Taliban, 131 bin üyeli sendika konfederasyonunun kapısına kilit vurdu!

Taliban, 131 bin üyeli sendika konfederasyonunun kapısına kilit vurdu!

Taliban, işçi ve memurların örgütlü olduğu 131 bin üyeli sendika konfederasyonu NUAWE’nin kapısına kilit vurdu

İşçi sınıfının, Taliban’ın Afganistan’daki tüm ilerici değerlere ve toplumsal örgütlenmelere dönük saldırısından azade kalamayacağı açıktı. Sanatçıları katleden, Taliban için adeta PİAR çalışmasını yürüten AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan her ne kadar “Taliban kadınlara 20 yıl önceki gibi bakmıyor” dese de kadını mezara gömmek istediğini her fırsatta hissettiren  Taliban, işçi ve memurların örgütlü olduğu 131 bin üyeli sendika konfederasyonunun kapısına kilit vurdu. NUAWE’nin (National Union of Afghanistan Workers and Employees) kapısına kilit vuran, sendika liderleri ve öncü işçileri kara listeye alan Taliban’ın bu saldırısı, bu kesimlerin de ülkeden göç etmesini tetikliyor.

Afganistan’daki sınıf hareketinin örgütlenme düzeyine, 40 yıllık inişli çıkışlı zorlu süreç içinde nasıl bir seyir izlediğine ilişkin çeşitli veriler ve canlı bilgilerden yola çıkarak Evrensel’de bir yazı kaleme alan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, sendikaların hem Taliban’ın önceki yönetimi hem de ABD işgali sonrasında oluşan “devlet” tarafından baskıya uğradığı, sınıfın her kıpırdanmasının baskı ve zorbalıkla bastırıldığını, fakat buna rağmen Afganistan’daki sınır hareketinin kendisini ifade edecek belirli kanallar bulup, yarattığını anlattı.

NUAWE’nin kadın heyetinin 2014 yılı 8 Mart kutlamaları kapsamında DİSK tarafından İstanbul’a geldiğini hatırlatan Akdeniz, o heyetin Taliban tarafından kapısına kilit vurulan NUAWE hakkında verdiği bilgileri şöyle aktardı:

Verdikleri bilgiye göre NUAWE Afganistan’ın 35 şehrinde örgütlüydü, 15 şubeleri ve 29 bölgede temsilcilikleri vardı. Sendika bizden farklı olarak işçi ve memurları aynı çatı altında örgütlüyordu. Her üye sendikaya aidat ödüyordu ve bunun miktarı 10 Afganiydi. NUAWE’nin toplam 131 bin üyesi vardı. Maden, kamu hizmetleri, inşaat, taşımacılık öne çıkan iş kollarıydı. Sendika üyelerinin yüzde 30’u kadındı. Kadına şiddet, işyerinde cinsiyetçi uygulamalara karşı mücadele, hamile işçilere dair talepler, süt izni, eşit işe eşit ücret Afganistanlı sendikaların başlıca gündemleri arasındaydı.

Taliban’ın birinci döneminde de durum farklı değildi

NUAWE (EMKA)’nın her daim bir yandan devlet ve emperyalist işgalcilerin öte yandan Taliban’ın baskı, yasak ve engelleriyle karşılaştığını vurgulayan Akdeniz,  şimdi sendikayı kapatan Taliban’ın ilk döneminde de benzer bir pratiği olduğunu şöyle anlattı:

Birinci Taliban dönemi de böyle olmuştu. Afganistan’da 1 Mayıs kutlamaları 1994’te kesintiye uğramıştı. Sonraki 1 Mayıs kutlaması ancak 10 yıl sonra 2014 yılında yapılabilecekti. Kabil’deki yürüyüşe 3 bin işçi katılacak ve eylemin yapıldığı caddeye “İşçi Caddesi” tabelası asılacaktı.

Taliban geriletildikten sonra gelen iktidar da aynı yaklaşımı sürdürdü

Taliban güçleri geriletildiğinde iş başına gelen devlet yönetiminde de işçi sınıfına rahat olmadığını belirten Akdeniz, o süreci şöyle özetledi:

Ağustos 2016’da Afganistan hükümeti tarafından açıklanan kanun hükmünde kararname, işçi sınıfı örgütlerine ağır darbe vurdu. Sendikanın kongreleri askıya alındı, 28 taşınmaz mülkiyete haciz kondu, işçilerin varlıkları devlet tarafından gasbedildi. Sendikanın banka hesapları donduruldu.

Afganistan’da son dört yıldır tırmanarak süregelen baskıcı uygulamalar Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC’u da açıklama yapmak zorunda bıraktı. ITUC Genel Sekreteri Sharam Burrow Afganistan hükümetine yazdığı mektupta, sendika kongrelerini iptal eden Afganistan Adalet Bakanlığını şiddetle kınadığını söyledi. ITUC, salgın koşullarında ağır zarar gören işçi sınıfının durumuna vurgu yaparak “Afganistan’da sendikalaşma özgürlüğüne ve işçilerin sendika yönetimini seçme hakkına saygı gösterilmedir” dedi. Ama açık olan bir gerçek var: Uluslararası işçi sınıfının dayanışması “temsili kınama” mesajlarına indirgendiğinde Afganistan işçi sınıfı için durum daha kötüye gitmekten kurtulamıyor.

Ne hazindir ki, Taliban yönetime el koymadan ve Taliban zulmü başlamadan kısa süre önce sendikalar devletin zulmünden kurtulmak için mücadele ediyorlardı! NUAWE Sendikası, 1 Mayıs 2021’de internet sitesinden hem işçilerin taleplerini sıralıyor hem de sendika üzerindeki baskılara dikkat çekiyordu:

1- Afganistan hükümeti işçilerin haklarının dünya işçi hakları standardını gözeterek temin edilmesinin güvencesini vermelidir.

2- Afganistan’da yoksulluk ve işsizlik dünyadan gelen yardımlara rağmen azalmadı, tersine çoğalmakta. Derhal istihdam sağlamak için adımlar atılmalıdır.

3- Devlet 2021 mart ayında halkın sözcüleri tarafından belirlenen ücretlerde 2 bin Afgani artışını yürürlüğe koymalıdır.

4- Özel iş kollarında çalışan işçilere iki yıldır hakları verilmiyor. Bu konuda derhal adım atılmalıdır.

5- Afganistan hükümeti ILO, ITUC, ITUC-AP ve sendikamızın taraf olduğu sözleşmeye saygı duyarak sendikamızın mal varlığının devlete verilmesi yönündeki talebi geri çekmelidir.   


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar