Üreticiler Ankara’da açıklama yaptı: Tarım yıkımın eşiğinde

Üreticiler Ankara’da açıklama yaptı: Tarım yıkımın eşiğinde

Tüm Üretici Köylüler Sendikası’nın çağrısıyla Tarım ve Orman Bakanlığı önünde açıklama yapan üretici köylüler, tarımsal üretimin yıkımın eşiğinde olduğunu belirterek, “Mazotta ÖTV kaldırılsın, tarım kredi ve Ziraat Bankası borçları silinsin, çiftçiye ucuz gübre verilsin” taleplerini dile getirdiler

Tüm Üretici Köylüler Sendikası’nın Tarım ve Orman Bakanlığı önünde yaptığı açıklama, gelinen noktada tarımsal üretimin gerçek bir yıkımla karşı karşıya olduğunu, bugünün üretici köylülerinin yarın büyük tarım tekellerinin işçilerine dönüşmekle karşı karşıya bulunduğunu bir kez daha gösterdi. Birçok ilden gelerek açıklamaya katılan üreticiler, fahiş zamlarla fiyatları fırladıkça fırlayan girdi maddelerini almalarının mümkün olmadığını, birçok köylünün gübre kullanmadan ekim yaptığını, tarlaların boş bırakıldığını belirtti. Ziraat Bankası’nın bugünün büyük toprak ağası haline geldiğini ifade eden köylüler, “Dün çiftçilerin ‘kara gün dostu olan’ Tarım Kredi Kooperatifi ve Ziraat Bankası bugün çiftçileri mağdur eden bir ‘tefeci’ durumuna gelmiştir” diyerek tarımın kelimenin gerçek anlamıyla büyük tekellerin insafına bırakıldığını resmetti.  Kredi borçlarının faizlerinin silinmesini ve ana borcun uygun bir şekilde yapılandırılmasını isteyen üreticiler, üretim için daha fazla devlet desteğine ihtiyaç duyduklarını ve hükümetin ithalata dayalı gıda politikasından vazgeçmesini istedi.

‘Üretimin olmadığı bir ülke’

MA’daki habere göre “Mazotta ÖTV kaldırılsın, tarım kredi ve Ziraat Bankası borçları silinsin, çiftçiye ucuz gübre verilsin” yazılı pankartının açıldığı açıklamada konuşan Tüm Köy Sen Ordu Şube Başkanı Zekai Sağra, ülkeyi yönetenlerin, çiftçilerin sorunlarını görmezden geldiğini belirtti. Üreticinin ve çiftçinin çok çalışıp az kazanmasının normalleştirildiğini ifade eden Sağra, “Tarım ithalatçılarından yana politikalar bilinçli ve sistematik olarak yürütülüyor. Bugün çiftçinin feryadını görmemek sadece çiftçinin değil, tüm toplumun sorunudur. Hayvancılığın durumunu hepimiz her gün görüyoruz. Süt ineklerimiz, yem fiyatlarındaki artıştan dolayı ‘açlıktan öleceğine keselim de günü kurtaralım’ anlayışı ile karşı karşıyadır. Bu bir faciadır. Bütün güçlerimizi birleştirelim. Bizim tek derdimiz üretmek. Üretimin önünde tarımsal yönetimdeki genel anlayış, bugün bu ülke insanını tümden bitim noktasına getirmiştir. Üretimi olmayan bir ülkenin sonu karanlıktır” diye belirtti. 

Özelleştirme politikaları

Tüm Köy Sen Sivas Şube Başkanı Başar Yıldırım ise, son yıllarda uygulanan tarım politikaları sonucu üreten çiftçi sayısının azaldığına dikkati çekti. Türkiye’nin kendine yetemeyen ve tarım ürünlerini ithal eden bir duruma geldiğini belirten Yıldırım, “Çiftçinin üretemez duruma gelmesinde üretici köylü değil hükümetlerin uyguladığı tarım politikaları neden olmuştur. Bu politikaları uygulamaya neden olanlar da kapitalist devletlerin bizim gibi gelişmekte olan ülkelere dayattıkları tarımda özelleştirme politikalarıdır” dedi. 

‘Tarlalar boş bırakıldı’

“Tarımda özelleştirme politikalarının son yıllarda öne çıkarılması sonucu ya şirketler tarımı yönetecek, ya da çiftçiler tarımda şirketleşecek” diye konuşan Yıldırım, çiftçinin şirketleşme şansı olmadığı için kendi topraklarını şirketlere devredip kendi topraklarında işçi olarak çalışacak duruma gelindiğini vurguladı. Dolardaki yüksek kur sebebiyle tarım girdilerinde dışa bağımlı olunduğundan dolayı mazot, gübre, elektrik ve ilaç fiyatlarındaki zamların her gün artarak devam ettiğine işaret eden Yıldırım, “Bu nedenle gübresiz ekim yapıldı ve tarlaların bir kısmı boş bırakıldı. Mazotun 6 liradan 13 Liraya çıktığı, gübrenin tonunun bin 800 liradan 17 bin liraya çıktığı, tarımsal ilaçların tonunun 300 liradan 800 lira olduğu, elektriğin yüzde 126 zamlandığı bir zamanda, ekim yapılır ve tarım sürdürülebilir, üretim yapılabilir mi?” diye konuştu. 

‘Suçlu değil borçluyuz’

Çiftçilerin borç batağında olduğunu söyleyen Yıldırım, “Dün çiftçilerin ‘kara gün dostu olan’ Tarım Kredi Kooperatifi ve Ziraat Bankası bugün çiftçileri mağdur eden bir ‘tefeci’ durumuna gelmiştir. Verdiği kredilerin geri ödenmesinde zorluk çekilmesi sonucu on binlerce çiftçi mağdur edilmiştir. Bunun sonucunda binlerce çiftçiye haciz geldi, traktör ve tarlalarına el konuldu. Çiftçinin yaşadığı bu mağduriyet üzerine çiftçi dostu görünen Ziraat Bankası büyük bir ‘toprak ağası’ konumuna geldi. Bizim talebimiz alınan kredilerin faizlerinin silinmesi ve anaparanın makul bir şekilde taksitlendirilmesidir. Borç bizim, ödememezlik yapmıyoruz. Suçlu muamelesi görmek istemiyoruz. Biz suçlu değil, borçluyuz” ifadelerini kullandı. 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar