Yangınlarla başka bir yangın tetiklenmeye çalışılıyor

Yangınlarla başka bir yangın tetiklenmeye çalışılıyor

21 ilde çıkan 71 orman yangınıyla doğal yaşam, kent merkezileri, insanlar kavrulurken ırkçı şoven kesimler, Kürt halkına yönelik linç histerisini tetikleyerek başka bir yangını tutuşturmaya çalışıyor!

Türkiye, Adana, Antalya, Muğla, Mersin ve Osmaniye başta olmak üzere 21 ilde çıkan 71 orman yangınıyla sarsılırken, bu yangınlar kentlere doğru genişleyip canlı hayatı, ormanları, zeytinlikleri, tarımsal arazileri ve insan canını alıyorken Kürt düşmanlığı bir kez daha kaşındı.

Bu çapta ve yaygınlıkta yangınların doğal nedenlerle mi, ihmaller ya da sabotajlarla mı gerçekleştiğine ilişkin tartışmalar devam ederken dün ilk olarak sosyal medyada bir kampanya başlatılarak ormanların PKK tarafından yakıldığı algısının yaratılması için seferberlik başlatıldı. Bazıları işi o kadar ileri götürdü ki PKK’nin ormanların yakılması için Yunanistan’dan direktif aldığını, bu bilginin MİT tarafından AKP’li Cumhurbaşkanına da iletildiğini söyledi. Bir taşta iki kuş vurmak diye buna denir!

Yangın çıkan alanlara inceleme ekiplerinin ulaşması değil, havadan yaklaşmanın bile zor olduğu bu koşullarda sanki araştırma yapılmış ve bir sonuca ulaşılmış gibi böyle adres göstermelerin organize bir iş olduğu DHA’nın Manisa Turgutlu’daki yangına ilişkin önce “2 PKK/PYD üyesi yakalandı” diye verdiği haberi “görünmez” bir elin müdahalesiyle “3 ilde yangın çıkarmak için keşif yapan” diye değiştirdi.

Bu kirli ve bir o kadar da tehlikeli dil, sosyal medyadaki kampanyayla birleşerek Kürtler için adeta bir linç iklimi yarattı. Nitekim Antalya’nın Manavgat ilçesi Hocalar Mahallesi girişinde dün gece yaşanan olaylar bunun çarpıcı ifadesi oldu. Mahallede toplanan ırkçı-faşistler ve gericiler iki kardeşi sabotaj iddiasıyla linç etmeye kalkıştı. Bu lincin kapsamının bölgede yaşayan tüm Kürtlere doğru genişleme potansiyeli taşıması nedeniyle bölgeye asker ve özel harekatçıların sevkedilmesi bunun çarpıcı ifadesi oldu.

Linççilerin kardeşleri yangının sabotajcısı ilan etmelerinin nedeni kullandıkları aracın Denizli plakalı olması! Yazıyor’daki habere göre linç edilmek istenen Osman Nuri Yavuz ve Musa Yavuz kardeşlerin babası olduğu söylenen bir kişi ise “Benim oğullarım onlar. Hafız. Ben gönderdim onları oraya yardıma. Halk 20 plakayı göründe yanlış anlayıp linç etmiş. Yanlış anlaşılmış, hakkımı helal ediyorum” ifadelerini kullandı.

Daha yangınlar sürerken ve devletin bu konuda bir politika ve hazırlığının olmaması nedeniyle adeta kentleri yutar bir nitelik kazanmışken yaratılan bu linç ikliminin tehlikesini görmüş olacak ki DHA’nın Turgutlu’da “ormanı yakan PKK’liler” diye servis ettiği iki kişinin yangınla ilişkisinin olmadığını açıklamak zorunda kaldı valilik. Aynı şekilde Ankara’da gözaltına alınan kişilerin de “terör örgütüyle ilişkilerinin” olmadığı açıklandı.

Bu işlerin organizasyonunun dışında olacağı düşünülemeyecek Süleyman Soylu bile yangınların sabotaj mı değil mi ya da hangi nedenle çıktığı konusunda henüz bir bilginin olmadığını, hava sıcaklıklarının artmasının bunda etkili olabileceğini düşündüğünü söyleyiverdi.

Bu hengamede yangının nasıl çıktığı ya da hangi neden ve amaçlarla olursa olsun sabotaj gibi bir insanlık düşmanlığının sonucu olup olmadığı konusu kadar günlerdir sürmeleri ve kent merkezlerine doğru genişlemelerine rağmen yeterli müdahalenin yapılmaması, bu ölçekte bir yangına sadece 3 uçakla müdahale edilmeye çalışılması gerçeği de geri plana itilmiş oldu.

Binlerce hayvanın cayır cayır yandığı, insanların hayatını kaybettiği, kilometrelerce büyüklükteki alanı, evleri, kent merkezlerini yuttuğu yangın koşullarında kışkırtılan şovenizm ve ırkçılık da başka bir yangını tetiklemek dışında bir anlam taşımamaktadır. Fakat belli ki buna devam edilecek. Nitekim Manavgat’ta tekbir eşliğinde linç organize edilmesiyle ilgili açıklama yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun olaya dönük açıklamaları da linççilerin bir kez daha bağra basıldığını, “kızgın vatandaşlar” olarak kafalarının okşandığını gösteriyor.

Antalya Milletvekili olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, yangından sorumlu olduklarından şüphelenilen üç kişinin linç edilmesine yönelik olarak gözaltına alınması sırasında çevredekilerin bu kişilere bir tepkisi olduğunu söyledi. Olaya müdahale ettikleri sırada kendisine yönelik de bir tepki olduğunu belirten Çavuşoğlu, “İtişmeler de oldu. Ancak vatandaşlarımızı sakinleştirdik. Bize yardım ettiler. Daha sonra gözaltına alınanlara tepki gösterenlere önderlik edenlerle de telefonla görüştük” dedi.

Önderlik edenle yapılan telefon görüşmesinde ne konuşulduğunu tahmin etmekse güç değil!


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar