Sokak röportajlarına dökülen öfke korkutuyor!

Sokak röportajlarına dökülen öfke korkutuyor!

Antalya’da “Kendine Muhabir” isimli Youtube kanalında sokak röportajları yayınlayan Hasan Köksoy ve röportaj yaptığı bir kişi dün gözaltına alınıp tutuklandı. Çünkü rejim bu tür röportajların halkta birikmiş öfkenin dile gelmesi ve gizli olanı açığa çıkaracak bir katalizör rolü oynamasından korkuyor.

Fırsatçı kriz politikalarının halkın yaşamında yarattığı felaket etkisi en iyi sokak röportajlarında dile geliyor. Ülkedeki kutuplaşma da, mevcut rejimin uyguladığı ekonomik-siyasi politikalara karşı birikmiş halk öfkesi de en yalın ve cesur ifadesini onlarda buluyor ve rastgele uzatılan mikrofonlara söylenenler her geçen gün daha keskin bir nitelik kazanıyor. Rejimin bu röportajlara yönelik öfkesi son olarak Antalya’da “Kendine Muhabir” isimli Youtube kanalında sokak röportajları yayınlayan Hasan Köksoy ve röportaj yaptığı bir kişinin dün gözaltına alınıp tutuklanmasına yansıdı. Her iki kişinin hangi suçlama ile tutuklandığı konusunda bilgi alınamadı.

Köksoy, gözaltına alındığını Twitter hesabından “Yayınladığım bir röportajdan dolayı dün geceyi nezarette geçirdim. Az önce savcı karşısına çıktım ve tutuklama istemiyle nöbetçi mahkemeye sevketti. Röportajı veren şahıs tutuklanmış” ifadeleriyle duyurdu.

Bu paylaşımdan bir süre sonra da Köksoy’un avukatı Ömer Furkan Dağ, müvekkilinin tutuklandığını duyurdu. “Müvekkil @KendineMuhabir yapmış olduğu bir röportaj nedeniyle hakkında tutuklama kararı verilmiştir” diyen Avukat Dağ, “Hukuki haklarımızı elbette kullanacağız, ancak bilinmelidir ki; bu karar hukuki değil, siyasidir!” ifadelerini kullandı.

Gerçeklerin korkusuzca dile getirilmesini tetikleyen temel neden; derinleşen ve bir karabasana dönüşen yoksulluğun düzeyi.

Bu tutuklamaların rejimin sokakları susturmak amacıyla gerçekleştirdiği bir gözdağı olduğu açık. Keza internette dolaşanların en çok izlediği ve giderek dolaysız bir duygudaşlık kurduğu yayınların başında onlar geliyor. Yapıldıkları anlarda birikmiş kalabalıkların tepkileri bile oldukça etkileyici olan bu röportajlardan duyulan rahatsızlık sadece tutuklamayla değil, TRT’nin kontr-atak yaparak gerçekleştirdiği “sokak röportajlarından” da anlaşılıyor.

Rejim bu tür röportajların halkta birikmiş öfkenin dile gelmesi ve gizli olanı açığa çıkaracak bir katalizör rolü oynamasından korkuyor.

Tutuklanan röportajcının şu sözleri de korkusunda ne kadar haklı olduğunu gösteriyor:

Çanakkale ruhunu taşıyan bu halk koyun değildir. Yıllarca bizi koyun gibi gördüler, biz kendimizi bunlara kullandırdık. Adamlar yediler, içtiler, ceplerini doldurdular. ‘Amerikan oyunu’ dediler, ‘dış güçler’ dediler, Cepler doldu, mideler doldu, ayakkabı kutuları doldu, evler doldu, uçaklar doldu. biz de bunlara inandık.

Yeter, yeter artık! Öksüz yetim hakkı yiyenlere, bu ülkenin ekmeğini çalanlara lanet olsun. Devrim lazım, devrim!.. Ayaklanmak lazım, devrim lazım. Korkarsan sıra sana da gelir, Türk’e de gelir, Laz’a da gelir, Kürt’e de gelir. Korkmayacaksın, susmayacaksın! Sustukça bunlar, bu çalma işine devam edecek.

Ekonominin kötü olduğunu, battığını herkes biliyor, Türkiye yönetilemiyor, Türkiye’yi o hırsızlara emanet etmeyeceğiz. Türkiye bizimdir, bizim!.. Onların değil. Onlar hırsız çetesidir. Süleyman Soylu, Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan, hırsızların başıdır, ülkeyi soyuyor.

Biz hırsızların başımızda olmasını istemiyoruz, devrim lazım, devrim!. Emniyete de gidebiliriz, tutuklana da biliriz. Susmayacağız. Bu memlekete devrim lazım. İstifa etsinler, memleketten özür dilesinler, soyduk desinler. Defolup gitsinler başımızdan. Kendi canımıza mı kıyalım, intihar mı edelim işsizlikten. Cebimizde ekmek alacak para yok. Lanet olsun o düzeninize, cebimde 2 buçuk lira var arkadaşlar, ben bir ekmek alıp, evime gidemiyorum. Yeter artık, bu ülkeye devrim lazım!


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar