Yeter ki şova yetişsin, işçinin canı kimin umurunda?

Yeter ki şova yetişsin, işçinin canı kimin umurunda?

Karadeniz’in 3 kere yuttuğu Zonguldak-Kilimli Sahil Yolu, inatla 4. kere yapılıyor. Erdoğan 22 Ocak’ta açılışını yapsın diye işçiler dev dalgaların dibinde ölümüne çalıştırılıyor!

O çok övündükleri yollara bir tane daha katmak için doğanın kanunlarına meydan okumak ve o kanunların hükmü defalarca konuştuğu halde aynı inadı sürdürmek sık sık tekrarlanan burjuva siyasi pratiklerden biri. AKP dönemindeyse bunun sayısını tutmak bile mümkün değil. Defalarca açılışı yapılan ve halkın yararıyla alakası olmayan projeler, yapımı daha tamamlanmadan yıkılan, aşınan yollar… Bunlardan biri de Zonguldak Kilimli Sahil Yolu. Bu yol 3 defa yapıldı, üçünde de Karadeniz’e teslim oldu. Şimdi 4’üncü kez yapılıyor hem de hızlandırılmış bir çalışmayla. Ne de olsa Erdoğan gelecek, yapılan yolun havasını atarak siyaset cambazlığı yapacak.

O bu cambazlığı yapsın diye işçiler hızlandırılmış şekilde, canlarına okunarak çalıştırılıyor. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz paylaştığı görüntülerde işçiler, Karadeniz’in dev dalgalarının dibinde, bazen içinde Erdoğan’ın 22 Ocak’ta açılışını yapacağı yolu tamamlamaya çalışıyorlar. Denize sürüklenmeleri, canlarından olmaları kimin umurunda!… Tek umurlarında olan siyasi şovlarına malzeme yaratmak, müteahhitlerin işinin tıkırında gitmesi!

3. Havalimanı denilen ölüm tarlasının siyasi şov için belirlenen tarihte tamamlanması için kaç işçinin canına kastedildi halen bilmiyoruz.

28 Kasım 2018’de Kocaeli’nin Gebze ilçesinde Tavşanlı mevkiinde, Kuzey Marmara Otoyolu kapsamında inşaatı devam eden viyadüğün beton blok parçası montaj çalışması sırasında çökmüş, üç işçi hayatını kaybetmişti. Bu cinayette de aynı şov dürtüsü belirleyici olmuş, açılış belirtilen tarihte yapılsın diye iş hızlandırılmış ve işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmadan yapılan çalışma bir faciaya dönüşmüştü.

Tamamlanmadan açılışı yapılan hızlı trenlerin faturasının toplu ölümlerle halka çıkarıldığını, Karadeniz’de dere yataklarına kondurulan TOKİ konutlarının ya da verilen imar izinlerinin hangi trajedilere dönüştüğünü ve başka pek çok şeyi biliyoruz. Saymakla bitmez…

Burjuvazi ve onun siyasi temsilcilerinde vicdan da yok, merhamet de… Onlar sınıflarının doğasına uygun hareket ediyor, işçilere herhangi bir nesne gözüyle bakıyor. İşçilerin onlara nasıl baktığı ve sınıfsal olarak nasıl bir öfkeyle karşılarına çıkacağını göreceğimiz günlerse uzak değil.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar