Serdar Ben ve Fatma Esen’leydik…

Serdar Ben ve Fatma Esen’leydik…

10 Ekim Ankara Katliamı’nda ölümsüzleşenler çeşitli kentlerde mezarları başında anıldı. İstanbul Gazi Mezarlığı’nda da Serdar Ben yoldaş ve katliamda ölümsüzleşen HDP üyesi Fatma Esen anıldı. Katliamın yaşandığı 10:04’te Serdar yoldaşın mezarı başında yapılan anmanın adından Fatma Esen’in yanına geçildi.

İnşaat-İş, Birleşik Mücadele Güçleri (BMG), Gazi 12 Mart Platformu, HDP Sultangazi üye-yöneticileri ve Gazi halkının katıldığı anma, mezarlık girişinde pankart ve sloganlarla yapılan yürüyüşle başladı. En önde BMG’nin “10 Ekim şehitleri ölümsüzdür! Birleşik mücadelemizde yaşatacağız!” pankartı, hemen arkasında “Ankara Katliamı’nın 6. yılında unutturmayacağız, affetmeyeceğiz!” yazılı 12 Mart Platformu’nun pankartının yer aldığı yürüyüşte “10 Ekim’i unutma, unutturma!”, “Barış elçileri ölümsüzdür!”,Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Katillerden hesap soracağız!”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm!” sloganları haykırıldı.

Serdar yoldaşın (Maviş) mezarının başında İnşaat-İş kurucu üyelerinin resimlerinin olduğu pankart, aile ve yoldaşları karşıladı gelenleri. Anma, saat 10:04’te 10 Ekim ve komünizmin özgürlük dünyası uğruna mücadelede düşen tüm Türkiye, Kürdistan ve dünya şehitleri için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

İnşaat-İş Örgütlenme Sorumlusu Yunus Özgür yaptığı konuşmada 10 Ekim Katliamı’nın kabaran toplumsal harekete, Türk ve Kürt haklarının kardeşleşme köprülerinin yıkılmasına dönük gerçekleştiğini, amacının esas olarak sokakların teslim alınması olduğunu belirtti. “Ankara Katliamı’nda 103 kavga dostumuz toprağa düştü. Bunlardan Tekin Arslan, Erol Ekici, İsmail Kızılçay, Gazi Güray, Kemal Tayfun Benol ve Serdar Ben İnşaat-İş Sendikası’nın kurucuları, tüm yokluklara rağmen sendikamızı var eden yoldaşlarımız. Bugün Mavişimizin yanındayız ” diye devam eden konuşmasında Maviş yoldaşın küçük yaşta tekstil atölyelerinde işçiliğe başladığını, daha o zamanlar atölyelerde örgütlenme çalışmalarının içine girdiğini ifade ederek, onun tek başına İnşaat-İş yöneticisi değil, asıl olarak ihtilalci bir komünist olduğunu vurguladı.

Serdar Ben yoldaşın işçilikle başlayan yaşamının profesyonel devrimciliğe doğru ilerlediğini ve konfeksiyondan tersanelere, fırından inşaata kadar pek çok işkolunda sınıf çalışması yürüttüğünü, kurucu bir iradeyle oralarda örgütlenmenin temelinin atılmasına emek harcadığını anlattı. Bugün mezarı başına onu anmak için gelmekten ziyade hesap vermek için geldiklerini belirten Özgür, her şantiye örgütlenmesinde, her direnişte onların hep yanlarında olduklarını kaydetti.

Özgür’den sonra Alınteri adına yapılan kısa konuşmada Maviş’in Ankara mitingine tarihsel bir sorumluluk ve görev bilinciyle gittiği, o kesitte Kürt halkına yönelik katliamcı politikalar karşısında sınıf içinden anlamlı bir duruş örgütleyememiş olmasının derin acısını yaşadığı ve Ankara’da Kürt ve Türk halkı arasında bir köprünün kurulması anlamına gelen mitinge de bu duygularla gittiği kaydedildi. Onların anısının işçi sınıfının örgütlenmesiyle devrim ve sosyalim mücadelesinin büyütülmesiyle yaşatılacağı vurgulandı.

BMG Adına yapılan konuşmada da katliamın gerçekleştiği dönemde nasıl bir kanlı terör dalgasının yaşandığı anlatılarak, Ankara’daki mitingin bu dalgaya karşı Türk ve Kürt halkalarının ortak bir duruş gerçekleştirmesi anlamına geldiği, o bombaların da aslında buna yönelik patlatıldığı kaydedildi. Anılarının birleşik mücadelede yaşatılacağı, hesaplarının da bu mücadeleyle sorulacağı ifade edildi.

Gazi 12 Mart Platformu’ndan bir temsilcinin İstanbul Emek, Demokrasi ve Barış Platformu’nun basın açıklamasını okuduğu anma, HDP Sultangazi İlçe Eşbaşkanı Zübeyde İnce’nin konuşmasıyla devam etti. İnce, Serdar Ben nezdinde katliamda yaşamını yitiren herkesi andığı konuşmasında, “Şimdi diyorlar ki sizin muhatabınız kim olacak, bizim muhatabımız yüreği yanan annelerimizdir çünkü evlat acısı çeken anneler ‘biz bu acıyı çektik, başkası çekmesin’ diyorlar. Yeter ki bu ülkeye barış gelsin. Biz barış dedikçe bizim etrafımız hep çemberlemiyor, kuşatılıyor ama katiller nedense bu ülkede hep rahatlar.” diyerek, barış mücadelesini sürdüreceklerini ve er ya da geç gerçekleştireceklerini vurguladı.

Fatma Esen’e gidildi…

Sloganlarla biten anmanın ardından polisin engelleme çabalarına rağmen Fatma Esen’in mezarına doğru pankart ve sloganlarla yürünerek, Esen’in mezarına karanfiller bırakıldı. Mezar başında konuşma yapan İnce, “Bir kadın olarak kadın yoldaşımıza söz veriyoruz. Biz kadınlar onun hedefini, yolunu, çizgisini, mücadelesini yerine getirene, bu ülkeye barış getirene kadar mutlaka direneceğiz” diye belirtti.

Fatma Esen’e mücadele sözü veren İnce, bu ülkeye direnerek barışı mutlaka getireceklerinin altını çizdi. Son olarak, “Mezarınızda rahat uyuyun, şehid namirin!” dedi.

Anma etkinliği alkışların ardından son buldu.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar