Ulucanlar: Ne ilk ne son!

Ulucanlar: Ne ilk ne son!

Ulucanlar katliamının 22. yılında Karşıyaka Mezarlığı’nda anma yapıldı. Alınteri, BDSP, HDP Ankara İl Örgütü, Kaldıraç, Partizan ve SMF’nin ortak örgütlediği anma Önder Gençaslan, Mahir Emsalsiz ve İsmet Kavaklıoğlu’nun Karşıyaka’da bulunan mezarları başında gerçekleştirildi.

Anma sırasında Ulucanlar katliamında ölümsüzleşenlerin isimleri haykırılarak “Abuzer Çat, Ahmet Savran, Aziz Dönmez, Habip Gül, Halil Türker, İsmet Kavaklıoğlu, Mahir Emsalsiz, Önder Gençarslan, Ümit Altıntaş, Zafer Kırbıyık yaşıyor!”, “Ulucanlar şehitleri ölümsüzdür!”, “Devrimci irade teslim alınamaz!”, “Kanla yazılan tarih silinmez!”, “Bedel ödedik bedel ödeteceğiz!”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!” sloganları atıldı.

Anma saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından kurumların ortak hazırladıkları basın metni okundu. Basın metni okunduktan sonra Ulucanlar katliamının tanıklarından Mahmut Konuk katliam sırasında yaşanan insanlık dışı vahşeti ve bu vahşet karşısında devrimcilerin destansı direnişini anlattı. Konuk sözlerini, “Katliam ve katliam karşısındaki destansı devrimci direniş asla unutulmamalı, gelecek kuşaklarada aktarılmalı” diyerek bitirdi.

Anma daha sonra müzik dinletisi ve ardından Adnan Yücel’in “Biz Kazanacağız” şiirinin okunmasıyla sona erdi.

Anmada okunan basın metni:

Ulucanlar şehitleri ölümsüzdür!

Bundan 22 yıl önce tarih 26 Eylül 1999’u gösterdiğinde devlet Ankara’nın göbeğinde iş makineleri, gerçek mermi ve kimyasal gazlarla Ulucanlar Hapishanesi’ne saldırdı. Saldırıda on devrimci tutsak vahşice katledildi.
‘Sayım vermiyorlar, kaçacaklar’ gerekçesiyle vahşi katliama sözde gerekçe hazırlandı. Katletmek için gelmişlerdi. “20-30 kişiyi gözden çıkardık, çekinmeyin” şeklinde emir aldıkları telsiz konuşmalarına kadar yansıyordu. Katledileceklerin isimleri saldırı anında önden haykırılıyordu. Saldırıdan yaralı kurtulanlar hapishane hamamına götürülerek burada işkenceye devam ediliyordu.

Ulucanlar’a saldırı için ortaya konan gerekçelerin yalan olduğu ilerleyen süreçte bir bir ortaya çıktı. Devletin asıl hedefi gerçekleştirdiği saldırı ve vahşi katliamla tutsakları teslim alabilmek ve tüm topluma gözdağı verebilmekti. Ulucanlar katliamı öncesi dönemin başbakanı Ecevit, efendisi ABD’ye gitmeden önce “İçeriye hakim olmadan, dışarıya hakim olamayız.” diyerek asıl hedefin ne olduğunu ortaya koymuştu.

Katliamla hakimiyetlerini arttıracaklarını sananlar bir kez daha yanıldılar. Düzenin kimliksizleştirme ve teslim alma saldırısına karşı tutsaklar can bedeli bir direniş ortaya koydular. Düzenin efendilerine devrimci tutsakların verdiği cevap “ölürüz ama teslim olmayız” oldu. Gerçekleşen saldırı ve vahşi katliama rağmen devrimci irade teslim alınamadı.

Devletin katliam tarihinde Ulucanlar ne ilkti ne de son olacaktı. Öncesi ve sonrasında yaşanan hapishane katliamları bunun bir göstergesidir.

Katliamlar sadece hapishanelerle sınırlı değildir. Devlet ihtiyaç duyduğu her an katliam silahına sarılmaktadır. Kimi zaman resmi kimi zaman sivil tetikçiler eliyle gerçekleştirilen katliamlarla devrimci, ilerici güçler sindirilmeye ve yok edilmeye çalışılarak toplumun geniş kesimlerine gözdağı verilmek istenmektedir.

19 Aralık, Roboski, Gezi, Suruç, Ankara Gar Katliamı, Deniz Poyraz ve daha nice katliamlarla toplum susturulmaya, öncüleri teslim alınmaya çalışılmıştır. Devrimci ilerici güçlere dönük gözaltı ve tutuklama saldırıları her geçen gün artmakta, muhalif tüm sesler susturulmaya çalışılmaktadır.

Zaman, baskı ve katliamlara, sömürü düzenine, Kürt halkına dönük imha ve inkâra karşı Ulucanlar’ın yarattığı devrimci siper yoldaşlığı ruhuyla mücadeleyi büyütme zamanıdır. Bu bilinçle Ulucanlar direnişini selamlıyor ve şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.

Anma sona erdikten sonra 1997 yılında TİKKO saflarında Karadeniz’de şehit düşen Özgür Kemal Karabulut (Bakış)’ın annesi Sultan anne biraz ötede olan oğlunun mezarına gitmek istediğini söyleyince kitle anayı yalnız bırakmadı. Burada da kısa bir anma gerçekleştirildi.


Özgür Kemal Karabulut’un mezarı başında Sultan Karabulut, “Onlar bizim kır çiçeklerimiz, asla ölmediler hep bizimleler. Onlar için devrime ulaşmalıyız, faşizmi döktüğü kanda boğmalıyız!’” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından ‘Devrim Şehitleri Ölümsüzdür’ ve ‘Anaların Öfkesi Katilleri Boğacak’ sloganları atılarak anma sonlandırıldı.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar