterli gelmedi galiba, yukarıya aldılar. Haftada iki ya da üç gün buradan geçiyorum. Kenarda gördüğüm su önceden yoktu. 20 gün önce buradan akmaya başladı. Büyük ihtimalle havuzda bir kaçak vardı ve bu kaçaktan dolayı da bu malzeme aktı. Malzeme Deliçay’ın önünü kapattı. İhmal olup olmadığını bilemem, konunun uzmanı değilim. Burada büyük bir doğa katliamı oldu diyebilirim. Bu da göz göre geldi” dedi.  Yolun geçtiğimiz bahar aylarında asfaltlandığını belirten Turan, “Diğer yoldan Musalı’ya gitmek için 24 kilometre gitmek zorunda kalıyorduk, bu yolla 7 kilometre oldu. Ama şimdi yolumuz kapalı. Yolumuzun açılmasını istiyoruz” diye belirtti. 

Doğa katliamı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin Milletvekilli Rıdvan Turan da yaşanılanları “doğa katliamı” olarak nitelendirerek, şunları söyledi: “Burada krom maddeni var. Şu arkamda görmüş olduğunuz büyük set, krom maddenin atıklarının atıldığı set. Bu set bundan 5 gün önce yağan yağmurlara beraber çökmüş durumda. Buna bağlı olarak da aşağıdaki vadiye kanserojen içeren maddeler doldu. Yukarıdan gelen dere bütün o atıkları aşağıya yani tarım alanlarına doğru süpürdü. Yani şu setin, arkasındaki yükün ağırlığına bağlı olarak çökeceğini öngörmek için alemi cihan olmaya gerek yok. Bunun çökeceği çok belli. Burada açık bir şekilde ihmal söz konusudur. Bu faciaya birileri göz göre göre imkan sağladı. Zaten Türkiye’de son yıllarda madencilik faaliyetleri bilimsel esaslara dayanan bir faaliyet olmaktan çıktı. Aynı zamanda bir yağma sanatına dönüştü. Doğa, tarım alanları, tüm hassas olan bölgeler madden olduğu düşüncesiyle talan ediliyor. İşte bu Torosların, bu harika cennet mekanı da yıllardan beri bu yağmaya açılmış durumda. Şuan yaşadığımız büyük facia da, yıllardan beri bağıra bağıra ne yazık ki geldi. Atıklar Deliçay üzerinden sulama kanalları ve tarım alanlarına ulaşmaktadır. Bu alanlar da kanserojenle karşı karşıya. Deliçay’da büyük balık ölümleri meydana gelecek. Yazıktır.”


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar