Üniversite öğrencisine ‘Hoçça ğalın ben gidiyom’ soruşturması

Üniversite öğrencisine ‘Hoçça ğalın ben gidiyom’ soruşturması

İzmir’de bir üniversite öğrencisinin “Hoçça ğalın ben gidiyom” paylaşımına halkı kin ve düşmanlığa sevk etme suçuyla soruşturma açıldı

Faşist rejimin sosyal medya kullanıcılarına karşı başlattığı baskı ve soruşturma furyası sürüyor. İzmir’de yaşayan üniversite öğrencisi Elif Yerlikaya hakkında sosyal medya paylaşımlarından dolayı “Türkiye Cumhuriyeti Devletini, kurum ve organlarını alenen aşağılama” ve “halkı kin ve düşmanlığa sevk etme” iddiasıyla soruşturma açıldı. Yerlikaya, İzmir Cumhuriyet Savcılığı tarafından ifadeye çağırıldı. Yerlikaya’nın 2016-2017 eğitim öğretim yılı açılışı dolayısıyla dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın Erzincan’da bir ilkokula yaptığı ziyarette tahtaya yadığı ve imla hatalarıyla dolu olan yazısında ithafen yaptığı paylaşım suç sayıldı. Yıldırım “ğ” kullanıma atfen sosyal medyada yapılan “Hoçça ğalın ben gidiyom” capsleri de o dönem paylaşım rekorları kırmıştı.

Olayın üzerinden geçen 5 yılın ardından bu yıl Kıbrıs’a yolculuk yapan Yerlikaya, havaalanında çektiği bir fotoğrafı sosyal medyada paylaşarak üzerine “Hoçça ğalın ben gidiyom” yazdı. Yerlikaya’nın bu paylaşımı da suç sayılarak, soruşturma açıldı. 

Sorgulamayan-eleştirmeyen, adımlarını biat eden bir toplum hayaliyle atan AKP, özellikle 2014’ten bu yana yoğunlaşmış bir şekilde, sosyal medyada cadı avını sürdürüyor.

Kendisine yönelik en ufak bir eleştiriyi, hatta espriyi bile “suç” sayan rejim, sadece 2014-2019 yılları arasında 63 bin kişiye cumhurbaşkanlığına hakaretten dava açtı. Bunlardan yaklaşık 10 binini tutukladı. Sosyal medya paylaşımları yüzünden cezalandırılanlar arasında çocuklar da bulunuyor.

Korku toplumu yaratma arzusu, özellikle ekonomik ve çok yönlü toplumsal krizin arttığı bu dönemde “paranoya” düzeyinde daha da artmış durumda. Kontrolü kaybedeceği korkusu taşıyan rejim, bir yanda tüm kamu mallarını haraç mezat satarken diğer yandan yolsuzluk, rüşvet, kara para aklama, uyuşturucu gibi “işlerini” de güvenli bir şekilde yürütmeye devam etmek istiyor. Yargıtay’a, Danıştay’a ve birçok kritik noktaya, adı karanlık işlerle anılan kendi adamlarını ataması da boşuna değil.

Bir yandan toplumu susmaya, tepkisini göstermemeye “zorla” ikna etmeye çalışıyor. Öte yandan da bu tür tepkilerin sosyal medya üzerinden kolayca yayılacağından da korktuğu için, “söz dinlemeyenlere” gözdağı vermeye çalışıyor. Sosyal medyada “trol ordusuna” sahip olan rejimin, bir hafta önce sokak röportajı yapanlara şafak operasyonu yapması da bu kapsamdaydı. Esprili bir paylaşım yapan öğrenciye açılan soruşturma da işte buna dayanıyor.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar