Tek Ülkede Sosyalizm Tartışması: Cesur bir muhasebe zorunluluğu

Tek Ülkede Sosyalizm Tartışması: Cesur bir muhasebe zorunluluğu

Bu haftaki programın konuğu Marksist tarihçi Erdoğan Aydın

Sosyalizm ve Geriye Dönüşler konusundaki podcast dizimizin 9. programında “tek ülkede sosyalizmi kurma yönelimi” üzerine tartışma devam ediyor.

Bu haftaki programın konuğu Marksist tarihçi Erdoğan Aydın.

Yazarımız H. Selim Açan’la Erdoğan Aydın arasındaki sohbet konuya ilişkin değişik pencereler açıyor. Fakat bundan da önce farklı düşünülen noktalarda dahi karşılıklı saygıyı elden bırakmayan yoldaşça bir sohbet oluşuyla dikkat çekiyor.  

Sosyalizme yeniden çekim gücü kazandırabilmek için 20. yüzyıldaki sosyalizmi inşa deneyimlerinin Marksist teorinin ilkeleri ışığında cesur bir muhasebesinin yapılması gerektiği noktasında birleşen konuşmacılar, sohbetin başında önce bu sorgulamanın toptan reddiye şeklinde inkarcılığa dönüşmemesinin sınır çizgileri üzerinde duruyorlar. 

Böyle bir riskin varlığını kabul eden Erdoğan Aydın, Marksizmin devrimci özüne ve yöntemine bağlı kalmanın yanında kolektif bir akıl seferberliğini gerektiren bu konuda “birimiz savrulur gibi olursak yoldaşım beni tutar, aklım aşırıya yönelirse yüreğimin devrimci sosyalist yanı onu frenler” şeklinde samimi bir ölçüt dile getiriyor. 

Fakat Erdoğan Aydın’ın asıl altını çizdiği nokta geçmişin sınırlı bilgilerine, özellikle de resmi tarih anlatımlarına dayalı olarak zihinlerimizde oluşmuş önyargılardan kurtulma zorunluluğu. Baştan yanlı kaynaklardan edinilmiş bilgilerle yetinmeyerek geçmişte yaşanmış olaylara, süreçlere, kişiliklere farklı açılardan bakmanın bizi daha nesnel sonuçlara götüreceğini vurguluyor.

Onunla bu noktada da hemfikir olduğunu vurgulayan H. Selim Açan, Sovyet tarihine ilişkin fotoğraflarla bile oynayarak Troçki ve diğerlerini silmeye kalkan “resmi tarih” anlatımlarına olduğu kadar “Lenin’in vasiyeti” olarak yansıtılan “son mektup”un gerçekte nasıl düzmece olduğunu belgelerle ortaya koyan son araştırmaları örnek vererek anti Stalinist/anti komünist propagandanın bugüne kadar beyinlere kazıdığı yalanlar ve yanılsamalardan da aynı ölçüde arınmak gerektiğine dikkat çekiyor. Bu bağlamda 2005 sonrası yayınlanan tarih çalışmaları olarak Stephen Kotkin, Yuriy Yemelyanov, Yuriy Jukov, Grover Furr ile Vladimir Bobrov’un çalışmalarını hatırlatıyor. 

Sohbetin ikinci konu başlığını “sosyalizmi inşa edebilmek için kapitalizmin gelişmiş olmasını/gelişkin bir kapitalizmi” mutlak önkoşul olarak gören yaklaşım bağlamında tarihin oluşumunda nesnel koşulların olgunlaşma düzeyiyle irade arasındaki  ilişkinin nasıl kurulması gerektiği oluşturuyor. Konuşmacıların yaklaşımları arasında kimi vurgu farklılıkları olsa da tarihin seyri üzerinde devrimci iradenin etkisi ve rolünü reddeden determinist ve doğrusal anlayışın reddi noktasındaki ortaklık öne çıkıyor. 

Bu arada Erdoğan Aydın, kapitalist emperyalizmin silahlanma dahil günümüzde ulaştığı teknolojik düzeye dikkat çekerek “tek ülke” tartışmasının bu gerçekten hareketle artık geriye doğru değil ileriye-geleceğe yönelik ders çıkarma yaklaşımıyla yürütülmesinin zorunluluğuna dikkat çekiyor.

Son bölümde ise Sovyetler Birliği’nde 1925 sonrasında yaşanan tartışma ve ayrılıklar üzerinde duruluyor. Avrupa’dan herhangi bir devrimin en azından görünür bir gelecekte yardıma gelemeyeceğinin netleştiği koşullarda Stalin yoldaşın savunduğu “sosyalizmi inşa edebiliriz” yöneliminin doğru ve devrimci bir yönelim olduğunda birleşiyor konuşmacılar. Aynı şekilde özellikle Troçki’nin yaklaşımını mevcut gerçekliği dikkate almayan devrimci lâfazanlık örneği olduğunda da birleşiyorlar. Erdoğan Aydın sadece Buharin’in savunduğu NEP’in görece kontrollü şekilde tasfiye edilmesi önerisinin daha akılcı bir yol olarak düşünülebileceğine dikkat çekiyor. Eğer o yol izlenseydi kulakların tasfiyesi sürecinde yaşanılan ağır insan hakları ihlalleri belki yaşanmaz, bu arada tarımsal üretim o kadar keskin bir biçimde düşmezdi diye özetlenebilecek bir şerh düşüyor. 

Zaman engeli bu keyifli ve ufuk açıcı sohbetin de karşısına dikiliyor. Normal programlara kıyasla 5-6 dakika daha uzun sürmesine rağmen kimi başlıkları ele almaya zaman kalmıyor. Konuşmacılar sohbetlerini önümüzdeki programlarda sürdürmek üzere sözleşerek vedalaşıyorlar. 

Tarihçi Erdoğan Aydın’la sohbeti aşağıdaki dijital platform linklerinden dinleyebilirsiniz:   

Anchor

Spotify

Youtube

Google Podcasts

Pocket Casts

RadioPublic

Breaker


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar