Siyasetçiler seslendi: Saldırılara alanlarda yanıt vereceğiz!

Siyasetçiler seslendi: Saldırılara alanlarda yanıt vereceğiz!

HDP’ye dönük saldırıların devlet ve iktidar eliyle yapıldığını söyleyen siyasetçiler, alanlarda saldırılara güçlü yanıt vermenin önemine dikkat çekerek, “Korkmayacağız, geri adım atmayacağız, verilmek istenen gözdağının tutmayacağı bir kez daha gösterildi. Partimizin yanındayız” mesajı verdi.

Marta Sömek

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bahçelievler İlçe Örgütü’ne 28 Aralık günü iki silah ve bıçakla saldıran ve parti üyesi iki kişiyi yaralayan fail Muhammet Eren Sütçü dört günlük gözaltı sonrası “silahla tehdit” ve “yaralama” suçundan tutuklanma talebiyle 3’üncü Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Tutuklama talebiyle hakimliğe çıkarılan fail Muhammet Eren Sütçü, ev hapsi şartıyla serbest bırakıldı. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği’nin (ÖHD) savcılığa itirazı üzerine yeniden Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen fail 10 Ocak’ta tutuklanarak cezaevine gönderildi. 

Deniz Poyraz’ın HDP İzmir İl Örgütü binasına yönelik saldırıda katledilmesi sonrası benzer şekilde yapılan bu saldırı, kamuoyunda faillerin özellikle seçildiği ve HDP binalarına yönlendirildiğini gündeme getirirken olay günü birçok sivil toplum örgütü, siyasetçi ve kurum saldırıya tepki gösterdi ve HDP’nin yanında yer aldı. 

HDP’ye yönelik sistematikleşen saldırılar, faillerin cezasızlık politikalarıyla “ödüllendirilmeleri”ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan siyasetçiler, her türlü saldırıya karşı güç birliği içinde olacakları mesajını verdi. 

Planlı, organize bir saldırı’

Birleşik Mücadele Güçleri (BMG) bileşenlerinden Alınteri Temsilcisi Mürüvet Küçük, Bahçelievler saldırısının planlı olduğunun altını çizerek, HDP’nin Türkiye’de önemli bir toplumsal direniş dinamiğini temsil ettiği ve özelde de Kürt halkı ile doğrudan ilişkili olması nedeniyle saldırıların hedefinde olduğunu vurguladı. Mürüvet, saldırıya dair “Bu kriz ortamında HDP şahsında tepki gösterecek çeşitli direniş odaklarını ve tümünü onun üzerinden verilecek olan mesajla tehdit etmeye, korkutmaya, yıldırmaya, panikletmeye dönük planlı, organizeli bir saldırı ve meydan okuma aslında” tespitinde bulundu. Failin serbest bırakılmasının verilmek istenen mesajın pervasızca altını çizmek anlamına geldiğini belirten Mürüvet, “Fail ‘yaralamaya kalkışmaktan’ mahkemeye sevk edildi zaten ama öyle değil, kendisi ‘öldürmeye geldim’ diyor. Silah tutukluk yapmasa, oradaki arkadaşlar soğukkanlı davranmasa muhtemelen orada da Deniz Poyraz gibi bir katliam yaşanacaktı” şeklinde konuştu.

Korkmayacağız, geri adım atmayacağız!’

Failin Ülkü Ocakları’yla ilişkisinin dijital medya paylaşımlarından ortaya çıktığını aktaran Mürüvet, durum bu kadar açıkken mahkemenin faili yalnızca yaralamaya teşebbüsten sevk etmiş olmasının dahi çok şey ifade ettiğini sözlerine ekledi. HDP’ye birçok kesimden dayanışma gösterilmesinin önemine de değinen Mürüvet, “Bu duruma verilen tepkiler anlamlı, HDP’yi temsil eden güçler ve dostları ilk anda orada oldular ve polis ablukasına karşı geri adım atmadılar. En son yapılan basın açıklamasındaki tutum da son derece netti; ‘korkmayacağız, geri adım atmayacağız’ mesajı, orada verilmek istenen gözdağının tutmayacağını bir kez daha gösterdi. HDP katliamlar, operasyonlar, cezaevleri, gözaltılara rağmen bastırılamamış, varlığını sürekli büyüten, politik etkisini genişleten bir hareket” şeklinde konuştu. 

Devletin verdiği mesaj

Faillerin arkasında derin güçler olduğuna dikkat çeken Mürüvet, “Organize bir saldırı, bunu politik olarak sahiplenmiyor devlet ama cezasızlık politikasıyla da ‘sokağa salacağımız bir sürü serserimiz var, ayağınızı ona göre denk alın’ şeklinde de bir anlam taşıyor bu mesaj” değerlendirmesini yaptı. Faillerin iktidar tarafından korunduğuna vurgu yapan Mürüvet, “Deniz Poyraz’ın katiline de, başka benzer saldırılarda da saldırganların ya hep psikolojik sorunları oluyor ya da ‘içmiş içmiş milliyetçi duygularla gitmiş, yapmış’ oluyor. Biz bunları kabul etmiyoruz. Bilinçli olarak olayın üstünü kapatmaya çalışıyorlar ama kapatırken bile, ‘elimizin altında bunlar var ona göre ayağınızı denk alın’ mesajını vermekten de imtina etmemeye çalıştıkları bir dönem bu” dedi.

‘Destekleyen güçler var’

Irkçı saldırının tesadüf olmadığına işaret eden Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) İstanbul İl Eşbaşkanı Gürşenay Dalveren de bu tarz saldırıların devletin milis güçlerinin devreye girmesiyle gerçekleştiğini anımsattı. Her dönem HDP’ye yönelik ırkçı saldırıların olduğunu dile getiren Gürşenay, faillerin tek başına hareket etmediğini, saldırıları, katliamları örgütleyen, öne süren, saldırıyı gerçekleştirmesini sağlayan gizli ve görünmeyen bir gücün arkalarında olduğunu kaydetti. Parti binalarının polislerce gözlenmesine rağmen saldırıların gerçekleşmesine değinen Gürşenay, “Planlı yapılan bir saldırı, saldırgan oraya elini kolunu sallayarak geliyor, bütün ilçe binalarımız her gün polis ablukasında ve kameraların olmasına rağmen bu katliamları ya da saldırıları gerçekleştiriyorlar. Bu da, arkasında bunu destekleyen, güç veren bir kitlenin olduğu anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. 

‘Failin parmağı kırıldığı için tedavi edilirken hasta tutsaklar tedavi edilmiyor’

Failin iki partiliyi yaralamasına rağmen serbest bırakılmasına tepki gösteren Gürşenay, failin tedavi edilerek “özel ilgi” gördüğünü ancak cezaevlerinde tutsakların tedaviye erişim haklarına erişemediklerini anımsattı. Gürşenay devamında da “Bizim arkadaşlarımıza yapılan muamele farklı, saldırgan parmağı kırılıyor diye tedavi ediliyor, hastaneye götürülüyor, özel muamele görüyor ama diğer tarafta cezaevinde tedaviye ihtiyaç duyan bir sürü hasta tutsak var, tedavi hakları ellerinden alınıyor. Şu anda Aysel Tuğluk ağır hasta, tedavisi görülmüyor ve hasta olmasına rağmen salıverilmiyor ama ufacık bir yarayla zanlı, tedavi ediliyor ve serbest bırakılıyor” sözleriyle tepki gösterdi.

Cezasızlık saldırıları artırıyor’

Cezasızlık politikalarının her dönem saldırganların artmasına güç almasına ve saldırıyı istediği an gerçekleştirme fırsatını sağlamasına sebep olduğunu dile getiren Gürşenay, “Derin devlet mi diyelim, paramiliter güçler mi diyelim buna ama bir güç var arkasında, bu güç destekliyor. Bu hukuksuzluk devam ettiği sürece ileriki süreçlerde de olmayacağının garantisi yok. HDP bizim partimiz, bileşeniyiz, bu saldırılar her dönem HDP’ye, Kürtlere, kadınlara, gençlere, emek ve demokrasi güçlerine, işçilere yapılıyor” dedi.

Partimizin yanında, sokaklarda, alanlardayız’

Tüm bu saldırılara karşı devletin her seferinde HDP’nin güçlendiğini gördüğüne dikkat çeken Gürşenay, şöyle konuştu:

Bütün emek demokrasi güçleri HDP’nin etrafında kenetleniyor. Türkiye’deki halklar gerçek anlamda muhalefeti HDP’nin yaptığını görüyor. Kadınlarla, gençlerle, emek demokrasi güçleriyle ve en geniş kitlelerle birlikte topluma yönelik bu saldırganlığı bertaraf edeceğiz. Birlikte mücadelenin yolunu, yöntemini geliştirerek dayanışma içerisinde çalışmalarımızı yürüteceğiz. Her daim HDP ile dayanışacak ve yan yana olacağız. Partimizin yanındayız, partimize gelecek olan her türlü saldırıya karşı güç birliği içerisinde olacağız, biz korkmuyoruz. Bugüne kadar yaşadığımız bütün baskılara rağmen durmadık, direndik, devam ettik, sokaklardayız, alanlardayız.

‘Sesimizi her yerde yükselteceğiz!’

HDP İstanbul İl Örgütleme Eşsözcüsü Besra İşsever ise, saldırıların ilk kez yaşanmadığına değinerek “17 Haziran’da İzmir İl binamızda Deniz Poyraz’ın katledildiği saldırıyla birlikte sistematik bir hale dönüştü” dedi. Irkçı saldırıyı kabul etmediklerini ifade eden Besra, son dönemlerde HDP’ye yönelik saldırıların birçok yerde gerçekleştiğini, buna karşı da HDP olarak seslerini her yerde yükselteceklerinin mesajını verdi. Saldırıya karşı en yasal hakları olan protesto eylemi gerçekleştirmek istediklerinde ise polis şiddetine maruz kaldıklarını söyleyen Besra, “Sanki katliamı biz yapıyormuşuzcasına barikatlarla engellenmeye çalışıldık. Açıklamamızı engellemeye çalışan güvenlik güçleriyle karşı karşıya kaldık” dedi.

 Kenetlenme çağrısı

İktidarın son dönemlerde HDP’ye ve tüm halklara yönelik olan hedef gösteren söylemlerinden kaynaklı saldırganların ilçe binalarına yönelmeye başladığını dile getiren Besra, “Devletin söylemi ve politikası tamamıyla buna yöneliktir. Çünkü önümüzdeki süreçler zor, birçok hasta tutsağın ölüm haberinin gelmesinden kaynaklı tüm demokrasi güçleriyle birlikte alanlara çıktığımızda devletin bize olan yaklaşımını, baskısını, şiddetini görüyoruz. HDP’ye yönelik yapılan her politika, her söylem bu saldırıların da önünü açacaktır” değerlendirmesini yaptı. HDP’ye yönelik yapılan saldırıların sorumlusunun mevcut iktidar ve politika yürüten sistem olduğunu sözlerine ekleyen Besra, saldırılara karşı tüm demokrasi güçleri ve kadın mücadelesinde yer alabilecek bireylerin birlikte kenetlenmesi çağrısını yaptı.

jinnews


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

1 Yorum

İlgili yazılar